Ama hakikaten, sizlere şunu söylüyorum:Но на самом деле, я бы сказал людям:
Anladýk ÝTÜ'de... ...okuyorsun ođlum. - Hakikaten dođru söylüyor ođlum.Kuzey.
Anladýk ÝTÜ'de... ...okuyorsun ođlum. - Hakikaten dođru söylüyor ođlum.Кузей.
Artık öğrenmeye başladığımız, bunun bir senfoni gibi olduğu. Müzik gibi - hakikaten müzik gibi.To, co odkrywamy, jest jak symfonia, jak muzyka.
Bakışlarını incelemek hakikaten ilginç.Es cierto. De hecho, si te fijas en las miradas es muy interesante.
Bakışlarını incelemek hakikaten ilginç.Так і є, якщо подивитись на погляди.
Bakışlarını incelemek hakikaten ilginç.Это правда. Фактически, если вы посмотрите на взгляды, это действительно интересно.
Bakışlarını incelemek hakikaten ilginç.فعلا هي ستبدو لا مجال للشك فيها لو أنك شاهدت هذه المشاهد
Bence bu hakikaten şahane.Acho que isto foi fantástico.
Bence bu hakikaten şahane.Creo que fue realmente fantástico.
Bence bu hakikaten şahane.Dit is werkelijk geweldig.
Bence bu hakikaten şahane.Je pense que c'était simplement fantastique.
Bence bu hakikaten şahane.원래 저희는 춤추는 조랑말 전시를 고려했는데
Bence bu hakikaten şahane.Pedig az igazán tényleg fantasztikus volt szerintem.
Bence bu hakikaten şahane.Penso che sia stato veramente fantastico.
Bence bu hakikaten şahane.Tôi nghĩ điều này thực sự thú vị
Bence bu hakikaten şahane.Νομίζω πως ήταν πραγματικά φανταστικό.
Bence bu hakikaten şahane.Я вважаю, це було справді фантастично.
Bence bu hakikaten şahane.Я считаю, это было потрясающе.
Bence bu hakikaten şahane.לדעתי זה היה באמת נפלא.
Bence bu hakikaten şahane.أعتقد أن هذا كان رائعا حقاً.
Bence bu hakikaten şahane.ウォーカー・アート・センターが 実施して
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.A ano, věřím, že obchod posune velkou část lidstva dopředu.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.E io sono convinto che l'alta finanza farà progredire gran parte dell'umanità.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.Eu acredito que as empresas farão avançar a grande massa da humanidade.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.Eu cred că afacerile vor mişca marea masă de oameni înainte.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.Ich glaube, dass die Wirtschaft den Großteil der Menschheit voranbringt.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.Ik geloof inderdaad dat handel de meeste mensen vooruit brengt.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.저도 이런 비즈니스들이 인류애를 상당히 더 앞으로 진보시킬 것이라고 믿어 의심치 않습니다.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.Và tôi thực sự tin rằng kinh doanh sẽ thúc đẩy phần lớn nhân loại tiến về phía trước.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.Wierzę, że biznes popchnie ludzkość do przodu.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.Και όντως πιστεύω πως οι επιχειρήσεις θα προχωρήσουν την ανθρωπότητα μπροστά.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.И я действительно верю, что коммерческий сектор станет двигателем прогресса для большей части населения.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.ואני באמת מאמין שהעסקים ידחפו קדימה את האנושות כולה.
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.و انا اؤمن بأن الاعمال ستحرك كتلة البشرية العظيمة الى الامام
Ben de inanıyorum ki, iş dünyası insanlığı ileriye taşıyacak hakikaten de.人類を大きく進歩させると 私は信じています しかし常に1割 いえ それ以上の恵まれない人や
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Aztán egy nap a színpadon, gyakorlatilag "beléptem a vaginámba".
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Een avond op het podium ben ik daadwerkelijk mijn vagina ingegaan.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Eines Abends auf der Bühne, betrat ich tatsächlich meine Vagina.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Într-o seară pe scenă, chiar am intrat în vaginul meu.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Jeden večer jsme během vystoupení opravdu vstoupila do své vagíny.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.어느날 밤 무대 위에서 저는 제 질에 들어가 보았습니다.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Một đêm nọ, tôi đã thật sự khám phá cơ quan sinh dục của chính mình.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.På scenen en kväll, klev jag in i min vagina.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Pewnej nocy na scenie, wręcz weszłam do swojej pochwy.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Raz večer na javisku som v podstate vstúpila do svojej vagíny.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Suatu hari di atas panggung, aku benar-benar masuk ke dalam vaginaku,
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Uma noite no palco, eu penetrei mesmo a minha vagina.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Una noche en el escenario, realmente entré en mi vagina.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Una sera sul palco, sono addirittura entrata nella mia vagina.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Un soir sur scène, je suis entrée dans mon vagin.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Ένα βράδυ στη σκηνή πραγματικά εισήλθα μέσα στο αιδοίο μου.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Една вечер на сцената, аз всъщност влязох във вагината ми.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Однажны на сцене я фактически вошла во влагалище.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.Одного разу на сцені, я, фактично, ввійшла в вагіну.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.לילה אחד על הבמה, אני ממש נכנסתי לתוך הואגינה שלי.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.أحدى الليالي على خشبة المسرح في الحقيقة دخلت في مهبلي
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.有一晚,系臺上, 我進入佐我的陰道。
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.私は自分のヴァギナの中に入りました 我を忘れるような経験でした
Bir ţey diyeyim mi? Hakikaten çok ţýk oldun ha.Приключение.