Hakikaten vucut ile tekrar bütünleşir.Pravzaprav se v telo uspešno vključi.
Hakikaten vucut ile tekrar bütünleşir.Ve skutečnosti se v těle rozpouští.
Hakikaten vucut ile tekrar bütünleşir.Vlastne sa znovu integruje do tela.
Hakikaten vucut ile tekrar bütünleşir.W rzeczywistości łączy się z ciałem.
Hakikaten vucut ile tekrar bütünleşir.Στην πραγματικότητα απορροφάται απο το σώμα
Hakikaten vucut ile tekrar bütünleşir.Той всъщност се ре-интегрира в тялото.
Hakikaten vucut ile tekrar bütünleşir.Фактически он реинтегрируется в организме.
Hakikaten vucut ile tekrar bütünleşir.למעשה הוא מתמזג בגוף.
Hakikaten vucut ile tekrar bütünleşir.يتم في الواقع إدماجها في الجسم.
Hakikaten vucut ile tekrar bütünleşir.技術的な特性もあるので
Hakikaten ya.Κορίτσι μου θες...
Hakikaten ya.Аз съм при Гюней. Не се тревожи за мен.
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.A busca da verdade, dentro e fora em si, é um caminho que está cheio de percepções.
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.Az igazság keresése, önmagában egy történet amely betekintésekkel teli.
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.Dążenie do prawdy, samo w sobie, jest historia, która jest wypełniona olśnieniami
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir. Gerçek dünya, gerçek bir şiir gibidir.De queeste om de waarheid op zichzelf is een verhaal dat vol zit met inzichten.
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.Hành trình đi tìm chân lý, bên trong và của chính nó, ♪ đã là một câu chuyện đầy những suy tư sâu sắc. ♪
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.Hľadanie pravdy, samo o sebe, je príbeh, ktorý je naplnený postrehmi.
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.Hledání pravdy, samo o sobe , ♪ je příběh, který je naplněn postřehy. ♪
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.Iskanje resnice kot take je zgodba, ♪ ki je polna spoznanj. ♪
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.La búsqueda de la verdad, dentro o fuera de si mismo es una historia llena diferentes puntos de vista.
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.La ricerca della verità, dentro o su noi stessi, è una storia piena di intuizioni.
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.Pencarian kebenaran, dalam dan dari diri sendiri, adalah cerita yang penuh dengan wawasan.
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.Själva jakten på sanningen, är en berättelse full av insikter.
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.The quest for the truth, in and of itself, ♪ is a story that's filled with insights. ♪
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.Η αναζήτηση της αλήθειας,απο μόνη της. ♪ είναι μια ιστορία που είναι γεμάτη με ιδέες-γνώσεις. ♪
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.Търсенето на истината само по себе си е история, изпълнена с проницателност.
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.החיפוש אחר האמת נמצא בתוכה, זהו סיפור המלא בתובנות.
Hakikat için hakikati aramak öğrenmekle dolu bir hikayedir.♪ 洞察に満ちた物語です。
Hakikatin ikamet yeridir. Böyle ağıt yakmayı bırakın;Дом Истины
Hakikatin ikamet yeridir.la demeure de la vérité.
Hakikatin ikamet yeridir.la morada de la Verdad.
Hakikatin ikamet yeridir.だから、そんな嘆きは止めるんだ
Hakikati somut olarak aramaktır. Felsefede, ilahiyatta yaptığın ise rahat bir koltuğa oturup ahkam kesmektir.Но при философията и теологията си стоите на креслото и казвате:
Hakikat karşısında vaazA predicare la Verità di fronte a
Hakikat karşısında vaazAt prædike sandheden til ansigt
Hakikat karşısında vaazAtt predika sanningen för ansikte
Hakikat karşısında vaaz Batıl!Pour prêcher la vérité à la face du
Hakikat karşısında vaazĐể rao giảng chân lý để đối mặt với
Hakikat karşısında vaazDo głoszenia prawdy na twarzy
Hakikat karşısında vaazHogy hirdessék az igazságot az arcát
Hakikat karşısında vaazKázat pravdu do tváře
Hakikat karşısında vaazKázat pravdu do tváre
Hakikat karşısında vaazOm de waarheid prediken aan het gezicht van
Hakikat karşısında vaazOznanjati resnico v obraz
Hakikat karşısında vaazPara predicar la verdad a la cara de
Hakikat karşısında vaazPara pregar a verdade para o rosto de
Hakikat karşısında vaazSaarnata Totuuden edessä
Hakikat karşısında vaazSă predice adevărul la faţa
Hakikat karşısında vaazUm die Wahrheit ins Gesicht zu predigen
Hakikat karşısında vaazUntuk mengabarkan Kebenaran kepada wajah
Hakikat karşısında vaazЗа да проповядват истината за лицето на
Hakikat karşısında vaazЧтобы проповедовать Истину в лицо
Hakikat karşısında vaazЩоб проповідувати Істину в обличчя
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.Afin de distinguer la rhétorique de la réalité, les faits de la fiction.
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.A pokúsim sa oddeliť pojmy od dojmov, fakty od výmyslov.
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.Ca să separăm retorica de realitate, faptele de ficțiune.
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.Chcę oddzielić retorykę od rzeczywistości, fakt od fikcji.
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.말뿐인 허울에서 진실을 가려내고, 진실과 거짓을 구분하기 위한 것입니다
Hakikatle safsatayı; gerçekle kurguyu ayırmak için.Per separare la retorica dalla realtà, e i fatti dalla finzione.