Ana içeriğe geç
Sözlük

haki ile cümle

haki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İkilinin konuşmalarına tanıklık eden sessiz, çok güzel bir kadın vardır: Hakikat.絢爛たる美貌に相応しい傲然とした物言いをする妖艶な二十後半の女性。
Hakim, daha sonra sanıklardan açıklama ister.その後、審査員が批評を行う。
Askeri mahkemeler üç askeri hakimden oluşur.再審裁判所は3人の判事によって構成される。
Ishme-Dagan zamanında ise Nippur'a hakim olunmuştur.緒方可奈(おがた かな) 緒方浩二の娘。
1689 yılında kale ve şehir Osmanlı hakimiyetinden çıkmıştır.1648年、津藩の城和加判奉行となる。
Çin’in kuzeyine hakimdiler.北を司る中国の神。
Son olarak, öğrenci hakiki, özgeci bir motivasyonu barındıran kişi olmalıdır.研人にも礼儀正しく接する純真無垢な性格。
Ön cephe, Cumhuriyet Meydanı'na tümüyle hakimdir.郡全体が共和党の強い地盤である。
1394 yılına kadar Artuklu hakimiyetinde kaldı.結婚は1339年までには合法なものとなった。
Antoninus Pius'un dönemine tamamen barış hâkimdi.アントニヌス・ピウス帝の頃と推測される。
Kuzey ormanlarında meşe türleri (mazı meşesi, macar meşesi) hakimdir.北部の元品田(品田と呼ばれることも多い)と、南部の久具(くぐ)とに大別される。
İlçe'de akdeniz iklimi hakimdir.天文についてはまだ初心者。
İş hayatına hakim sekreteri olarak başladı.そこで父の私設秘書として働き始めた。
İlçe'de Kara iklimi hakimdir.本人にとっては黒歴史である。
Tüm savaşın en sert çatışmaları bu tepelerde yaşandığı görüşü hakimdir.この砂漠での戦いは私が知る中で、最も激しいものだった。
Suçlu bulunduktan sonra hakim Edward Cowart tarafından ölüme mahkûm edildi.そして裁判官のエドワード・カワートが殺人罪による死刑判決を言い渡した。
Bu dönemde devlet hakimiyeti tam olarak mevcut değildi.この時、正規軍はまだなかった。
Durmadan değişen bir dünya, değişmez bir hakikatte nasıl dondurulabilir?歴史を改変したという事実すら残らないまま、無限に広がる異世界を収束させ改変してしまう。
Dönem dönem Sasani’ler bölgeye akınlar yapmış ancak hakimiyet sağlayamamışlardır.劇場版でガピヤ星人サデスに放ったが、然したるダメージは与えられなかった。
5. yüzyıla kadar elde tutacağı hakim bir statü sağladı.主に紀元前5世紀に執政官を輩出した。
Bunun otuz bini hakikatli sır olarak Ali'de kalır.西国三十三カ所御本尊をまつる。
Karesioğulları eğemenliğinin sona ermesinden sonra, osmanlı hakimiyetine geçmiş bu günlere gelmiştir.また唱歌『一月一日』(千家尊福作詞)を以下の様に捩った替え歌が震災直後の児童の間で流行した。
"Savaşçı kılıca hakim olamaz, kılıç savaşçıya hakim olur."剣士であること、戦士であることに誇りを持つ老戦士。
Tiridates, Roma'ya gelmeye merasimlerde bulunmaya zorlanması Roma'nın hâkimiyetini sembolize ediyordu.ウェイイ人は、ローマの存在が彼らの富に決定的な影響を与えることに、すぐに気付いた。
Gürcülerin hakimiyeti 9 Şubat l921 yılına kadar sürdü.この兄の俊忠は1928年2月9日まで生きた。
Almanya kısa sürede Avrupa'nın geniş bir bölgesine hakim oldu.ドイツはヨーロッパのほぼ全域を支配する。
Oda, güzel bir göl manzarasına hakim.その部屋からは湖のながめが良い。
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).《晋书·载记第一·刘元海》 ]]]
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.大地獄中受諸苦惱。
"Hakikaten Hande'ye neler oluyor?".(2009年) Hande'ye Neler Oluyor?
