Ana içeriğe geç
Sözlük

haki ile cümle

haki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Erkeklerde bağlama hakimdir.Vaimot ovat miehille yhteisiä.
Bu özellik, geliştiricilerin oyun üzerindeki hakimiyetinin artmasını sağlar.Miten se muka rohkaisee kehittäjiä tekemään laadukkaita pelejä?
Belçika bölge üzerindeki hakimiyetini 1922 yılından 1962 yılına kadar sürdürmüştür.Belgian hallinnassa maa oli vuoteen 1962.
Ve mutfağın hakimi odur.Varsinaiselta ammatiltaan hän on keittiömestari.
Modern dünyada dahi ataerkilliğin hakimiyeti neredeyse tartışılmazdır.Heimon monofyleettisyys on osittain kyseenalainen.
Yılın büyük çoğunluğuna hakim olan hızlı rüzgarlar ve büyük dalgalar.Jupiterissa puhaltavat tuulet ovat monta kertaa Maan rajuimpia tuulia voimakkaampia.
Hakimlik ve çeşitli bakanlıklarda memurluk görevlerinde bulunmuştur.Hän toimi kanslisti- ja sihteeritehtävissä eri virastoissa ja ministeriöissä.
O dönemde 5 büyük güç Avrupa’nın hâkimiyeti için kıyasıya savaş veriyordu.Viidennellätoista vuosisadalla Euroopan mahtikansat mittelivät voimiaan merivaltoina.
8. yüzyıl ve 9. yüzyıllarda üç hanedan Mağrip'e hakim olmuştur.Kahdeksannessa ja yhdeksännessä sinfoniassa puupuhaltimet ovat kolminkertaiset.
Mezarlar kente hakim konumdadırlar.Hautoja on kaupungin kaikilta asutusvaiheilta.
Romalıların hakimiyetinde bulunan şehrin yarısını Romalılar diğer yarısını ise Franklar oluşturmaktadır.200-luvulla Rooman legioonien upseereista puolet oli germaaneja.
II. Konstantin'in 340 yılında ölümünden sonra Konstans Batı'nın nerdeyse tek hakimi oldu.Konstantinuksen kuollessa vuonna 337 oli läntinen osa vain osittain valmiina.
Bölgede Selçuklu hakimiyeti başlar.Kunnan alueelta saa alkunsa Ortesjoki.
Dünyaya hakim olan nefreti kovalım!Hullu tiedemies, joka tavoittelee maailmanherruutta.
Britanya'da Roma hakimiyetinin sonuRooman valta Galliassa päättyy.
İki hakim iki ayrı ölümü araştırmaya başlarlar.Samaan aikaan kaksi poliisimiestä selvittävät murhatapauksia.
Sloganı "the truth shall make you free" yani "hakikat sizi özgürleştirir"dir.Se on mahdollisesti johdettu Raamatusta: ”Totuus tekee teistä vapaita”.
1935 yılında, Nazi Partisine katılmak zorunda oldu, çünkü bir hakim olmak için buna zorunluydu.Vuonna 1933 hän joutui luopumaan voimistelukerhon jäsenyydestä, sillä hän oli juutalainen.
Bir Donanma hakimi komutasındaki dört subay mahkemeye verildi.Varsinaisessa oikeudenkäynnissä tuomittiin yksi rajavartioston aliupseereista.
Şu anda ise Japonya'da daha çok barışçı bir din olan Budizm hakimdir.Tōdai-ji on kunnianhimoisin Japanin aikaisen buddhalaisuuden uskonnollinen rakennuskompleksi.
MÖ 7.yy.da başkentleri Sardes olan Lidyalılar yöreye hâkim olmuşlardır.Citadels), ja Kaupunki 17:sta sijaitsevasta Linnoituksesta tri. Breen hallitsee Maata.
Uzun yıllar hakim, savcı ve avukat olarak çalıştı.Hän toimi pitkään pankinjohtajana ja asianajajana.
O dönemde adanın hakimi olan Lüzinyan kralı, Katerina Kornaro adlı bir Venedik soylusuyla evlendi.Hän meni naimisiin venetsialaisen aatelisnaisen Caterina Cornaron kanssa.
Böylece Etrüskler adaya hakim oldu.Viranomaiset järjestivät siivousryhmät saarelle.
Hâkim olarak görev yaptı.Hän toimi soudussa perämiehenä.
Bu yemin Şahruh tarafından kabul görmüş ve kendisine Azerbaycan hakimliği verilmiştir.Kerroin hänelle intiaanien kyvyistä ja heidän oikeudestaan tulla kristityiksi.
5. yüzyıla kadar elde tutacağı hakim bir statü sağladı.Paikkakunta sai piispanistuimen 5. vuosisataan mennessä.
Kartaca, Batı Akdeniz'de hakim deniz gücüydü.Karthago nousi läntisen Välimeren johtoasemaan.
Sözde, hakimiyet imparatora aitti fakat gerçekte asil Fujiwara boyu bu gücü elinde tutuyordu.Nimellisesti valta oli keisarilla, mutta todellisuudessa sitä käytti Fujiwara-klaani.
Üst Mahkeme hakimi davayı reddetti.Korkein oikeus hylkäsi valituksen.
Hâkim olduğu bölge Los Colinas'tan East Beach'e kadardır.Long Beach sijaitsee Kalifornian osavaltiossa Los Angelesin piirikunnassa San Bedron lahdella.
