O haber hakkında nasıl öğrendin?How did you learn about that news?
Bu konuda pek haklı değilsin. Açıklamama izin ver.You aren't quite right about that — let me explain.
Şimdi bunun hakkında düşündüğüm zaman, bizim aile çok sefil bir hayat yaşadı.When I think about it now, our family lived a very miserable life.
Çeşitli şeyler hakkında konuştuk.We talked about various things.
İnsanların onun hakkında söylediklerinin tek kelimesine inanmıyorum.I don't believe a word of what people have been saying about her.
Asla onun hakkında konuşmayacak.She will never talk about it.
Yeni film hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think of the new movie?
O, konferans sonuçları hakkında ne düşünüyor?What does she think about the conference results?
Fransızca hakkında herhangi bir bilgiye sahip misin?Do you have any knowledge of French?
Kilom hakkında çok endişeliyim.I'm very worried about my weight.
O, kırk yılda bir haklı.He is right once in a blue moon.
Hastayım, bu nedenle benimle yemek hakkında konuşma.I'm sick, so don't talk me about food.
Herkes hak ettiğini alır.Everyone has what he deserves.
Bir hükümetin gayri safi mutluluk ölçme hakkında nasıl hareket edeceğini merak ediyorum.I wonder how a government would go about measuring gross national happiness.
Telefonda onun hakkında konuştular.They talked about it on the telephone.
Lütfen aileniz hakkında konuşun.Please talk about your family.
Annesi onun hakkında çok endişeli.His mother is worried sick about him.
İnsanların benim hakkımda ne dediğini bildiğimi düşünmüyor musun?Don't you think I know what people say about me?
Bu kitap dilbilim hakkında değil.This book is not about linguistics.
Onun hakkında konuşmak için uygun bir zaman değil, değil mi?It's not a convenient time to speak about that, is it?
Bu insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?What do you think of these people?
Bu otel rehber kitabın verdiği dört yıldızı hak etmekten uzaktır.This hotel is far from deserving the four stars the guidebook gives it.
İspiyoncu hakkında herhangi bir bilgi ifşa edemem.I cannot disclose any information about the informant.
Onunla plan hakkında konuştuk.We talked about the plan with him.
Dünkü yangın hakkında duydun mu?Did you hear about yesterday's fire?
Ödevsiz hak, ayrıcalıktır.A right without a duty is a privilege.
Ödevsiz hak, imtiyazdır.A right without a duty is a privilege.
Radyo, kaza hakkında bilgi vermedi.The radio didn't inform about the accident.
Hava hakkında konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about the weather.
Kitap hukuk hakkında.The book is about the law.
İnsan hakları beyannamesi ABD Anayasasını değiştirdi.The Bill of Rights amended the U.S. Constitution.
Onlar bir hakim atadılar.They appointed a judge.
Bana ne hakkında tartıştığını söyle.Tell me what you're arguing about.
Onlar para hakkında tartışıyorlardı.They were arguing about money.
Sen hakettiğin için sana yardım etmek istiyoruz.We want to help you because you deserve it.
Tom hakkında endişeliyim.I'm concerned about Tom.
Onlar bütçe hakkında endişeliler.They're concerned about the budget.
Anlaşmamız hakkında çok mutluyuz.We're very happy about our deal.
Onlar zam hakkında tartışıyorlar.They're debating about raises.
Yasa tasarımız hakkında bir anlaşmazlık vardı.There was a dispute about our bill.
Para hakkında bir tartışma yaşıyorlar.They're having a dispute about money.
Tom erken mezuniyet hakkında düşünüyor.Tom is thinking about graduating early.
Yakıt ekonomisi hakkında endişeli misin?Are you worried about fuel economy?
Stephen King kötü insanlar hakkında yazar.Stephen King writes about evil people.
Ne olduğu hakkında tam bir rapor verebilir misin?Can you give an exact report of what happened?
İşsizlik hakkında bir şey yapılması gerektiğine dair genel bir kanı vardır.There's a general sense that something should be done about unemployment.
Hokey hakemi dövüşü durdurmak için müdahale etti.The hockey referee intervened to stop the fight.
Hayvanlar hakkındaki fıkraları seviyorum.I love jokes about animals.
Tom bir sanat yarışmasında bir hakemdi.Tom was a judge in an art contest.
Hakim konuştuğunda, mahkeme salonundaki herkes dinler.When the judge speaks, everyone in the courtroom listens.
Onların planları hakkında bilgim yok.I have no knowledge about their plans.
Tom hakime bağıracak kadar sinirliydi.Tom had the nerve to yell at the judge.
Tom problemleri hakkında açıktı.Tom was open about his problems.
Öğrenciler haksız sınavı protesto ettiler.The students protested against the unfair exam.
Hiç kimsenin plan hakkında sorusu yoktu.No one had any questions about the plan.
Mary sorunu hakkında düşünüyordu.Mary was thinking about her question.
Tom parti hakkında konuşarak sürprizi bozdu.Tom ruined the surprise by talking about the party.
Tom'un boşanması hakkında duymak bir şoktu.It was a shock to hear about Tom's divorce.
Annem her şey hakkında endişe eder.My mother worries about everything.
Bloğun ne hakkında?What's your blog about?