Ana içeriğe geç
Sözlük

hakikaten ile cümle

hakikaten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Biz, hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık.Verily we have honoured the Children of Adam.
Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Hakikaten Allah, yalnız O zengindir, övgüye değerdir.To Him belong all that is in the heavens and earth, surely, Allah is the Rich, the Praised.
Kim Allah’ın hudutlarını çiğnerse hakikaten kendine zulmetmiş olur.And whoever transgresses the limits of Allah has certainly wronged himself.
Hakikaten de Ossietzky bir yıl sonra, geriye dönük olmak üzere 1935 yılı Nobel Barış Ödülü'nün aldı.Ossietzky erhielt 1936 rückwirkend den Friedensnobelpreis für das Jahr 1935.
Hakikaten böyledir.Voilà la vérité.
Hakikaten güzel oynadılar ve galibiyeti hakettiler" yorumu yapmıştı.Se defiende bien y sabe cómo crear juego.
"Hakikaten Hande'ye neler oluyor?". sozmuzik.com.Cos'è il Chicano Rock?, su musicaddiction.it.
“Bize tuhaf olanı gösterdi, böylece tuhaf olan sıradanlaştı ve biz onun hakikaten ne olduğunu görebildik.”«Мы уже осмотрели окопы и, — сказал он, — они нам очень понравились!».
Hakikaten de Jackie Brown esas olarak siyahi izleyici için yapılmış bir filmdir.جاكي براون تكريمٌ رائع لأفلام استغلال السود.
Tom'un hakikaten ihtiyacı olduğu tek şey, kucaklaşmaktı.كل ما كان يحتاجه توم حقاً هو عناق.
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu.""Orando, ele teve uma visão, três dias antes de o prenderem: viu seu travesseiro queimado pelo fogo.
“Bize tuhaf olanı gösterdi, böylece tuhaf olan sıradanlaştı ve biz onun hakikaten ne olduğunu görebildik.”Nog nooit hebben wij eene dusdanige verwoesting aanschouwd”, zo beschreef een tijdgenote de onheilsplek.
"Hakikaten Hande'ye neler oluyor?".Co będzie z Lewiatanem?”
Hakikaten de Ossietzky bir yıl sonra, geriye dönük olmak üzere 1935 yılı Nobel Barış Ödülü'nün aldı.Lui Ossientzky i s-a decernat în 1936 Premiul Nobel pentru Pace pe anul 1935.
Hakikaten de Ossietzky bir yıl sonra, geriye dönük olmak üzere 1935 yılı Nobel Barış Ödülü'nün aldı.Ossietzky ble berømt da han i 1936 mottok Nobels fredspris, for året 1935.
"Hakikaten Hande'ye neler oluyor?".Apa yang sebenarnya dilakukan Hana kepada Jaka?
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu."Tử cống viết: “Quân tử nhất ngôn dĩ vi tri, nhất ngôn dĩ vi bất tri, ngôn bất khả bất thận dã!
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu."日来重んぜらるる所也」と書いてあり頼朝の信頼ぶりがうかがえる。
Hakikaten böyledir.それが事実だ。
"Hakikaten Hande'ye neler oluyor?".(2009年) Hande'ye Neler Oluyor?
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu."”庞涓行三日,大喜,曰:“我固知齐军怯,入吾地三日,士卒亡者过半矣。
“Bize tuhaf olanı gösterdi, böylece tuhaf olan sıradanlaştı ve biz onun hakikaten ne olduğunu görebildik.”길리스는 "우리는 모두 그를 흘깃 내려다 봤고 그들이 우리를 데려갈 때, 그가 피투성이가 되어 쓰러져 있는 것을 보았다.
Hakikaten güzel oynadılar ve galibiyeti hakettiler" yorumu yapmıştı.훌륭한 배우의 자질을 가지고 있어"라고 높게 평가하였다.
"Hakikaten Hande'ye neler oluyor?". sozmuzik.com.U kojoj skupini za ždrijeb se nalazi Hrvatska?. eurosong.hr.
"Hakikaten Hande'ye neler oluyor?".Hande’ye Neler Oluyor ? (2010 m.)
Aaron, hakikaten de sihir yapabiliyordu. Ve kendimi yaptýđý sihrin O'nunla birlikte ölmemesine için adadým.Aaron opravdu uměl magii a já se oddala k tomu, aby šíření jeho magie neskončila s jeho smrtí.
Aaron, hakikaten de sihir yapabiliyordu. Ve kendimi yaptýđý sihrin O'nunla birlikte ölmemesine için adadým.Aaron poteva veramente fare magie, e sono votata a fare in modo che la sua magia non termini con la sua morte.
Aaron, hakikaten de sihir yapabiliyordu. Ve kendimi yaptýđý sihrin O'nunla birlikte ölmemesine için adadým.Aaron pouvait vraiment faire de la magie, et je ferai tout pour que sa magie ne s'arrête pas avec sa mort.
Aaron, hakikaten de sihir yapabiliyordu. Ve kendimi yaptýđý sihrin O'nunla birlikte ölmemesine için adadým.Aaron realmente podía hacer magia y estoy comprometida a asegurar que su magia no termine con su muerte.
Aaron, hakikaten de sihir yapabiliyordu.Арън наистина можеше да прави вълшебства,
Aaron, hakikaten de sihir yapabiliyordu.كان بمقدور آرون أن يسحر
Aaron, hakikaten de sihir yapabiliyordu.そして彼の魔法がその死によって終わらないよう 見守っていくことに生涯を捧げます。
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.Aber ich möchte wirklich, dass Sie lernen.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.Ale naozaj chcem, aby ste sa niečo naučili.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.Ale na prawdę chcę wam pokazać.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.Ale vážně chci, abyste se něco naučili.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.De nagyon szeretném, hogy tanuljanak.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.Eu chiar vreau să învățați.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.(Gelach) Maar ik wil jullie graag laten leren.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.제가 여러분께서 배우셨으면 하는 것이
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.Mais je veux vraiment que vous appreniez.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.Ma voglio che voi impariate.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.Men jeg vil have I skal lære.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.Nhưng tôi thật sự mốn bạn thấy.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.Pero realmente quiero que aprendan.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.(Risos) Mas eu quero mesmo que vocês aprendam.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.(Skratt) Men jag vill verkligen att ni ska lära er.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.Tapi saya benar-benar ingin Anda belajar.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.Αλλά θέλω πραγματικά να μάθετε.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.Но наистина искам да се научите.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.(Сміх) Я дійсно хочу, щоб ви зрозуміли.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.Я действительно хочу, чтобы вы убедились на себе.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.אבל אני באמת רוצה שתלמדו.
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.ولكني أريد منكم أن تتعلموا شيئاً
Ama hakikaten öğrenmenizi istiyorum.- 目はそらさないで -
Ama hakikaten, sizlere şunu söylüyorum:Aber was ich wirklich raten würde:
Ama hakikaten, sizlere şunu söylüyorum:Co bych opravdu řekl bych lidem:
Ama hakikaten, sizlere şunu söylüyorum:Maar ik zou echt tegen mensen willen zeggen :
Ama hakikaten, sizlere şunu söylüyorum:Mais au fond, je dirais aux gens :
Ama hakikaten, sizlere şunu söylüyorum:Mas a sério, eu queria dizer às pessoas:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod