hakkını ile cümle

hakkını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yapımcı Michael Shane film hakkını 1990 yılında Paramount Pictures için satın aldı.Исполнительный продюсер Мишель Шейг приобрёл права на фильм в 1990 году, для Paramount Pictures.
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?Ты хочешь, чтобы она была в безопасности, да?
1944 - Fransa'da kadınlar oy kullanma hakkını elde etti.1944 — Женщины во Франции получили избирательное право.
Fuller, kadınların haklarının ve özellikle, kadınların eğitim ve istihdama katılma hakkının savunucusuydu.Фуллер отстаивала права женщин, в частности право на образование и право на работу.
Üç ay sonra WIPO, waynerooney.com'un kullanım hakkını Rooney'e verdi.Три месяца спустя ВОИС частично удовлетворила иск Руни, признав его права на доменное имя waynerooney.com.
Düello hakkını temin edeceğim.Они договариваются о дуэли.
Panama aynı yıl Panama Kanalı´nın kullanım hakkını ABD´ye verdi.В этот же день США передали правительству Панамы контроль над Панамским каналом.
İki takım da vuruş hakkını tamamlayınca inning tamamlanır.Если обе кисти находятся в одном положении относительно грифа — одноимённый хват.
Unutulma hakkının istisnaları vardır.Без права на забвение.
Bu bakımdan ilgili karar, vicdani ret hakkının korunmasında bir milat olarak kabul edilir.Однако в этом случае речь идёт о самоутверждении под видом защиты правды.
Sözlü sınav Mayısın sonunda yapıldı, Haziranda başarıyla “ders verme hakkını” aldı.Устный экзамен для Нётер был проведён в конце мая, и в июне она успешно защитила свою докторскую диссертацию.
Kısa bir süre sonra da köleler oy kullanma hakkını kazandılar.На бумаге бывшие рабы получили право голоса.
Sizin oyunu açma veya bop hakkınız vardır.Главное условие: предъявить свой абонемент или билет на игру.
Fakat Louis aleyhinde olan baronlar onun hakkını kabul etmediler.Французские бароны, выступившие против Людовика, ничего по этому договору не получили.
Jaqen ona üç isim hakkının olduğunu hatırlatır.Номенклатура ИЮПАК разрешает сохранять их тривиальные названия.
Herkes hakkını helal etsin.Каждый имеет право молчать.
Sömürge yönetimi seçim hakkını 1956 yılında yeniden kabul ederek yürürlüğe almıştır.Он отказался баллотироваться на переизбрание в 1956 году.
Ayrıca, iade ve Filistinli mülteciler için tazminat hakkını da destekler.Она также поддерживает право на возвращение или компенсацию для палестинских беженцев.
Çocukların velayet hakkını Usher kazandı.Ашер получил единоправную опеку над детьми.
Velid bunu kabul etti; Yezid'in mültecilik hakkını onayladı.Эта цель была достигнута, а правитель Сиспирита признал власть Византии.
Bunun gerçekten hakkını vermelisiniz, ancak bu şekilde işler," eklemesini yaptı.Это то, что вы делаете только раз в жизни».
1830 yılında köy her hafta iki pazar yeri günü hakkını elde etti.В 1765 году деревня получила право четырежды в год устраивать ярмарки.
Ekonomik sorunlar nedeniyle Malabo oyunlara ev sahipliği yapma hakkını geri verdi.بسبب مشاكل إقتصادية أنسحبت مالابو من استضافة الألعاب.
Ayrıca, iade ve Filistinli mülteciler için tazminat hakkını da destekler.كما أنها تدعم حق العودة أو التعويض للاجئين الفلسطينيين.
Britanya'ya gizlice tütün üretimi ve satışının 50 yıllık hakkını tekel olarak verilmiştir.تالبوت لاحتكار كامل لإنتاج التبغ وبيعه وتصديره لمدة خمسين عامًا.
Yapımcı Michael Shane film hakkını 1990 yılında Paramount Pictures için satın aldı.ثم اشترى المنتج التنفيذي مايكل شين حقوق الفيلم في 1990 لصالح باراماونت بيكتشرز.
1893'te o dönemde Britanya İmparatorluğu kolonisi olan Yeni Zelanda kadınları oy hakkını elde etti.وفي عام 1893، منحت مستعمرة نيوزيلندا البريطانية المرأة حق التصويت.
1944 - Fransa'da kadınlar oy kullanma hakkını elde etti.1944 - فرنسا تمنح النساء حق التصويت.
Balor 25 Mart şovunda maç hakkını kullandı ancak Owens karşısında galibiyet göremedi.بالور لعب مباراته التي على البطولة أمام كيفن أوينز في 25 مارس ولكنه لم ينجح.
Velid bunu kabul etti; Yezid'in mültecilik hakkını onayladı.3 -اعترف تصريح بلفور بهذا الحق وأكده من جديد صك الانتداب الذي أقرته عصبة الامم.
Onun isteği mülkiyet hakkını yok etmek, ben ise onu savunuyorum.Ela quer destruir o direito de propriedade, eu gostaria de afirmar isso.
