Ana içeriğe geç
Sözlük

haki ile cümle

haki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
8. yüzyıl ve 9. yüzyıllarda üç hanedan Mağrip'e hakim olmuştur.Außerdem ging man im 8. und 9. Jahrhundert zur Dreifelderwirtschaft über.
Bursa Hakimiyet.Wertpapierrecht.
Gürsel Millî Birlik Komitesi ile ülkenin tek hakimi olmuştu.Jury Fränkel war mit sich und der Welt im Reinen.
Bir yörel hakim onun sürgüne gönderilmesini istemktedir.Sein Hof schien bereit, ihn ins Exil schicken zu wollen.
Şarkının geneline banjo ezgileri hakim olmasının yanı sıra elektro gitar da kullanılmıştır.Elektrik vor den Musikerpseudonymen im Bandnamen bezieht sich auf die Verwendung einer elektrischen Gitarre.
Bu hakimiyetler kalıcı olmamıştır.Allerdings sind diese Merkmale nicht konstant.
Uranüs'ün devrilmesiyle hakimiyet Kronos'a geçer.Das Geschlechtsteil des Uranos warf Kronos ins Meer.
İskender, Alinda Kraliçesi Ada’yı bütün Karia bölgesinin hâkimi yapmıştır.Der siegreiche Alexander setzte die ältere Ada als regierende Fürstin in Karien ein.
Rusların amacı Polonya üzerinde hakimiyet kurmaktır.Die Pläne zielten auf die Abhängigkeit Russlands von Polen.
İkinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrası avukat ve hakim olarak çalıştı.Bis zum Ende des Zweiten Weltkriegs arbeitete er von nun als Rechtsanwalt und Notar.
Mançular Kaşgar'ı ele geçirdiklerinde hocaların hakimiyetini tamamen ortadan kaldırmıştır.Auf Anordnung Jarosław Kaczyńskis wurde jedem die Mitgliedsrechte entzogen.
Yönetime daha çok bu kabileler hakim oluyordu.Den Kreisämtern übergeordnet waren die Gubernien.
Ancak; Çin'de yoğun bir sansür hâkimdir.Sie ist ein Endemit Chinas.
31 Ocak 2008’de Chris Hakius grubu bıraktı ve yerini Grails’ten Emil Amos aldı.Anfang 2008 verließ der Schlagzeuger Chris Hakius die Band und wurde durch Emil Amos ersetzt.
Mevhum (vehimde tahayyül ve tasavvur edilen) Hüda'yı yok etmeksizin hakiki Hüda ispat edilmiş olmaz."Wer aber trotzdem bei seiner Feuerstätte keine Abhilfe schafft, dem soll sie zerstört werden.
Pers hakimiyetinin kısa bir düzenlemesi bazı kaynaklarda 31. Hanedanlık olarak yer alır.Die geringe Zahl der Opfer wird der Heilkraft der Quelle beim Haus Nr. 41 zugeschrieben.
18 Ağustos 1340 (1924) tarihinde Kocaeli Asliye Mahkemesinde hâkimlik görevine başlamıştır.Am 18. August 1924 wurde er Richter am Amtsgericht in Kocaeli.
Üyeleri hakim değildir.Richter sind nicht unfehlbar.
Diğer iki yüksek dereceli hakim de üye olur.Weiter gehören mehrere oberste Richter dazu.
Duygularınızın size hâkim olmasına izin vermeyin. Sakin olun!Ne vous laissez pas dominer par vos émotions. Restez calme !
Hakikat şaraptadır.La vérité est dans le vin.
Tom hakikatten habersiz.Tom ne connaît pas la vérité.
Allah Güçlü’dür, Hakim'dir.Et Allah est Puissant et Sage ».
Ve yeryüzüne hâkim kıldı.C'est lui qui acquis la terre de Sourdéac.
İnsan eşyayı (nesneleri, doğayı) hakikatte olduğu gibi değil, kendisine göründüğü şekilde algılamaktadır.Cela met l'homme face à lui-même, sous son propre jugement et non sous celui d'une divinité.
İkisi de hakikati ararlar.Ils sont tous les deux en quête de la vérité.
Elfler gibi ölümsüz olmak ve birikmiş güçlerini sonsuza kadar hakim kılmayı arzulamaya başladılar.Ils voulurent devenir immortels comme les Elfes et jouir de leur puissance accumulée pour toujours.
31 Ocak 2008’de Chris Hakius grubu bıraktı ve yerini Grails’ten Emil Amos aldı.Le 31 janvier 2008, Chris Hakius quitte le groupe et est remplacé par le batteur Emil Amos de Grails.
Ruh ölümsüz hakikattir, madde ise ölümlü yanlışlık.L’Esprit est la Vérité immortelle ; la matière est l’erreur mortelle.
Oluşan iktidar boşluğunda hükümdarlar, birbirleri üzerindeki hâkimiyeti elde etmek için çarpışıp duruyorlardı.Bien qu’elles aient été infidèles, elles furent dévouées l’une à l’autre pour le restant de leurs jours.
İnkalar ya da imparatorluk Viracocha Inca’yla bölgedeki hakimiyetini pekiştirdi ve topraklarını genişletti.Avec Viracocha, l'empire inca conforte sa domination sur la région et étend son territoire.
İç kısmın daha yükseklerine mavi boya hakimdir, fakat düşük kalitelidir.Les niveaux supérieurs de l'intérieur sont dominés par la peinture bleue, mais de mauvaise qualité.
Şehrin idaresini çok hoşgörüsüz sert bir hakim olarak bilinen Angelo'nun eline bırakır.Il laisse le gouvernement aux mains d'un juge strict, Angelo.
Eserleri hakında Keşf’üz-Zünnûn’da ayrıntılı malûmat mevcuttur.On sent leur effort, visible dans leur mimique.
Frontal duruş hâkimdir.La parade est frontale.
"Çıplak Hakikat İkna Eder" (PDF).I'd Rather Go Naked » (« Fourrure ?
Ve mutfağın hakimi odur.Elle la cuisinière de l'organisation.
Hakikatte var olan sadece Tanrı'dır.Seul ce qui est sacré est réel.
Buna kimsenin itiraz edemeyeceği hakikatini söyleyeceğim.Voilà une vérité dont personne ne discute.
Bir kez mahkemede iken hakim, Johnson'un ismindeki "P."'nin neyi ifade ettiğini sordu.Un jour, un juge lui demande la signification du P. dans son nom.
Øresund'un hakimiyet altına alınması, tarih boyunca Danimarka ve İsveç için önemli bir yer tuttu.Le contrôle du détroit a été un enjeu important dans l'histoire du Danemark et de la Suède.
Bütün imanımızla inanırız ki rahmetle andığımız Musa hakikatlerin peygamberi ve peygamberlerin en büyüğüdür.Moïse (à gauche) et un prophète.
2015 yılında Svala İzlanda'daki "The Voice" adlı franchise'a dört hakimden biri olarak katıldı.En 2015, Svala rejoint le jury de la franchise islandaise de The Voice,.
İlk Peygamberler; Yeşu, Hakimler, 1. Samuel, 2. Samuel, 1. Krallar, 2. Krallar.Il s'agit des livres de Josué, Juges, 1 et 2 Samuel, 1 et 2 Rois.
Tutuklandıktan 9 ay sonra hakim karşısına çıkabildi.Au bout de neuf mois de détention, il est acquitté par le tribunal.
Doğunun ve batının hakimiyeti anlamına gelir.Voici la magie d’Orient et d’Occident.
Avukat Hâkim ^ Yurtcan, E. (2008).Wasmer, E. (2008).
1850 yılından itibaren Fransızlar bölgede hakimiyet kurmaya çalışarak bölgeyi kolonileştirmeye başlamışlardır.Au XVIIe siècle, les Français ont commencé à coloniser la région.
Hukuk eğitimi görmüş ve hakimlik yapmıştır.Il étudie le droit et devient juge.
Bu birleşmeye rağmen kral ve kraliçe hakimiyetleri altındaki bölgelerin yönetimlerini bırakmamıştır.Malgré tout, le roi et la reine sont loin de perdre leurs appuis dans le pays.
1102 : Bölgenin Macar hakimiyetine geçmesi.1106 : Deuxième agrandissement de la ville.
Northumbria kralına hakimiyetini kabul ettirmiştir.Il a obtenu l'approbation du roi de Norvégien.
Bir hakimin oğluydu.Il est le fils d'un magistrat.
Serbestlik esası konuya hakimse de simetrik konum çıkılmamıştır.La tête doit être dépourvue de marque Sumi.
Sonraları bu yetkililer hakim konumuna yükseltilmiştir.Ce juge est par la suite relevé de ses compétences.
Kamuoyu da Prusya hakimiyetine karşıydı.L'opinion publique s'opposait également à la domination prussienne.
Merkezi bölgeye iki dev eliptik gökada, NGC 4874 ve NGC 4889 hakimdir.La région centrale est dominée par deux galaxies elliptiques géantes : NGC 4874 et NGC 4889.
Romalılar yaklaşık 450 yıl bölgeye hakim olmuşlardır.Les Romains ont occupé le territoire pendant 350 ans.
Monopsoni, tek alıcının birden fazla satıcının olduğu bir piyasaya hakim olduğu iktisadi bir durumdur.Un monopsone est un marché sur lequel un seul demandeur se trouve face à un nombre important d'offreurs.
Otuz üç sayfadan meydana gelmiş ve İstanbul'daki Tercüman-ı Hakikat Matbaası'nda basılmıştır.Il a été traduit en 39 langues, et inclus aux programmes scolaires de littérature de la Shoah.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
haki ile cümle - Sayfa 24 - haki kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App