Bunun hepsi ne hakkındadır?What is this all about?
En eski düşüncelerim fonetik hakkındaydı.My earliest thoughts were about phonetics.
Bu kutuyu açmaya hakkın yok.You have no right to open this box.
Söylediklerin hakkında ciddi misin?Are you serious about what you're saying?
Yiyecekler hakkında herhangi bir sorunuz var mı?Do you have any questions about the food?
O mesele hakkında bir şey bilmemen tuhaf.It's strange that you don't know anything about that matter.
Biz bu siyasetçileri hak ediyoruz.We deserve these politicians.
Bir hediyeyi hakediyorsun.You deserve a present.
Tamamen anlamadığın bir durum hakkında genelleme yapmak tehlikelidir.It is dangerous to generalise about a situation which you do not fully understand.
Yanıt verme hakkın yok.You have no right to answer.
Onun popülerliği hakkında şüphelerim var.I have doubts about his popularity.
Keşke duygularım hakkında konuşma cesaretim olsa.I wish I had the courage to speak about my feelings.
Bu sadece hakkında düşündüğüm şey.It's just what I was thinking about.
Ne hakkında çıldırdın?What are you mad about?
Ken babasının durumu hakkında sordu.Ken asked about his father's condition.
Bu dün Linda'nın hakkında konuştuğu araba.This is the car that Linda was talking about yesterday.
John ve Mary'nin o önemli mesele hakkında farklı fikirleri vardı.John and Mary had different opinions about that important matter.
"Bill hakkında bir şey biliyor musun?" "Hayır, ne oldu ona?""Do you know anything about Bill?" "No, what happened to him?"
Ben tehlike hakkında onu uyardım.I warned him about the danger.
Bu civardaki kızların ne kadar güzel oldukları hakkında hiçbir fikrin yok!You have no idea how pretty the girls are around here!
Bu ürün hakkında bazı değişiklikler yapabilir miyim?Can you make some alterations on this product?
Geleceğin hakkında düşün.Think about your future.
Temelde, kesinlikle haklısın.Basically, you're absolutely right.
Onlar kültür hakkında konuştular.They talked about culture.
Allah her zaman haklıdır.God is always right.
Onlar ne hakkında tartışıyordu?What were they arguing about?
Ne hakkında tartışıyordunuz?What were you arguing about?
Müşteriler hizmet hakkında şikayet ediyorlar.The customers are complaining about the service.
Tom haddinden fazla gürültü hakkında şikayet etti.Tom complained about the excessive noise.
Öyle haksız bir öneriyi reddetmeliydin.You should've rejected such an unfair proposal.
Masanın üstünde dans etme hakkında bir kitap var.There's a book about dancing on the desk.
Mary garsona hakaret etti.Mary insulted the waiter.
Mary Tom'un gizli ilişkisi hakkında öğrendi.Mary found out about Tom's secret relationship.
Cahilliğin en yüksek formu, hakkında hiçbir şey bilmediği bir şeyi reddetmektir.The highest form of ignorance is to reject something you know nothing about.
Sadece onun hakkında bana uymayan bir şey var.There's something about him that just doesn't sit right with me.
O ne hakkında konuşuyor?What is she talking about?
Eğer mümkünse, bu konu hakkında daha fazla okumak istiyorum.If possible, I'd like to read more about this subject.
Neden şimdi onun hakkında konuşmaya karar verdin?Why did you decide to speak about that now?
O yalnızca iş hakkında konuşur.She speaks only about work.
Hiç kimse film hakkında konuşmadı.Nobody talked about the movie.
Neden hiç geçmiş hakkında konuşmak istemiyorsun?Why don't you ever want to talk about the past?
Bu röportajda, Antonio birkaç yıl önce ölen oğlu hakkında konuşuyor.In that interview, Antonio talks about his son that died a few years ago.
Bu rehber kitap Sao Paulo kenti hakkındadır.This guide book is about São Paulo city.
Maria ekonomi hakkında çok az şey bilir.Maria knows very little about economy.
Mary'ye ne olduğu hakkında zaten Tom'a söyledin mi?Have you already told Tom about what happened to Mary?
O, noeli hastanede harcamak zorunda kalmak hakkında çok kaygılıydı.He was very worried about having to spend Christmas in the hospital.
Düşündüğümü söyleme hakkım var.I have the right to say what I think.
O etraftayken o, onun hakkında konuşacak kadar aptal değildi.He wasn't stupid enough to talk about that while she was around.
Onun huzurunda o, onun hakkında konuşacak kadar aptal değildi.He wasn't so stupid that he talked about that in her presence.
Onun kim olduğu hakkında hiçbir fikrim yok.I have no idea who she is.
Senin hakkında konuştuğumu kim söyledi?Who told you I was talking about you?
Bunun hakkında bir şey söyle.Say something about this.
Onun hakkında fazla bilgimiz yok.We don't know much about him.
John Bay Black hakkında bir şeyler biliyor olabilir.John might know something about Mr. Black.
Mary yaşı hakkında yalan söyledi.Mary lied about her age.
Bu konuda ne yapacağımız hakkında uzun bir tartışma yaptık.We had a long discussion about what to do about it.
Onun yemekleri hakkında şikâyet ettiğini hiç duymadım.I've never heard him complaining about his meals.
Onun hakkında ne diyebilirim?What can I say about him?
Onun hakkında daha sonra görüşürüz.We'll talk about that later.
Babasının durumu hakkında sordu.She asked about his father's condition.