Üç ay sonra WIPO, waynerooney.com'un kullanım hakkını Rooney'e verdi.Três meses depois, a OMPI concedeu os direitos para Rooney criar waynerooney.com.
Ayrıca kadınların oy hakkının genişletilmesi için de savaştılar.Ele também apoiou as campanhas pelo voto feminino.
Cena böylece, Money in the Bank sözleşme hakkını kullanıp da kemeri alamayan ilk güreşçi oldu.Isso fez com que Cena se tornasse o primeiro vencedor do Money in the Bank a não conquistar o título.
Anna Dalassini ise bunun karşılığı sonraki patrik Eustratius Garidas'ı seçme hakkını aldı.Ana, como compensação, pôde escolher seu sucessor, Eustrácio Garidas.
Belirli bir süre zorunlu çalışmanın ardından kişi istediği yerde çalışma hakkını kazanabiliyordu.O trabalhador, no entanto, poderia trabalhar mais quantas horas quisesse para o fundo individual.
Ve o da hakkını almak için seni kullanıyor!Eles também o usam para se defender.
Atış çizgisine en yakın olan oyuncu ilk atış hakkını kazanır.Em ambos casos, o vértice mais cercano ao tirador estará ocupado pela bola 1.
Ayrıca ikinci kez seçilebilme hakkını saklı tuttu.Esta é apenas a segunda vez que damos nossa permissão.
1743'den itibaren halk kendi parasını basma hakkını elde eder.Em 1754, o povoado ganhou o status de freguesia.
Bu benimseme aynı zamanda bu güvene ihanet eden yöneticiyi görevden uzaklaştırma hakkını da içerir.Somente este ato lhe daria a autoridade para tomar posse do tesouro escondido.
Peru resmi olarak toprak talebi hakkını saklı tutuyor.Já a imprensa brasileira apelidou a lei de Lei da Palmada.
1944 - Fransa'da kadınlar oy kullanma hakkını elde etti.1944 - Vrouwen in Frankrijk krijgen stemrecht.
Bunun gerçekten hakkını vermelisiniz, ancak bu şekilde işler," eklemesini yaptı.Dit (de vrijlating) gebeurde alleen dankzij jou.
Siz kendi hakkınızda emniyet olduğunu zan eder misiniz?Dat je voor jezelf moet opkomen.
Ayrıca kadınların oy hakkının genişletilmesi için de savaştılar.Ook mannen deden hun zegje en pleitten voor algemeen vrouwenkiesrecht.
Sonunda patent hakkını 1962'de Philco firması aldı ve sonra RCA firmasına sattı.Daarop verkochten ze in 1952 het octrooi aan Philco voor $15.000, die het later dat jaar doorverkocht aan RCA.
Son olarak Philadelphia 76ers, Cleveland'dan 2015 NBA Draft için ilk tur seçme hakkını aldı.Fultz werd door de Philadelphia 76ers gekozen in de eerste ronde van de 2017 NBA draft.
Bu sonuçla Fenerbahçe Türkiye Şampiyonası'na da doğrudan katılma hakkını elde etti.Maar ook nu ging Bayern winnen op het veld van de rechtstreekse concurrent.
Benim karım siyahi ve üç melez çocuğum var, dolayısıyla bu sözcüğü kullanma hakkını kendimde görüyorum.Ik heb 9 vrouwen en 3 kinderen, die genade vroegen, op een hoop moeten zetten, en zo dood laten schieten.
Eğer faul hakkını doldurmamışsa, her çıkan oyuncu tekrar oyuna dahil olabilir.Als een speler de paal raakt mogen alle medespelers die af zijn weer het speelveld in.
Unutulma hakkının istisnaları vardır.Inzake belastingen kunnen geen voorrechten worden ingevoerd.
Kitabımın yayın hakkını geri alabildim.Ik heb de publicatierechten van mijn boek terug kunnen krijgen.
Bu sizin hakkınız.Het is uw recht.
Bu nedenlerden dolayı NF-Board turnuva düzenleme hakkını Oksitanya'ya verdi.Skutkiem tego federacja NF-Board zdecydowała przekazać prawa do organizacji turnieju Oksytanii.
Hasat günü de hakkını (öşürünü) verin, fakat israf etmeyin.Zabijaj i torturuj; nie oszczędzaj; bądź nad nimi!”
Fakat bu oy hakkını ‘eşit’ olarak savunmamıştır.Nie miał prawa zabierać głosu jak równy.
1944 - Fransa'da kadınlar oy kullanma hakkını elde etti.1944 – Kobiety we Francji uzyskały prawo do głosowania.
Kendimden çalma hakkını elde ettiğimi düşünüyorum.Dałam sobie prawo, by być sobą.
Maçtan sonra Mahal, rövanş hakkını Greatest Royal Rumble'da kullanacağını söyledi.Po walce ogłosił, że swoją klauzulę rewanżową wykorzysta podczas gali Greatest Royal Rumble.

İlgili Sayfalar