Hakimlerini tanımayı bırakmalıyız; onlar da sadece bizim hakimlerimize tabi olmalılar.我们必须撤回他们法官所承认的东西;他们应该只拥有我们的法官。
“Hakîmüddin” ve “Kemâleddin” unvanlarıyla da anılmaktadır.於是他們覺得 「赤裸」和「羞愧」。
Allah Güçlü’dür, Hakim'dir.真主是万能的,是至睿的。
Yeryüzüne hakim olan, onu yöneten odur.“后”是君主的意思,后土就是管理土地的君主。
Hak ve adaleti hâkim kıldı.他在業內以秉公審案和耐心著稱。
O yücedir ve hakimdir.” (Şûrâ 42/51).事勝感行人,賢哉豈常譽。
Temmuz sonu itibarıyla İngiliz Kraliyet Donanması Doğu Akdeniz'de hakimiyeti sağlamıştı.到7月底英国皇家海军赢得了地中海东部的控制权。
Istılahta ise gerçeğin ve hakikatin aksini söylemeye yalan denmektedir.如果他確實在說謊,那麼他所說的就是真的,但如果他所說的就是真的,那麼他就是在說謊。
Örnek: "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı; üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu."”庞涓行三日,大喜,曰:“我固知齐军怯,入吾地三日,士卒亡者过半矣。
Peygamber öfkeli, fakat henüz kendisine hakim görünür.所派遣的大使也一定被視為坐上賓加以討論。
Belki bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır.「悲無量心」是憐憫與仁慈之心(慈悲),以減少他人痛苦。
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.他們不是人類,而是從地下積累的人的消極念頭而衍生出像沉澱物般的存在。
1798'den sonra Tennessee Yüksek Mahkemesi'nde hakim oldu.1798年,他獲聘為田納西最高法院大法官。
Hakikattede tebdil-i ahlaktan murad evsâf-ı beşeriyetten kurtulmaktır.廢除守護上杉房能而造成下克上的結果(永正之亂)。
21 Temmuz 2005'te, Denia şehrinden bir hâkim, lezbiyen bir çifte evlilik cüzdanı vermeyi reddetti.2005年7月21日,德尼亞的一名法官拒絕為同性戀伴侣簽發結婚證書。
Osiris öldürüldükten sonra tekrar dirilerek Duat'ın hâkimi olmuştur.疏勒两城自超去后,复降龟兹。
William öfkesine hakim olmak için hiçbir şey yapmadı, suçsuz da suçluyla beraber cezalandırıldı.汤姆会为不是他干的事而被错误地惩罚。
Eğer siz Ehli beyt'i peygambere eza kıldınızsa da Allah kıyamette bizimle sizin aranızda hâkim ve kafidir.先知的家屬啊!真主只欲消除你們的污穢,洗淨你們的罪惡。
Meksika sinemasının altın çağı boyunca Meksika, Latin Amerika film endüstrisine hakimdi.在墨西哥電影黃金時代,墨西哥除了主宰了拉丁美洲的電影業。
Bu sebeple İslami literatürde şâri olarak Allah’a"Şâri-i Hâkim" veya "Şâri-i Mübîn" denildiği de olur.在阿拉伯文中,任何宗教信仰體系,或是信條,都可以被稱為一是種aqidah。
Ahameniş hakimiyeti döneminde Yahudilerden en fakirleri fakat en ateşlileri Yahudiye'ye geri döndü.在阿契美尼德王朝期间,流亡者中最贫穷但最热切的人返回到犹大王国/以色列地。
Halka, genç ve büyük kütleli mavi yıldızların hakim olduğu olağanüstü zengin bir yıldız oluşum bölgesidir.這個環是年輕、大質量、高溫的藍色恆星猖獗形成的區域。
İlk olarak Hamza, halife El-Hâkim'in Allah'ın adına yönetici olduğunu ortaya atmıştır.前者有定冠詞,實指真主;後者無冠詞,可指任何人或物。
Türkiye'ye Bangladeş'ten ihracat edilen eşyalara giyim ürünleri hakim olmuştur.這裡有從土耳其的布爾薩帶來的絲織品銷售。
Bütün bunlar gösterir ki: "Kâinatta tesâdüf, hakîkî olarak yoktur."誓詞全文為:「不愛錢,不偷生。
Merkezi bölgeye iki dev eliptik gökada, NGC 4874 ve NGC 4889 hakimdir.在中間主宰著星系團的是兩個巨大的橢圓星系: NGC 4874和NGC 4889。
Ve mutfağın hakimi odur.,食堂的副廚師。
Gündüzleri bulutsuz, güneşli ve yüksek sıcaklık hakimdir.光阴易逝,日月如梭,催人岁月易蹉跎。
Genellikle hakim rüzgarlar Kuzey rüzgarlarıdır.西北风一般指从西北方吹来的风。
Hakim rüzgar yönü KKB'dır.武明智是V联赛主裁判。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod