Ana içeriğe geç
Sözlük

haki ile cümle

haki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hakikatte var olan sadece Tanrı'dır.Az egyetlen igazán létező dolog az Isten.
7 polis , 1 hakim , 1 asker ve 3 helikopter personeli şehit oldu.Köztük hét rendőr, egy bíró, a személyzet három tagja is.
Hakimlerini tanımayı bırakmalıyız; onlar da sadece bizim hakimlerimize tabi olmalılar.A pedagógusnak nem kell érteni a sakkjátékhoz, kizárólag a szabályait kell jól ismernie.
Çünkü cömert hâkimiyetin, göğün ona hüküm yetkisi verdiğine işârettir.Természetfeletti adomány a kegyelem, amire őt választották ki, mert Isten anyjává tétetett.
Erkeklerde bağlama hakimdir.A férfiúkban közös az, hogy agglegények.
16:18 Yargı prosedüründen bihaber hakimleri atama Deut.A törvényszéki orvos 18 óra 15 perckor állapította meg a halál beálltát.
Burundi'de güncel olarak çok partili sistem hakimdir.Laoszban jelenleg egypártrendszer van.
Böylece Etrüskler adaya hakim oldu.A kormányzó csapatot küldött a szigetre.
Hakikat-i hali bir daha ifade ve tasrih edeyim.Tiszteld feljebb valóidat és légy engedelmes!
Bu hakimiyetler kalıcı olmamıştır.Ez a hódítás nem bizonyult tartósnak.
Çünkü hâkimiyet, güç ve yücelik Sonsuzlara kadar Senindir!Erős akarat, hatalmas dicsőség a tiéd, örök időkre.
Hâkimiyet haklarının Japon halkına ait olduğunu ilan etti.Az alkotmány szuverenitással illeti meg a japán embereket.
Bu sayede İtalya'da Habsburg hakimiyeti ağırlık kazandı.A háborúban megmutatkozott, hogy a Habsburgok Itáliában egyértelműen előnyben vannak.
Rusların amacı Polonya üzerinde hakimiyet kurmaktır.Lengyelország sorsát mégis az oroszországi helyzetnek kellett eldöntenie.
Hakim ırk Holstein’dir.A verseny főbírája a holland Hartogensis volt.
Kamboçya, Laos ve Vietnam'da artık hakiki yaban mandaları bulunmadığı düşünülür.Kambodzsai, laoszi és vietnámi elterjedése nincs hivatalos kutatásokkal megerősítve.
Hiçlik veya Yokluk ise Hiç zamirinin hakim olduğu durumu ifade eder.Soha ne mondjunk vagy tegyünk olyat, ami a királyi családdal szemben tiszteletlenség gyanánt hathat.
Bütün ülkelerde açık serbest piyasa ekonomisi hâkimdir.A gyűlésre hivatalos volt a kereskedőállam minden szabad polgára.
Modern dünyada dahi ataerkilliğin hakimiyeti neredeyse tartışılmazdır.A túlvilági élet elképzelése ilyenformán szinte vitathatatlan.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu bu değişikliğin anayasaya aykırı olduğunu açıkladı.A főpapok, főurak és a magas beosztású tisztviselők nem fogadták el az új adóreform tervét.
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.Életem legjobb pillanatában érzem magam.
Hâkim olarak görev yaptı.Bírói tisztet viselt.
Kasabaya hakim olan rüzgar kuzey rüzgarıdır.A városban az nyugati-északnyugati széljárás az uralkodó.
Üst giysilerinde ve şalvarlarında mavi renk hakimdir.A deréktáj és a felső farkfedők színe kék.
Hakimiyeti Arda'nın her yerinde yer alıyordu.A település ekkor Arad vármegyéhez tartozott.
Hakim rüzgar yönü ise kuzeydir.Uralkodó szél az északi.
1117'de ise her iki bölgede de hâkimiyet, atabeylerin eline geçmişti.1917-ben a két legmagasabb osztályát tisztek számára is elnyerhetővé tették.
Hakim rüzgar batı ve kuzey yönlerinden eser.Az uralkodó szél a nyugati és északnyugati.
Bunun için yeni kurulan bir devletteki ilk kağanı tayin etme hakkının halkta olduğu görüşü hâkimdir.Ennek viszont egy feltétele volt, hogy Erdély mihamarabb kapjon új fejedelmet.
Karasal iklim etkileri hakimdir.A község éghajlati viszonyai kiegyensúlyozottak.
Sonuç olarak bütün bunlar efsanedir, hakikatten uzaktır."És minden igazságok közül ez a legcsúfabb.”
Murabıtlar hakimiyeti: 1094-1144.Archaeologiai Értesítő 106 (1): 94–111.
Feodalizm bölgeye bu süreç sonrasında yavaş yavaş hâkim olmaya başlamıştır.Az ezredforduló után a terület lassan elnéptelenedett.
