hakkını ile cümle
hakkını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.이에 예수께서 가라사대 가이사의 것은 가이사에게 하나님의 것은 하나님께 바치라 하시니 저희가 예수께 대하여 심히 기이히 여기더라
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Og Jesus sagde til dem: "Giver Kejseren, hvad Kejserens er, og Gud, hvad Guds er." Og de undrede sig over ham.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Og Jesus sa til dem: Gi keiseren hvad keiserens er, og Gud hvad Guds er! Og de undret sig storlig over ham.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Иисус сказал им в ответ: отдавайте кесарево кесарю, а Божие Богу. И дивились Ему.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Исус им рече: Отдавайте Кесаревото на Кесаря, и Божието на Бога. И те много се зачудиха на Него.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.І озвавшись Ісус, рече їм: Оддайте кесареве кесареві, а Боже Богові. І дивувались Йому.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.ויאמר ישוע אליהם את אשר לקיסר תנו לקיסר ואת אשר לאלהים תנו לאלהים ויתמהו עליו׃
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.فاجاب يسوع وقال لهم اعطوا ما لقيصر لقيصر وما للّه للّه. فتعجبوا منه
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.耶 穌 說 、 該 撒 的 物 當 歸 給 該 撒 、 神 的 物 當 歸 給 神 。 他 們 就 很 希 奇 他
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.耶穌說 、 該撒 的 物當歸給該 撒 、 神 的 物當歸給 神 。 他 們 就 很 希奇 他
İş kazasından sonra rehabilitasyon görme hakkınız vardır.Après un accident de travail, vous avez droit à la rééducation.
İş kazasından sonra rehabilitasyon görme hakkınız vardır.Du har rätt till rehabilitering efter ett arbetsolycksfall.
İş kazasından sonra rehabilitasyon görme hakkınız vardır.Tras un accidente laboral tendrá derecho a rehabilitación.
İş kazasından sonra rehabilitasyon görme hakkınız vardır.Työtapaturman jälkeen sinulla on oikeus kuntoutukseen.
İş kazasından sonra rehabilitasyon görme hakkınız vardır.После несчастного случая на работе вы также имеете право на реабилитацию.
İş kazasından sonra rehabilitasyon görme hakkınız vardır.بعد حادث العمل يكون لديك الحق في إعادة التأهيل.
"İsveç yasaları sizi koruyamaz. ABD yasaları hakkınızdan gelecektir"."Amerikansk lags långa arm ska ta dig."
"İsveç yasaları sizi koruyamaz. ABD yasaları hakkınızdan gelecektir"."Amerikansk lags långa arm ska ta dig."
"İsveç yasaları sizi koruyamaz. ABD yasaları hakkınızdan gelecektir".'스웨덴법은 당신을 지켜주지 못한다, 미국법이 당신을 잡으러 간다!'
"İsveç yasaları sizi koruyamaz. ABD yasaları hakkınızdan gelecektir"."Pháp luật Thụy Điển không thể bảo vệ bạn Luật pháp Hoa Kì sẽ giúp bạn"
"İsveç yasaları sizi koruyamaz. ABD yasaları hakkınızdan gelecektir"."Prawo USA Cię dosięgnie i nie zasłonisz się szweckim".
"İsveç yasaları sizi koruyamaz. ABD yasaları hakkınızdan gelecektir"..החוק השוודי לא יכול להגן עליכם" ."החוק האמריקני יתפוס אתכם
"İsveç yasaları sizi koruyamaz. ABD yasaları hakkınızdan gelecektir".القانون السويدي لا يمكنه حمايتك" "القانون الأمريكي سيقضي عليكَ
"İsveç yasaları sizi koruyamaz. ABD yasaları hakkınızdan gelecektir".お宅は私立探偵に 僕らを見張らせた
İyilik etmeyi öğrenin, Adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, Öksüzün hakkını verin, Dul kadını savunun.››Aprended a hacer el bien, buscad el derecho, reprended al opresor, defended al huérfano, amparad a la viuda
İyilik etmeyi öğrenin, Adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, Öksüzün hakkını verin, Dul kadını savunun.››선행을 배우며 공의를 구하며 학대 받는 자를 도와주며 고아를 위하여 신원하며 과부를 위하여 변호하라 하셨느니라
İyilik etmeyi öğrenin, Adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, Öksüzün hakkını verin, Dul kadını savunun.››lær det gode, læg Vind på, hvad Ret er; hjælp fortrykte, skaf faderløse Ret, før Enkens Sag!
