On iki kabile, bir süre Hakimler olarak bilinen bir dizi hükümdar tarafından yönetilmiştir.Landet ble delt mellom de tolv stammene og for en tid var det ledet av en rekke ledere kjent som dommere.
Doğduğunda Kral III. Alexander 20 yıldan beri hakimiyetini sürdürüyordu.Ved tiden for Wallaces fødsel hadde kong Alexander III regjert i over tyve år.
Daha sonra Slavlar bölgede hâkimiyet kurmuştur.Senere bosatte slavere seg i området.
Askeri duruma hakim olan General monck 25 Nisan günü parlamentonun toplanmasını sağlar.Monck innkalte Konvensjonsparlamentet som ble samlet 25. april.
Şın sözü, gerçek, hakikat anlamına gelir.Sannheten er det som er sannhet for deg.
Bütün imanımızla inanırız ki rahmetle andığımız Musa hakikatlerin peygamberi ve peygamberlerin en büyüğüdür.Moses var benevnes også som profet, og det er gjennom profetene Gud kaller sitt folk tilbake.
Devletin hakim gücü, yeni kralın bulunmasından sorumlu olan Senato haline geliyordu.Statens øverste makt lå da i senatet som var ansvarlig for å finne en ny konge.
Hunlardan sonra Sabirlerin ve Göktürklerin hakimiyetine girdiler.Etter den fulgte de større rovpattedyrene og menneskene.
Uzun yıllar hakim, savcı ve avukat olarak çalıştı.Han har tidligere arbeidet som dommer, advokat og ombudsmann.
Bu durumda sulh ceza hâkimlikleri numalandırılır.Utbytte av straffbar handling skal inndras.
Hakimler Kitabı'nda "meşale" anlamına gelen Lappidoth'un karısı olduğundan bahseder.Dommernes bok hevder at hun var hustru av Lappidot (navnet betyr «fakkel»).
Yasama meclisinin ve kabinenin her ikisinde de yabancılar hakim durumdaydı.Både lovgivende forsamling og kabinett ble dominert av fremmede.
Ebu Abdullah el-Hakim, İbn Huzeyme'nin 140'dan fazla kitap yazdığını nakletmiştir.Allama Abdul Hai Habibi etterlot seg ca. 140 bøker.
Hakikaten de Ossietzky bir yıl sonra, geriye dönük olmak üzere 1935 yılı Nobel Barış Ödülü'nün aldı.Ossietzky ble berømt da han i 1936 mottok Nobels fredspris, for året 1935.
Nitekim bu yılın yaz aylarında Şah, Diyarbekir hâkimi Alauddevle‟ye karşı bir sefer gerçekleştirmişti.Slik som året før ble det nok en gang gjennomført en sommerturné med Hovet.
Mahkeme hakimi.Omkring rettsoppgjøret.
Hâkimiyet-i Milliye.Relativitet for millioner.
Feodalizm bölgeye bu süreç sonrasında yavaş yavaş hâkim olmaya başlamıştır.Islam fikk fotfeste i denne regionen relativt sakte.
Büyük Ustât: Birliğin mutlak hâkimidir.Men viktigst: Den er fordømt godt laget!
Karasal iklimi hakim olmakla beraber Karadeniz iklimi de görülmektedir.For å forstå domestiseringa, må man se på klimaet der.
1145'te Muvahhidler hakimiyetine girdi.Domkirkens høyalter ble innviet i 1145.
Ölü, bu aşamayı atlatabildiği takdirde, göksel sular üzerinde hakimiyet kurma olanağını edinir.Dåpsengelen fremstår som en brobygger mellom himmel og jord når han holder frem fatet med dåpsvannet i.
Kamuoyu da Prusya hakimiyetine karşıydı.Folkeopinionen motsatte seg også prøyssisk dominering.
Hakikat görüşümüz şu an nesnelleşme büyüsü altındadır.Nå er Awesome Truth splittet opp.
Ayrıca yeryüzüne ve gökyüzüne hakimdir, gerektiğinde kartala dönüşebilir.Grunnet hans posisjon mellom himmelen og jorden, ble han også kjent som vinden.
1117'de ise her iki bölgede de hâkimiyet, atabeylerin eline geçmişti.1717 gikk med til å forsterke styrkene på begge sider.
524 senesinde ise ada Bizans hakimiyeti altına girmiş ve Sardunya eyaletinin bir parçası olarak yönetilmiştir.I 534 ble Mallorca erobret av Østromerriket og administrert som en del av provinsen Sardinia.
Daha sonra ise Sina Çölü'nden gelen Yahudiler tarafından hakimiyet altına alındı.Senere ble jøder hentet fra omliggende ghettoer.
Öte yandan Ege Denizi'deki Pers hakimiyeti de sona ermiştir.Æraen for store mariner er også over.
31 Ağustos - Malezya İngiliz hakimiyetinden kurtuluşunun 50. yılı kutlandı.31. august – Malaysia feirer 50 år som selvstendig stat.
