Ana içeriğe geç
Sözlük

hak ile cümle

hak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, şimdiki moda hakkında çok şey bilir.She knows much about recent fashions.
Çocuklarının sağlığı hakkında endişeliydi.She was anxious about her children's health.
O hizmet hakkında yöneticiye şikayet etti.She complained to the manager about the service.
O, bana annem hakkında soru sordu.She asked me about my mother.
O, okulum hakkında soru sordu.She asked about my school.
Benim sözümü hakaret olarak almış gibi görünüyor.She seems to have taken my remark as an insult.
Onun benim yeteneğim hakkında yanılsaması yok.She has no illusion about my ability.
O, sınavları hakkında endişe duyuyor.She's worrying about her exams.
O, haklı olduğunu iddia etti.She asserted that she was right.
O, performansı ile ilgili eleştiri alma hakkında endişeli.She was apprehensive about receiving criticism of her performance.
O, ailesi hakkında konuştu.She talked about her family.
O, durmadan ailesinin sorunları hakkında konuştu.She talked on and on about her family problems.
O başarısı hakkında mütevazı.She is modest about her achievement.
Onun yararları hakkında yaygara yaptı.She made a fuss about her benefits.
O, geleceği hakkında güvensiz hissetti.She felt insecure about her future.
Görünüşü hakkında duyarlıdır.She is sensitive about her looks.
Seyahat planları hakkında emin midir?Is she sure about her travel plans?
O kendisi hakkında konuşmayı severdi.She was fond of talking about herself.
Kadınlar için eşit hakları savundu.She advocated equal rights for women.
Yemeği hakkında çok müşkülpesenttir.She is very particular about her food.
O, derin bir nefes aldı ve sonra kendisi hakkında konuşmaya başladı.She took a deep breath and then started to talk about herself.
O, yaşam hakkında çok alaycıdır.She is very cynical about life.
O aile tarihi hakkında saatlerce homurdandı.She droned on for hours about her family history.
Okul karnesi hakkında endişeli görünüyordu.She looked worried about her school report.
Oğlu hakkında endişelenmemek elinde değildi.She could not help worrying about her son.
Oğlunun sağlığı hakkında çok endişelendi.She became very anxious about her son's health.
Oğlunun sağlığı hakkında endişeli.She is concerned about her son's health.
O kayıtsızlık hakkında bir hava üstlendi.She assumed an air of indifference.
O, kuş hakkında bir kitap yazdı.She wrote a book about the bird.
O, hayvanlar hakkında bir kitap yazdı.She wrote a book about animals.
O hayvanlar üzerindeki zulüm hakkında bir kitap okuduktan sonra et yemeyi bıraktı.She gave up eating meat after reading a book about cruelty to animals.
O, yaşı hakkında yalan söylüyor.She is lying about her age.
O, gelişi hakkında onu bilgilendirdi.She informed him of her arrival.
O, onun güvenliği hakkında endişelidir.She is anxious about his safety.
O, onun sağlığı hakkında endişeliydi.She was anxious about his health.
Sağlığı hakkında çok endişeli.She is very anxious about his health.
Sağlığı hakkında endişeli.She is concerned about her health.
O, giydiği şey hakkında özeldir.She is particular about what she wears.
Ziyaret ettiği kişiler hakkında bir kitap yazdı.She wrote the book about people she visited.
O genellikle son kocası hakkında konuşur.She usually talks about her late husband.
O beyzbol maçı hakkında arkadaşlarıyla sohbet etti.She chatted with her friends about the baseball game.
Yemek pişirme hakkında her şeyi bilir.She has an encyclopedic knowledge of cooking.
Onlar bir gün oy verme hakkını elde edeceklerini hayal etti.They dreamed they'd gain the right to vote someday.
Çeşitli konular hakkında konuştular.They talked about various subjects.
Tutuklu, bir hakim huzuruna çıkarıldı.The prisoner was brought before a judge.
Sanık eylemlerini haklı çıkarmaya çalıştı.The accused tried to justify his actions.
Sanık, hakkındaki iki suçlamadan beraat etti.The accused was acquitted on two of the charges.
Haksızlığa karşı yüksek sesle konuşmalısın.You must speak out against injustice.
Haksızlığa karşı haykır!Cry out against injustice!
Babam trafik gürültüsü hakkında şikayet etti.My father complained about the traffic noise.
Kendine hakaret edildiğini hissettiğinde o sinirlendi.Feeling himself insulted, he got angry.
Kompleks karbonhidratlar hakkında bir şey biliyor musun?Do you know anything about complex carbohydrates?
Edebiyat bize insanlık hakkında öğretir.Literature teaches us about humanity.
Onun hakkında garip hissediyorum.I feel strange about it.
Annemin sağlığı hakkında endişeliyim.I am worried about my mother's health.
Annem haber hakkında mutluydu ve ben de öyle.My mother was happy about the news, and so was I.
Kendi lisanın hakkında çok şey öğrenemezsin.You cannot learn too much about your own language.
Annesi haklıydı.His mother was right.
Annesi Tom'un öksürüğü hakkında endişe ediyor.Tom's mother worries about his cough.
Kuzey Amerika'da işler, "Her zaman müşteri haklıdır." prensibi ile yapılır.In North America, business operates on "the customer is always right" principle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod