İlçede hakim rüzgar yönü güney batısıdır.Převládající směr větru je jihozápadní.
Daha sonra bölgeye Romalılar hakim oldu.Později region obsadili Římané.
Bütün ülkelerde açık serbest piyasa ekonomisi hâkimdir.Podporuje volný mezinárodní obchod mezi všemi státy.
Apa Kağan ise, ülkenin kuzeyindeki topraklara hâkim olmuştu.Vlajka byla zřejmě ponechána ze severního kraje.
Yine de her zaman barış hâkim değildi.Neprobíhala však vždy v klidu.
Daha sonra Şam'a taşındı ve orada başarılı bir hakim olarak çalıştı.Později se přestěhoval do Brna a působil tam jako advokát.
Mayer, Ağustos 1928'de, kazananları belirlemek için Akademi Merkez Kurulu Hakimleriyle temasa geçti.V srpnu 1928 nechal na dresy přidat čísla hráčů.
1974-1998 yılları arasında Sayıştay tetkik hakimliği, 1998-1999 yıllarında da Sayıştay üyeliği yapmıştır.Role vlády Spojených států jako zprostředkovatele byla během období 1973 – 1988 kritická a také sporná.
18 Ağustos 1340 (1924) tarihinde Kocaeli Asliye Mahkemesinde hâkimlik görevine başlamıştır.Dne 24. září 1849 svolal Mikuláš I. komisi vojenského soudu.
Dördüncü Haçlı Seferi ve bölgedeki ticaretteki Venedik hakimiyeti yeni koşullar yarattı.Cruciada a patra și dominația venețiană a comerțului în zonă a creat condiții noi.
Şehrin idaresini çok hoşgörüsüz sert bir hakim olarak bilinen Angelo'nun eline bırakır.Ca atare, lasă conducerea orașului în mâinile unui judecător foarte strict, Angelo.
Ventspils daha sonrası ise Rus İmparatorluğu hakimiyetine girmiş ve gelişmesi tekrar duraklamıştır.Ventspils a căzut sub controlul Imperiului Rus și creșterea sa a fost oprită.
Birleşik Krallık'ta din, 1400 yıldan uzun bir süredir çeşitli Hristiyanlık ekollerine hâkim olmuştur.Viața religioasă a actualului Regat Unit este dominată de diverse forme de creștinism de peste 1400 de ani.
Yörük örf, âdet ve görenekleri hakimdir.Uzual, ayat-ul și burhan-ul vieții (Vezi Ayat).
Şın sözü, gerçek, hakikat anlamına gelir.Spune, mândră, adevăru!
Roma hakimiyetine giren şehir yağmalanmış ve şehirdeki 25 bin kişi köle olarak satılmak üzere esir edilmiştir.Orașul a fost jefuit și 25 000 de locuitori au fost vânduți în sclavie.
Britanya'da Roma hakimiyetinin sonuSfârșitul conducerii romane în Britania ^ Bede.
Sloganı "the truth shall make you free" yani "hakikat sizi özgürleştirir"dir.Motto-ul său este: Și adevărul vă va face liberi. ^ Adevărul
Hâkim olarak görev yaptı.A lucrat ca judecător.
Ishme-Dagan zamanında ise Nippur'a hakim olunmuştur.El a fost socotit pe bună dreptate un nihilist.
Monopsoni, tek alıcının birden fazla satıcının olduğu bir piyasaya hakim olduğu iktisadi bir durumdur.Monopson, situație în care există un singur cumpărător al unui bun economic.
Kamuoyu da Prusya hakimiyetine karşıydı.Opinia publică se opunea și ea dominației prusace.
Bu nedenle kendimize hakim olamayarak bir gözyaşı seline kapılıyoruz," ifadelerinde bulunmuştur.Deci când , un torent incontrolabil de lacrimi ne șiroiește pe față,” a spus el.
Alexander'ın babası, Marcus Julius Gessius Marcianus Suriyeli bir Promagistra idi ( Sulh Hakimi).Tatăl lui Alexandru Sever, Marcus Julius Gessius Marcianus, a fost promagistrat sirian.
Doğunun ve batının hakimiyeti anlamına gelir.Aceasta este magia orientală si occidentală.
Daha sonra Köln'de stajyer hakim olarak çalıştı.Apoi a lucrat la Frankfurt ca judecător în Tribunalul de muncă.
Gökyüzünün bu bölgesindeki en önemli küme, evrenin bu bölgesine hakim olan büyük Abell 3627 kümesidir.În direcția Marelui Magnet se află grupul de galaxii Abell 3627, despre care se consideră că este centrul său.
Hakimlerini tanımayı bırakmalıyız; onlar da sadece bizim hakimlerimize tabi olmalılar.Au luat treptat îndatoririle judecătorilor secui aleși, însă membrii juriului au fost încă aleși locali.
Genellikle hakim rüzgarlar Kuzey rüzgarlarıdır.Vânturile dominante sunt cele nordice.