Şu anda ise Japonya'da daha çok barışçı bir din olan Budizm hakimdir.Zen-buddhismen er i dag særlig utbredt i Japan.
Hakim, iyi olarak, dünya kadar iyi olmak istedi.I henhold til rettferdighet oppførte jeg meg bra.
Samson - Antik İsrail'in son hakimlerinden biri.Samuel var profet i Israel og den siste av de såkalte dommerne i Israel.
Fresk, tavan fresklerinden daha monokromatiktir ve vücut ve gökyüzü tonları hakimdir.Freskomaleriet er mer ensfarget enn takfreskoene og er dominert av fargetonene av himmelen og hudfarge.
Zirilerin hakim oldukları topraklar 12. yüzyılda, önce Normanlar daha sonra da Muvahhidlerin eline geçti.Emirene av Homs var i begynnelsen av 12. århundre innbitte motstandere av normannerne.
Bu yüzden Karadeniz Bölgesi içerisinde yer almasına rağmen karasal iklim şartları hakimdir.Selv om dette er innenfor islandsk lov, utfordrer det rettferdighetssansen.
Diğer yandan hakimiyeti altına almış olduğu halklar da o derecede ayaklanma eğilimindeydiler.Så fulgte bokseropprøret, som også trakk i samme retning.
Darius hakimiyetinde, tapınağın tekrar inşa edilmesi görüşünü destekleyen Zekeriya ortaya çıktı.Under Dareios’ tid ble også Sakarja opp, sentrert på gjenoppbyggingen av tempelet.
Siması hakim, edası şahaneydi.Dommer var Hans Granlund, Heggedal IL.
Fransa bu isim ile bölge üzerindeki hakimiyetini 1967 ile 1977 yılları arasında sürdürmüştür.USA har alltid praktisert dødsstraff, bortsett fra i en periode mellom 1967 og 1976.
Sovyetler Birliği döneminde, ülkeye hakim olan cumhuriyet Rusya idi.I løpet av de årene republikken eksisterte var det bare det kommunistiske Russland som anerkjente den.
Muhavidler hakimiyeti: 1170-1227.De neste kommer i 2117-2125.
Diğer iki yüksek dereceli hakim de üye olur.Antall høyesterettsdommere er tilsammen ni.
Ailede dinsel ve geleneksel kurallar hakimdir.Prostitusjon er lovlig og regulert i Tyskland.
Hakim mesleği gereği bu hükmü bilmektedir).Ajaran dan ayat Al-Quran yang bisa dipastikan tafsiran dan maknanya disebut dalil qat’i.
Mayer, Ağustos 1928'de, kazananları belirlemek için Akademi Merkez Kurulu Hakimleriyle temasa geçti.Pada Agustus 1928, Mayer mengkontak Badan Juri Pusat Akademi untuk menentukan para pemenangnya.
Dürzilerce "El-Hâkim Ki-Emrillâh" (Allah'ın emriyle Hükmeden) olarak bilinir.Sebaiknya ketahuilah hukuman bagimu dari Yang Mahakuasa.
Hak ve adaleti hâkim kıldı.Disahihkan Al Hakim dan disepakati Adz-Dzahabi.
Hâkim Lois'e katıır ve Lois'i de kocası ile birlikte hapishaneye gönderir.Hakim setuju dan memutuskan untuk mengirim Lois ke penjara bersama dengan Peter.
Çünkü hâkimiyet, güç ve yücelik Sonsuzlara kadar Senindir!(Karena Engkaulah yang empunya Kerajaan dan kuasa dan kemuliaan sampai selama-lamanya.
"Hakikaten Hande'ye neler oluyor?".Apa yang sebenarnya dilakukan Hana kepada Jaka?
Zengin ve büyük Kıbrıs adası 1489 yılından beri Venedik hakimiyetindeydi.Pulau Siprus yang besar dan makmur berada di bawah pemerintahan Venesia sejak 1489.
Bu iki süreç hala sentetik elmas üretiminde hakim süreçlerdir.Kedua proses masih mendominasi pembuatan berlian sintetis.
Hâkim hem Allah hem de insandır.Hal yang mampu menjembatani Allah dan manusia itu adalah anugerah.
İlk öğrenimini Fransa hakimiyetindeki Suriye'de Batı tipi eğitim veren bir okulda tamamladı.Aflaq mula-mula dididik di sekolah-sekolah bergaya barat di Suriah Mandat Prancis.
Zengi Halep hakimi olur.Beberapa negara menjadi tributer.
“Hakîmüddin” ve “Kemâleddin” unvanlarıyla da anılmaktadır.Lihat pula Kepulauan Masalembu dan Kecamatan Masalembu.
Kamuoyu da Prusya hakimiyetine karşıydı.Pendapat publik juga menentang dominasi Prusia.
Buna kimsenin itiraz edemeyeceği hakikatini söyleyeceğim.Tidak satupun keberatan diajukan oleh siapa pun.
Uzun yıllar hakim, savcı ve avukat olarak çalıştı.Ia sebelumnya bekerja sebagai pengacara, hakim dan ombudsman.