Ana içeriğe geç
Sözlük

hak ile cümle

hak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu bir hakaret!This is an outrage!
İlk önce ben kızımın sağlığı hakkında çok kaygılıyım.First of all, I'm very worried about my daughter's health.
Blümchen denilen bir Alman şarkıcı hakkında duydun mu?Have you heard about a German singer called Blümchen?
Kimse bunun hakkında konuşmazdı.No one would talk about it.
Onun hakkında kimse bir şey söylemedi.No one said anything about that.
Bunun hakkında başka biri biliyor mu?Does anyone else know about this?
İşte, o benim haklı olduğumu kanıtlıyor!Hah, that proves I was right!
Tom sadece herkes hakkında bilir görünür.Tom seems to know just about everybody.
Ofisteki herkes Tom'un sorunları hakkında biliyordu.Everyone in the office knew about Tom's problems.
İnsan haklarını unutmayalım.Let's not forget human rights.
Tom haklı.Tom's right.
Onlar haklı.They're right.
Bu hakarettir.That's offensive.
O, hayvanlar hakkında çok bilgi sahibi.He is very knowledgeable about animals.
McDonald's'taki kahvaltı hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about breakfast at McDonald's?
Tom bana ağır biçimde hakaret etti ama ben ona aynen karşılık verdim.Tom insulted me severely, but I gave him tit for tat.
Katedral şehir manzarasına hakimdir.The cathedral dominates the cityscape.
Şehrin manzarasına katedral hakim durumda.The cathedral dominates the view of the city.
Ne konuştuğun hakkında hiç bir fikrim yok.I have no clue what you're talking about.
Ne hakkında konuştuğunu bilmiyorum.I have no clue what you're talking about.
Doktorlar bize sağlığımız hakkında bilgi verir.Doctors give us information about our health.
Doktorlar sağlığımız hakkında bize bilgi verir.Doctors inform us about our health.
Hak etti.That serves him right.
Muhtemelen haklısın.You're probably right.
İngilizcenin hakimiyeti Avrupa diyaloğunu öldürüyor.The dominance of English is killing the European dialogue.
Gerçeği bilmeyi hak ediyor.He deserves to know the truth.
O, gerçeği bilmeyi hak ediyor.He deserves to know the truth.
Bu gerçekten ne hakkında?What is it really about?
Bu bakımdan haklısın.In this respect, you're right.
Gece yürüyüşleri hakkında harika bir şey var.There's something wonderful about night walks.
İngilizce yazarken İngiltere hakkında düşünmem.I do not think about England, whilst I write in English.
Yahudi-Hıristiyan konuları hakkında yazmamı istiyorsan para ödemek zorundasın.If you want me to write about Judeo-Christian topics, you have to pay money.
Ben üniversitenin varlığı hakkında öğrendiğimden beri, ben oraya gitmek istedim.Ever since I learned about the existence of the university, I wanted to go there.
Başka bir şey hakkında düşünüyor gibi görünüyorsun.It looks like you're thinking about something else.
Çelik hakkında önemli bir kalite onun gücüdür.An important quality of steel is its strength.
Oy vermek onların hakkı.It is their right to vote.
Diğer bilim adamları onun dinozorların kayboluşu hakkındaki teorisini tartışıyorlar.Other scientists are debating his theory about the disappearance of dinosaurs.
Onlar sorun hakkında konuşmak için istekli.They are willing to talk about the problem.
Gelecekte onun hakkında konuşabiliriz.We can talk about it in the future.
Ailem hakkında konuşmayı durdurun.Stop talking about my family.
Senin gibi biri bu cezayı hak etmiyor.Someone like you doesn't deserve this punishment.
Müzik hakkında konuşmak istemiyorum.I don’t want to talk about music.
Kızlar hakkında konuşmak istiyorum.I want to talk about girls.
Bundan daha iyisini hakediyorum.I deserve better than this.
Onun hakkında çok düşünüyorum.I think about her a lot.
Rüyalar hakikati söyler.Dreams tell the truth.
Haklı olduğun zaman haklısın.When you're right, you're right.
O bana senin hakkında iyi şeyler anlattı.She told me good things about you.
Bu sadece para hakkında değil.It's not just about the money.
Kimse bunu hak etmiyor.Nobody deserves that.
Onun hakkında ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do about her.
Biz haklıyız.We're right.
Tom haksız.Tom is unfair.
Sen haksızsın.You're unfair.
Ne kadar yalnız hissettiğim hakkında düşünmemeye çalışarak sadece orada oturdum.I just sat there trying not to think about how alone I felt.
O onun hakkında bir sahne yaptı.She made a scene about it.
O onun hakkında mutlu değildi.She was not happy about it.
Neden içeri gelmiyorsun ve bunun hakkında konuşacağız.Why don't you come in and we'll talk about this?
Niçin onun hakkında düşünmesi için Tom'a biraz zaman vermiyorsun?Why don't you give Tom some time to think about it?
Niçin onun hakkında sadece Tom'la konuşmuyorsun?Why don't you just talk to Tom about it?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod