Ve bu fikir, bu özelliklerin bir Diğer hakim.And this is the idea that one of these traits dominates the other.
Sonra birdenbire, bu resesif bir özelliktir, ama var hakim bir şey.Then all of a sudden, this is a recessive trait, but there's nothing to dominate it.
Seri katilleri ve kendine hakim olamayanları oraya gönderirlerdi.It's where they send the serial killers, and the people who can't help themselves.
Bandura bu işleme "kılavuzlu hakimiyet" diyor.Bandura calls this process "guided mastery."
"Kılavuzlu hakimiyet", bu terimi seviyorum.I love that term: guided mastery.
Bizim sürecimizi öğreniyordu, tasarım, empati kurma ve tekrarlayan prototip hakındaki sürecimizi.He was learning about our process about design thinking, about empathy, about iterative prototyping.
Onlar hakikaten yetiştiler.They really caught up.
"Hakikat sizi özgürleştirecek" --"The truth will set you free."
Şimdi ben konuşurken, onlar hakim önündeler.As I speak now, they are before the courts.
Ezel ya hakikatten kaybedersen? Kumar borcu namus borcu Ţebnem.Of course you will lose too, you are a human, of course you will lose at least one hand
Bu, rastgele bir matematiksel oyun değil. - Bu vektörler hakikaten faydalı.It's not just some mathematical game we're playing, although sometimes we do fall into that trap.
Buna inanması hakikaten çok zor.So it's very hard to believe.
Oh Ha Ni,hakikaten Baek Seung Jo'dan hoşlanmıyor musun?Oh Ha Ni, do you truthfully dislike Baek Seung Jo?
Yozlaşmış hakimi durdursun.From isolating me from it with prison bars
Ve bu yemek de nefis olmuş hakikaten!And this is really delicious.
Görüş hakikatin kendisidir.Perspective is Reality
"İngilizler denizlere hakim.Great Britain has a dominant navy.
İngilizler denizlere hakimdi.Great Britain had this dominant navy.
Basit bir hakikat: Akşam saat 8:30'da bir Afganı aramayı deneyemezsin.One simple fact: you couldn't try to call an Afghan at 8:30 in the evening.
Nijeryalı film yapımcılari hakikaten de sevdikleri şeyi yapıyor.The Nigerian filmmakers really, really, are doing what they like.
Böylece biz duruma hakim olmaya başlıyoruz, ama sadece başlangıçlar.So we are starting to get a handle on this, but only just the beginnings.
Üstelik sivil hakın maruz kaldığı yaygın ızdırabı da yansıtmıyorlar.And they also do not properly account for civilian suffering more generally.
Buraya hakim acınası düzenIt's such pathetic neatness
Duvar, hakikaten, teröre bir çözüm yarattı.The fence has, in fact, created a solution to terror.
Merhaba Kuçuk bavulumda izine giderken ne tasidigim hakinda cok soru geldiHello, i often get the question what i take in my small suitcase when i go on a trip.
Eğer bunu bir hakikat olarak alırsak; o zaman T2, T1'den bağımsız bir olay olur.If you knew this for a fact, then T2 would be independent of T1.
İnsanlara kendi yiyeceğinizi yetiştirin demek benim hakikatım.It's my gospel, when I'm telling people, grow your own food.
Ve bu incelemenin yerinden konuş, içten, onun hakında içten konuş.And speak from this place of the examination, internally. Speak internally about it.
Hemen yorum yapmayın; akşam kendinize hakim olun.Don't jump to conclusions now on how to behave tonight and so on.
İkinci adım, kendini tanıma ve kendine hakim olma.The second step is developing self-knowledge and self-mastery.
Bunu bir kez başardığınızda kendinize hakim olmaya imkan sağlayacak şekilde kendimizi tanıyoruz.And once you can do that, you create the kind of self-knowledge that enables self-mastery.
Hakikaten inandığım bir şey.Something I truly believe.
Devrimlerin hakim olduğu dönemlerdi.It was a very revolutionary time.
İnsanların bu kapkeki satın almak için daha ne kadar ödeyeceklerini merak ediyorum hakikaten.I want to see how much people are willing to pay.
Yani teknik olarak, ben bunu hakikaten okuyabilirim.So technically, I can actually read this.
Demek istediğim, hakikaten içinizdeki o gök gürültüsünü dinleyin.I mean really listen to that thunder within yourselves.
Bir parça çalmam gerekiyor. "Eh, işte, bu enstrümana hakim olmana yardım edecek!"I need to play a piece of music." "Oh, well, this will help your control!"
Ve hakikaten mevcut bulunup içerde ne olup bittiğini izleyebiliyorlar.And they can really be present and watch what happens inside.
Bu risksiz getiri varsayımı hakikaten çok önemli.And this risk-free is the big assumption.
Hakikaten.O konuyu gerçekten bilmiyorumTruthfully, I don't really know about it.
Bu silahlar hakikaten tehlikeli.It so happens that these weapons are dangerous.
Pazarda hakim bir oyuncu var.It's a dominant player in search.
Çünki, Müslüman"ın yaratıcısı olan Allah, kesin hakimiyet sahibidir!Because God; the creator of the Muslim, holds absolute dominance!
" O kadını serbest bırakmalısın, hakim bırakırdı. "I said, "You've got to let her out. A judge would let her out."
Bu yüzden, lütfen kendinize hakim olun.So please watch yourselves
Manüel işgücünün genelde hakir görüldüğü bir ülkede muhteşem bir şey.Something wonderful in a country where manual labor is often looked down upon.
Displant, bir kasaba, bir prens azap ters değil yardımcı değil, hakim daha fazla konuşma.Displant a town, reverse a prince's doom, It helps not, it prevails not,--talk no more.
HEMŞİRE Ay, hakikaten.NURSE Ay, forsooth.
Ama hakikaten, sizlere şunu söylüyorum:But really, I would say to people:
Brezilya ceviz piyasasının yüzde 15-20'sine, belki yüzde 22'sine, hakimdik.We had 15 to 20, maybe 22 percent of the global Brazil-nut market.
Roger'ın herşeyin hakimi olduğu anlamını taşıyor da olabilir.The Pope, a huge ensemble of the most powerful people in the West.
Avrupalı devletler, ticaret yollarının hakimiyeti için rekabet ediyorlardı.The European states were competing for ownership of trade routes.
Ben lehindeyim, hakikatten.And I'm in favor, actually.
Fakat aynı zamanda hakiki tehdit ve taleplerin bulunduğu bir dünyada yaşıyoruz.But we also live in a world with very real constraints and demands.
Kendime hakim olmalıyım.I'll have to control myself.
Benim hikayemdeki gibi Brahmanlar ve tanrılar... ...daima kendi doğrularını hakikat gibi anlatır.And the Brahmins and the gods, like in my story, always get to tell their truth as The Truth.
Hakikaten Asya'nın dirilişi ya da geri dönüşü denilmeli.It really should be called the recovery or return of Asia.
Bir akşam sahnede, hakikaten vajinamın içine girdim.One night on stage, I actually entered my vagina.
Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar.True aliens, stocks that arrived from outer space.
Kendine biraz hakim olup, dışarı çıkıp biraz hava alsan daha iyi olacak.This is nothing but nerd shit.