Bu sayede İtalya'da Habsburg hakimiyeti ağırlık kazandı.În final, dinastia Habsburg a câștigat doar Innviertel. ^ Idem.
Kur’ân-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm: Üç ciltlik Kur’an meâlidir.El spune într-o altă carte: „fachirul trece prin trei pași (etape).
Ancak Açe'ye Portekizliler değil, Hollandalılar hakim olmuştur.Dar nu portughezii au fost cei care au făcut primele importuri de ceai în Europa, ci olandezii.
1243 yılında yapılan Kösedağ Savaşı'nın ardından tüm bölge Moğollar'ın hakimiyeti altına girdi.După marea invazie mongolă (1241), întreaga regiune este controlată politic de către Hoarda de Aur.
Hakimlik ve çeşitli bakanlıklarda memurluk görevlerinde bulunmuştur.Ei îndeplineau funcții judiciare și administrative într-un comitat.
284 - Diocletianus, Ordusunun hakim olduğu bölgelerde İmparatorluğunu ilan etti.0284: Dioclețian este proclamat împărat de soldații săi.
Ülkedeki İspanyol hakimiyeti Paris Antlaşması (1763) ile yeniden tesis edilmiştir.Colonia franceză a fost cedată Imperiului spaniol în Tratatul de la Paris (1763).
Ülkede kargaşalık hakimdi."Dacă aș fi eu judecător în țară!
Doğduğunda Kral III. Alexander 20 yıldan beri hakimiyetini sürdürüyordu.Regele Manuel al II-lea în vârstă de 20 de ani pleacă în exil pentru totdeauna.
Hakikaten de Ossietzky bir yıl sonra, geriye dönük olmak üzere 1935 yılı Nobel Barış Ödülü'nün aldı.Lui Ossientzky i s-a decernat în 1936 Premiul Nobel pentru Pace pe anul 1935.
Yine de her zaman barış hâkim değildi.Dar Pacificul nu este mereu pașnic.
Yumuşak oran; % 50 den fazla kadın hâkimiyetidir.Umiditate: mai mică de 50%.
Bununla birlikte kırsal alanlar şehirlerin hakimiyetindeydi.Mai mult chiar, apărătorii erau favorizați de teren.
Bu süre içinde, verilerin istatistiksel hataları ihmal edilebilir çünkü sistematik hatalar hakim olacaktır.Această procedură neglijează erorile sistematice, cu toate acestea.
Ağır Ceza Hakimliği, Avukatlık, Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müşavirliği yaptı.La nivel central funcționează Casa de Asigurări a Avocaților, persoană juridică de interes public.
Kartaca, Batı Akdeniz'de hakim deniz gücüydü.Între timp, Cartagina se consideră o putere navală dominantă în vestul Mediteranei.
Haremdeki ve devlet içindeki entrikalara hakim biridir.El este cercetător la Centrul pentru probleme publice și de stat din Ierusalim.
Yarımada hakim dağlık arazidedir.Se află în zona de munte a județului.
Suskunluk sarmalı Hakikat Hakikat KapısıDisponibil la adresa Adevărul
İlk çağlarda bölgenin hakimi Bitinyalılar'dan hiçbir eser yoktur.Pentru prima dată în istoria lor, evreii nu mai au țară.
Mahkemenin hakimlerinden Bünyamin Karakaş tutuklandı.Judecătorii curții marțiale erau sub presiune.
Hamaloğlu sülalesi köyün hakimidir.Valea Oltului reprezintă o adevărata axă a teritoriului județului.
Bu hisar hakikatten sağlamdı.Calculele sale nu l-au înșelat.
Aynı dönemde Macaristan üzerinde hâkimiyet kurmak için uğraş veren bir başka devlet de Avusturya'ydı.Alte destinații preferate de cei care căutau o viață nouă includeau Australia.
Tutuklu, bir hakim huzuruna çıkarıldı.Deținutul a fost adus în fața unui judecător.
İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrası avukat ve hakim olarak çalıştı.A II. világháború előtt és után ügyvédként és bíróként dolgozott.
Temmuz sonu itibarıyla İngiliz Kraliyet Donanması Doğu Akdeniz'de hakimiyeti sağlamıştı.Július végére a Brit Királyi Haditengerészet megszerezte az uralmat a Földközi-tenger keleti részén.
Allectus, yenilerek öldürüldü ve Britanya'daki Roma hakimiyeti yeniden tesis edildi.Allectust legyőzték és megölték, a római fennhatóságot pedig helyreállították Britanniában.
Bir hakimin oğlu olarak 1795 yılında, Leipzig yakınlarındaki Delitzsch'te doğdu.Egy bíró fiaként született a Lipcséhez közeli Delitzsch településen.
İsrail topraklarında Musevi inancı hakimdir.Izrael Mózes előtti vallásának nyomai.
Bursa Hakimiyet.A tőzsdeadó.