hakkını ile cümle

hakkını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.믿음에 대한 자유 없이는 단체에 가입할 수 있는 권리도 없습니다
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.Ohne Glaubensfreiheit, haben Sie kein Recht Organisationen beizutreten.
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.Sans liberté de croyance, on n'a pas le droit de s'engager dans des organisations.
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.Sem liberdade religiosa, não há o direito de aderir a organizações.
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.Senza libertà di credo, non avete alcun diritto di far parte di organizzazioni.
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.Sin libertad de pensamiento nadie tiene el derecho a unirse a organizaciones.
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.Tanpa kebebasan beragama, Anda tidak memiliki hak untuk bergabung dalam organisasi.
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.Uden trosfrihed, har man ikke ret til at tilmelde sig foreninger.
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.Utan friheten att ro, har man inte rätten att gå med i organisationer.
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.Zonder godsdienstvrijheid heb je niet het recht om lid te worden van organisaties.
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.Χωρίς ελευθερία στις πεποιθήσεις, δεν υπάρχει δικαίωμα συμμετοχής σε οργανώσεις.
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.Без свобода на вярата, нямате право да членувате в организации.
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.Без свободы вероисповедания у вас нет права присоединяться к организациям.
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.ללא חופש-אמונה, אין זכות להצטרף לארגונים.
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.بدون حرية عقيدة ، لا يكون لديكم الحق في الإنضمام للمنظمات .
İnanç özgürlüğü olmadan, organizasyonlara katılma hakkınız olamaz.組織に参加する権利はありません ですので必要とされているのは
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Azt hisszük, az emberek rólunk beszélnek.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Bạn nghĩ mọi người đang bàn tán về mình.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Crezi că oamenii vorbesc despre tine.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Du tror att folk pratar om dig.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.사람들이 당신에 대해 수근거린다고 생각합니다.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Luulee olevansa ihmisten puheenaiheena.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Man tror at folk taler om en.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Myslíte, že ľudia o vás hovoria.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Pensam que estão a falar de vós.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Pensarás que la gente habla de ti.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Pensi che le persone stiano parlando di te.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Sie glauben, dass Leute über Sie reden.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Vous pensez que les gens parlent de vous.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Wydaje ci się, że rozmawiają o tobie.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Νομίζετε ότι οι άλλοι μιλούν για εσάς.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Кажется, что люди его обсуждают.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.Мислите, че си говорят за вас.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.אתם תחשבו שאנשים מדברים עליכם.
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.تظن ان الناس يتكلمون عنك
İnsanların sizin hakkınızda konuştuğunu sanırsınız.それが行き過ぎると
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.As pessoas adoram a criação dessa conexão partilhada quando alguém sabe algo acerca de vós.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.Ci piace quel contatto reciproco che si crea quando qualcuno conosce qualcosa di voi.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.Con người thích sự chia sẻ kết nối được tạo ra này khi có ai đó biết chút gì đó về bạn.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.Folk elsker den delte forbindelse der opstår når nogen ved noget om en.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.누군가 당신에 대한 것을 알고 있기에 만들어지는 공유된 연결고리를 사람들은 매우 좋아합니다.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.Les gens aiment cette connexion partagée qui se crée lorsque quelqu'un sait quelque chose sur vous.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.Ludzie cenią więzi, które powstają, gdy ktoś wie coś o drugiej osobie.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.Mensen houden van die gedeelde connectie die wordt gelegd als iemand iets over je weet.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.Oamenilor le place conexiunea care se formează când cineva știe ceva despre tine.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.Στους ανθρώπους αρέσει η σύνδεση που δημιουργείται όταν κάποιος ξέρει κάτι για σένα.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.Люди обожают такие завязки, которые возникают, если кто-то знает что-то о тебе.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.Хората обичат тази споделена връзка, която се създава, когато някой знае нещо за вас.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.אנשים אוהבים אותו חיבור משותף שנוצר כאשר מישהו יודע משהו עליך.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.الناس يحبون التواصل المشترك الذي يتم إنشاؤه عندما شخص يعرف شيئا عنك.
İnsanlar o oluşan paylaşılan bağlantıyı severler birisi sizin hakkınızda bir şey bilince.共通の話題ができると嬉しいものです 会う前から知ろうと 努力してくれたように感じます
İnsanlık tarihinde demokrasi oy kullanım hakkının en büyüğü.올해의 총선거를 지냈습니다.
İnsanlık tarihinde demokrasi oy kullanım hakkının en büyüğü.le plus grand exercices des droits démocratiques de l'histoire humaine.
İnsanlık tarihinde demokrasi oy kullanım hakkının en büyüğü.Это было крупнейшее в истории человека использование права демократического выбора.
İnsanlık tarihinde demokrasi oy kullanım hakkının en büyüğü.המימוש הגדול ביותר בהיסטוריה האנושית של זכות ההצבעה הדמוקרטית.
İnsanlık tarihinde demokrasi oy kullanım hakkının en büyüğü.أكبر تطبيق لممارسة الديموقراطية وحقوق الانتخاب في تاريخ البشرية.
İnsanlık tarihinde demokrasi oy kullanım hakkının en büyüğü.我々の投票人口は 毎年2000万人ずつ増えているので
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Disse-lhes Jesus: Dai, pois, a César o que é de César, e a Deus o que é de Deus. E admiravam-se dele.
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Gesù disse loro: «Rendete a Cesare ciò che è di Cesare e a Dio ciò che è di Dio». E rimasero ammirati di lui
İsa da, ‹‹Sezarın hakkını Sezara, Tanrının hakkını Tanrıya verin›› dedi. İsanın sözlerine şaşakaldılar.Jezus pa jim veli: Dajte cesarju, kar je cesarjevega, in Bogu, kar je Božjega. In silno se mu začudijo.

İlgili Sayfalar