Bugün pek çok batılı kadın için feminist diye adlandırılmak bir hakaret.بالنسبة لأغلب النساء في العالم الغربي اليوم أن تدعى امرأة بأنها مناصرة لحقوق المرأة عبارة عن إساءة وسب لها
Bugün pek çok batılı kadın için feminist diye adlandırılmak bir hakaret.フェミニストと呼ばれるのは侮辱です フェミニズムはセクシーではないけれど
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaApa jumlah itu penghinaan untuk, ditimbang, maksudku, dalam skala New
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaCe înseamnă această sumă mârşăvie faţă, cântărită, vreau să spun, în scara de noi
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaChe cosa significa tale importo per indegnità, pesato, voglio dire, nelle scale del Nuovo
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaCo oznacza, że kwota do zniewagi, zważyć, to znaczy w skali Nowego
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaCo to ponížení částku, vážil, myslím, do váhy nového
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaČo to poníženie čiastku, vážil, myslím, do váhy nové
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaHvad betyder det nedværdigelse beløb til, vejet, mener jeg, i skalaerne i den nye
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaKaj to Uradov znesek, pretehtati, mislim, v tabeli, v New
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalama그 모욕의 금액은 무게가 왜, 내가 새의 저울에 의미
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaMitä tämä nöyryytys määrä, punnittu, tarkoitan, että asteikot uuden
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaMit méltatlan összeget, lemért, úgy értem, hogy a mérleg az Új
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaO que faz essa quantidade de indignidade, pesado, quero dizer, nas escalas do Novo
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalama¿Qué significa esa cantidad a la indignidad, pesado, es decir, en las escalas de la Nueva
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaQu'est-ce que le montant de l'indignité, pesé, je veux dire, dans les écailles de la Nouvelle
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaSố tiền đó sỉ nhục, không gì nặng, tôi có nghĩa là, quy mô của New
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaVad betyder det förödmjukelse uppgå till, vägde, jag menar, i vågen av New
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaWas bedeutet das Schmach betragen, gewogen, ich meine, in den Schuppen der New
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaWat betekent dat onwaardigheid bedraagt, gewogen, ik bedoel, in de schalen van de Nieuwe
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaΤι σημαίνει αυτό το ποσό προσβολή προς, ζυγίζονται, εννοώ, στις κλίμακες του Νέου
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaКакво значи това унижение в размер на тежеше, искам да кажа, в мащабите на Новия
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaЧто это унижение составит, взвешивали, я имею в виду, в масштабах новых
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaЩо це приниження складе, зважували, я маю на увазі, в масштабах нових
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaמה זה הסכום ההשפלה אל, שקל, כלומר, את הכף של ניו
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalamaماذا هذا المبلغ إلى المهانة ، وزنه ، يعني في ميزان الجديدة
Bu hakarete miktarı tartılır, nedir, Yeni ölçekler, ortalama新約聖書?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.A někteří stojíce tu řekli: Nejvyššímu knězi Božímu zlořečíš?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.A tí, ktorí tam stáli, povedali: Najvyššiemu kňazovi Božiemu zlorečíš?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Az ott állók pedig mondának: Az Istennek fõpapját szidalmazod-é?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Cei ce stăteau lîngă el, i-au zis: ,,Îţi baţi joc de marele preot al lui Dumnezeu?``
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Ceux qui étaient près de lui dirent: Tu insultes le souverain sacrificateur de Dieu!
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Då sade de som stodo därbredvid: »Smädar du Guds överstepräst?»
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.De som stod der, sa da: Skjeller du ut Guds yppersteprest?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Die aber umherstanden sprachen: Schiltst du den Hohenpriester Gottes?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.E i presenti dissero: «Osi insultare il sommo sacerdote di Dio?»
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler."Hoe durft u de hogepriester beledigen!" zei één van de mannen die bij Paulus stonden.
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.곁에 선 사람들이 말하되 하나님의 대제사장을 네가 욕하느냐
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Los que estaban presentes le dijeron: --¿Insultas tú al sumo sacerdote de Dios
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Men de, som stode hos, sagde: "Udskælder du Guds Ypperstepræst?"
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Những kẻ đứng đó nói rằng : Ngươi nhiếc_móc thầy_cả thượng phẩm của Ðức_Chúa_Trời sao !
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Những kẻ đứng đó nói rằng: Ngươi nhiếc móc thầy cả thượng phẩm của Ðức Chúa Trời sao!
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Niin ne, jotka seisoivat lähellä, sanoivat: "Herjaatko sinä Jumalan ylimmäistä pappia?"
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Orang-orang yang di sebelah Paulus berkata kepada Paulus, "Engkau menghina imam agung Allah!
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Os que estavam ali disseram: Injurias o sumo sacerdote de Deus?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Tisti pa, ki so zraven stali, reko: Velikega duhovnika Božjega psuješ?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Zatem ci, którzy tam stali, rzekli: Najwyższemu kapłanowi Bożemu złorzeczysz?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Οι δε παρεστωτες ειπον Τον αρχιερεα του Θεου λοιδορεις;
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Предстоящие же сказали: первосвященника Божия поносишь?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.Ті ж, що стояли, сказали: Ти архиєрея Божого злорічиш?
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.ויאמרו העמדים שם את הכהן הגדול לאלהים תחרף׃
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.فقال الواقفون أتشتم رئيس كهنة الله.
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.站 在 旁 邊 的 人 說 、 你 辱 罵 神 的 大 祭 司 麼
Çevrede duranlar, ‹‹Tanrının başkâhinine hakaret mi ediyorsun?›› dediler.站在 旁邊 的 人說 、 你 辱罵神 的 大 祭司 麼
Çünkü evin için gösterdiğim gayret beni yiyip bitirdi, Sana edilen hakaretlere ben uğradım.Veljilleni minä olen tullut vieraaksi, olen tullut oudoksi äitini lapsille.
Çünkü evin için gösterdiğim gayret beni yiyip bitirdi, Sana edilen hakaretlere ben uğradım.(68:10) ибо ревность по доме Твоем снедает меня, и злословия злословящих Тебя падают на меня;
Çünkü evin için gösterdiğim gayret beni yiyip bitirdi, Sana edilen hakaretlere ben uğradım.(69:10) Car le zèle de ta maison me dévore, Et les outrages de ceux qui t`insultent tombent sur moi.
Çünkü evin için gösterdiğim gayret beni yiyip bitirdi, Sana edilen hakaretlere ben uğradım.Atyámfiai elõtt idegenné lettem, és anyám fiai elõtt jövevénynyé.
Çünkü evin için gösterdiğim gayret beni yiyip bitirdi, Sana edilen hakaretlere ben uğradım.Căci rîvna Casei Tale mă mănîncă şi ocările celor ce Te ocărăsc pe Tine cad asupra mea.
Çünkü evin için gösterdiğim gayret beni yiyip bitirdi, Sana edilen hakaretlere ben uğradım.Cizí učiněn jsem bratřím svým, a cizozemec synům matky své,