İyilik etmeyi öğrenin, Adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, Öksüzün hakkını verin, Dul kadını savunun.››Leer goed te doen, wees rechtvaardig en help de armen, de wezen en de weduwen.
İyilik etmeyi öğrenin, Adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, Öksüzün hakkını verin, Dul kadını savunun.››učite se delati dobro, iščite pravice, tlačenemu pomagajte, pravico sodite siroti, potezajte se za vdovo!
İyilik etmeyi öğrenin, Adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, Öksüzün hakkını verin, Dul kadını savunun.››Učte sa dobre robiť, hľadajte súd, dopomáhajte utlačenému k právu, súďte súd siroty, zastaňte sa práva vdovy.
İyilik etmeyi öğrenin, Adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, Öksüzün hakkını verin, Dul kadını savunun.››научитесь делать добро, ищите правды, спасайте угнетенного, защищайте сироту, вступайтесь за вдову.
İyilik etmeyi öğrenin, Adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, Öksüzün hakkını verin, Dul kadını savunun.››למדו היטב דרשו משפט אשרו חמוץ שפטו יתום ריבו אלמנה׃
İyilik etmeyi öğrenin, Adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, Öksüzün hakkını verin, Dul kadını savunun.››تعلموا فعل الخير اطلبوا الحق انصفوا المظلوم اقضوا لليتيم حاموا عن الارملة.
İyilik etmeyi öğrenin, Adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, Öksüzün hakkını verin, Dul kadını savunun.››學 習 行 善 . 尋 求 公 平 、 解 救 受 欺 壓 的 、 給 孤 兒 伸 冤 、 為 寡 婦 辨 屈
İyilik etmeyi öğrenin, Adaleti gözetin, zorbayı yola getirin, Öksüzün hakkını verin, Dul kadını savunun.››學習 行善 . 尋求 公平 、 解救 受 欺壓 的 、 給孤 兒 伸冤 、 為寡婦 辨屈
İzin vermediğiniz sürece, hakkınızdaki bilgileri işvereninize vermezler.He eivät kerro asioitasi työnantajallesi, jos et ole antanut siihen lupaa.
İzin vermediğiniz sürece, hakkınızdaki bilgileri işvereninize vermezler.Il ne partagera pas vos informations avec votre employeur sans votre consentement.
İzin vermediğiniz sürece, hakkınızdaki bilgileri işvereninize vermezler.No podrán facilitarle a su empleador información alguna sobre usted, sin que medie su consentimiento.
İzin vermediğiniz sürece, hakkınızdaki bilgileri işvereninize vermezler.Они не имеют права рассказывать о вас вашему работодателю, если вы не дали на это своего согласия.
İzin vermediğiniz sürece, hakkınızdaki bilgileri işvereninize vermezler.فهم لا يبلغوا الأمور المتعلقة بك إلى رب العمل لديك، إذا لم تقم بمنحهم موافقة بذلك.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Aku tak tahu berapa banyak tapi sejumlah pembicaraan lagi berlangsung.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.En tiedä montako mutta juttua kuulee siellä sun täällä.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.「Flattr」の発想は?
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Ich weiß nicht genau wie viele, aber es gibt ein paar Diskussionen.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Ik weet niet hoeveel, maar er zijn wat discussies bezig.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Jeg ved ikke hvor mange, men der er nogle diskussioner rundt omkring.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Je ne sais pas combien mais c'est l'objet d'un débat.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.얼마나 있는지는 모르지만 이에대해 토론이 이뤄지고 있죠.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Nem tudom mennyi, de folynak a találgatások.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Nevím kolik jich je, ale o něčem se mluví.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Nie wiem ile dokładnie, ale trochę szumu jest wokół tego.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.No, be', non so quante, ma girano diverse discussioni.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.No sé cuántos pero hay algunas discusiones en curso.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Nu ştiu câte sunt, dar au apărut unele discuţii.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Tôi không biết bao nhiêu nhưng có vài thảo luận quanh đây
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Tôi không biết có bao nhiêu nhưng có 1 vài tranh cãi xung quanh vấn đề này.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Δεν ξέρω πόσα, αλλά γίνονται κάποιες συζητήσεις.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.- Не зная точно, но доста се говори по този въпрос.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.Я не знаю, как многие, но некоторых дискуссий происходит вокруг.
Kaç tanedir bilemem ama hakkınızda birtakım tartışmalar sürüp gidiyor.אני לא יודע כמה אבל .מספר דיונים מסתובבים עכשיו