Bu şehir devletleri Peloponez Savaşı (MÖ 431-404) sonrasında tümüyle Sparta'nın hakimiyeti altına girmişti.A város a Déloszi Szövetség tagja volt, és részt vett a peloponnészoszi háborúban (ie 431-404).
2500 yıllarına kadar Hitit hakimiyeti altındayken bu tarihte Luvi istilasına uğramıştır.Helyén egykor kétezer-ötszáz éves hallstattkori vár állott.
Hakimiyet bölgeleri günümüz İngiltere'sinin Norfolk ve Suffolk bölgelerini kapsamaktadır.Országa a mai Norfolk és Suffolk megyékre terjedt ki.
İç kısmın daha yükseklerine mavi boya hakimdir, fakat düşük kalitelidir.A belső tér felsőbb szintjeit kék csempe borítja, de nem túl jó minőségű.
Ardından Güney Marmara bölgesine tamamen hakim olmuştur.Ezután száradt ki a Szahara egész déli területe.
3 ay kadar hakimlik yaptı.Három év múlva Tordán lett bíró.
Köyün arazisi verimlidir ve çoğunlukla kara toprağın hakim olduğu bir arazidir.A terület talaja termékeny, többnyire fekete föld.
Poker, şans, sinir hakimiyeti ve taktiğe dayalı bir iskambil oyunudur.Technikailag, taktikailag, játékintelligenciában és gólképességében kimagasló játékos.
Yukarı Mısır'a hakim olununca egemenlik Aşağı Mısır'a da yayılmıştır.Thébában uralkodott, uralma Felső-Egyiptomra terjedt ki.
Hakim nerede?Hol van a bíró?
21 Temmuz 2005'te, Denia şehrinden bir hâkim, lezbiyen bir çifte evlilik cüzdanı vermeyi reddetti.21. heinäkuuta 2005 tuomari Dénian kaupunissa kieltäytyi antamasta avioliittolupaa lesboparille.
Bir hakimin oğluydu.Hän oli tuomarin poika.
Hakim, iyi olarak, dünya kadar iyi olmak istedi.Oikeuden mukaan päällikkö myös hoiti tilanteen olosuhteisiin nähden hyvin.
Şehir 633 yılındaki Nihavend Savaşı'ndan sonra Müslüman hakimiyetine girmiştir.Islam vakiinnutti asemansa muslimien tekemän sotaretken jälkeen vuonna 633.
Elfler gibi ölümsüz olmak ve birikmiş güçlerini sonsuza kadar hakim kılmayı arzulamaya başladılar.He halusivat tulla kuolemattomiksi kuten haltiat ja nauttia voimastaan ikuisesti.
Ayrıca yeryüzüne ve gökyüzüne hakimdir, gerektiğinde kartala dönüşebilir.Se voi tarkoittaa myös Jumalan tai taivaan ominaisuutta tai varmuutta taivaaseen pääsemisestä.
Yaz geceleri serin bir hava hakimdir.Lapissa on kesällä yöttömät yöt.
Doğunun ve batının hakimiyeti anlamına gelir.Tätä on idän ja lännen magia.
Çin’in kuzeyine hakimdiler.Se on Kiinan pohjoisin prefektuuri.
İspanya bölge üzerindeki hakimiyetini 1778 yılında 1968 yılına kadar sürdürmüştür.Alue oli Espanjan hallinnassa vuodesta 1778 vuoteen 1968 saakka.
Plan olması gerektiği gibi işler ve üç adam sonunda tüm gemiye hakim olur.Kaikki sujuu suunnitelmien mukaan, ja pian kolmikko on kalastusaluksen isäntiä.
Geleneksel erkek hakimiyeti yıkıldı.Perinteinen kansanopisto oli murroksessa.
Bu yeni sistem içerisinde polisin, savcının ve hakimin görevlerinde değişiklikler yapıldı.Koordinointikokouksiin osallistuu yksikön henkilökunnan ohella syyttäjiä, tuomareita ja poliiseja.
Mistisizm, rûhun cesede hakîmiyetini sağlama ameliyesidir.Rythe: Rituaalinen tapa palauttaa kunnia.
1956’da tenzilen Akşehir Sulh Ceza Hâkimliğine nakledildi.(1956) Turun tuomiokapituli uskonpuhdistuksen murroksessa.
Hâkimse, bunu hükümetin "propaganda mekanizmasına" bağladığını dile getirdi.Hänen mukaansa toimi oli hallituksen "propagandakoneen" syytä.
Herb Ritts tarafından çekilen videoda, siyah-beyaz tonlar hakimdir.Cherishin musiikkivideo, jonka on ohjannut Herb Ritts, on mustavalkoinen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
haki ile cümle - Sayfa 38 - haki kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App