Kendilerince hakiki vaziyetin tamamen bilinmekte olduğuna şüphe yoktur.Jämsä-proprin alkuperästä ei ole täyttä varmuutta.
Avukat Hâkim ^ Yurtcan, E. (2008).Huovinen, E. (2010).
Roma hakimiyetine giren şehir yağmalanmış ve şehirdeki 25 bin kişi köle olarak satılmak üzere esir edilmiştir.Roomalaiset valtasivat kaupungin ja veivät 25 000 sen asukasta orjiksi.
İspanyol hakimiyeti haricindeki dönemlerde Yahudiler hemen hemen hiç antisemitizm ile karşılaşmamıştır.Toisin kuin esimerkiksi tuon ajan Britanniassa, juutalaisia ei juuri syrjitty.
Hakikat ve Adalet Partisi veya Hezb-e-Haq-wa-Edalat, Afganistan'daki merkez bir siyasi partidir.Hezb-e-Islami tai Hizb-i-Islami on afganistanilainen islamistinen järjestö ja puolue.
Birçok devlet mahkemelerinde hakimlik yaptı.Tuomiovalta on jaettu usealle provinssitason tuomioistuimelle.
Sonraları Pontus Krallığı tarafından ilhak edilen bölgede MÖ 1. yüzyılda Roma hakimiyeti başlamıştır.Kolmantena mahdollisuutena roomalaiset takavarikoivat kuningaskunnan Prastotagoksen velan takia.
Bu hakikatler eski ve hususiyle yeni tarih vesikalarıyla malûmdur."Astuen esiin sopivalla ja sopimattomalla ajalla heidän on ammennettava varastostaan uutta ja vanhaa.»
Bu hisar hakikatten sağlamdı.Tämä pelko osoittautui aiheettomaksi.
Herkes kendi aklıyla evrensel hakikatlere ulaşabilir.Lopuksi kaikki palaavat omiin universumeihinsa.
1940-1990 yılları arasında Sovyet hakimiyeti altında kaldı.Vuosina 1940-1990 Latvia kuului Neuvostoliitolle.
Bu unsur, tabii hâkim ilkesinde bulunması gereken mutlak zorunluluktur.Erityisesti on otettava huomioon, onko salaisuus ehdoton.
Merhamet için hakime yalvardı.Hän anoi tuomarilta armoa.
Komsomolskaya Pravda (Комсомольская правда, "Komsomol'un Hakikatı"), Komsomol'un yayın organı.Κομσομόλσκαγια Πράβντα (Комсомольская правда, "Η Αλήθεια της Κομσομόλ"), το όργανο της Κομσομόλ.
İlâhi davranışın doğanın tamamına hâkim olduğuna inanılırdı.Η θεϊκή συμπεριφορά πιστευόταν ότι κυβερνούσε όλη τη φύση.
İkisi de hakikati ararlar.Και οι δύο λένε αλήθεια.
Eliel Soisalon-Soininen – Finlandiya Yüksek Mahkemesi Hakimi.Ελιέλ Σοϊσανόν-Σόϊνινεν – Καγκελάριος της Δικαιοσύνης της Φινλανδίας.
Doğunun ve batının hakimiyeti anlamına gelir.Αυτή είναι η μαγεία της Ανατολής και της Δύσης.
Üsler Britanya hakimiyetinde olan ve euro kullanan tek bölgedir.Οι ΠΚΒ είναι οι μοναδικές περιοχές υπό Βρετανική κυριαρχία οι οποίες χρησιμοποιούν το ευρώ.
Arktik Okyanusu kıyılarında ve Rus Arktik Adaları'nda ise kutup iklimi hakimdir.Η λωρίδα γης κατά μήκος της ακτής του Αρκτικού Ωκεανού και τα Ρωσικά Αρκτικά νησιά έχουν πολικό κλίμα.
Hakikatin insanın içinde olduğunu savunur.Το δικαίωμα στη ζωή είναι εγγενές στον άνθρωπο.
Şehir 14. Yüzyılda İlhanlı hakimiyetine girmiştir.Απέκτησε τα δικαιώματα πόλης το δέκατο τέταρτο αιώνα.
Savaş sanatına hakim olmak.Κατατάσσεται στις πολεμικές τέχνες.
Şehir 1860 yılında İtalya hakimiyetine geçmiştir.Η πόλη έγινε μέρος της Ιταλίας το 1860.
24 Anayasası, millî hâkimiyet (md.Η ιστορία της A 42 (γερμ.)
"Yetmiş orta sınıf tankınız olduğunda duruma hakim olursunuz."Για να παίζεις με επτά αμυντικούς εντός έδρας, θα πρέπει να είσαι πολύ φοβισμένος."
Tarihi hakında tam bir bilgi yoktur.Δεν υπάρχει κανένας τίτλος πραγματικών στοιχείων στην ιστορία.
Kardeşler Vardar'ın sol tarafında, Kumanova'dan Strumica'ya kadar olan bölgeye hakimlerdi.Τα αδέλφια διαφέντευαν την αριστερή όχθη του ποταμού Αξιού, από το Κουμάνοβο μέχρι τη Στρώμνιτσα.
Asliye hukuk mahkemeleri de tek hâkimlidir.Ακόμη υπάρχουν τα δικαστήρια εξειδικευμένης δικαιοδοσίας.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod