Ana içeriğe geç
Sözlük

haftalar ile cümle

haftalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İlk sekiz haftanın bitimiyle, 9.-40. haftalar arasını kapsayan fetal dönem başlar.Следващият етап от състезанието формира останалите 8-9 седмици от началото на сезона.
İlerleyen haftalarda da ikili birbirlerine saldırmaya devam ettiler.През следващите седмици, двамата продължават да се присмиват взаимно.
İyileşme süreci haftalar alır.Лечението изисква много месеци.
İlerleyen haftalarda gitgide daha da küçülen Büyük Ordu, 14 Aralık 1812'de Rus topraklarını terk etti.Narednih tjedana još su više smanjeni ostaci Velike armije, a 14. prosinca 1812. napustili su ruski teritorij.
İlk haftalarını annesinin karnına tutunarak geçirir.Prvih mjesec dana provodi na majčinu trbuhu.
Belgrad'da 1996 yılından beri yılda iki kez (ilkbahar/yaz ve sonbahar/kış) moda haftaları düzenlenir.Također, od 1996. godine u gradu se dvaput godišnje (jesen/zima i proljeće/ljeto) održava i tjedan mode.
Sonraki haftalarda 9 numaraya çıkmayı başarmıştır.U drugom tjednu se popeo na 9. mjesto.
Tümen savaşın son haftalarında Sovyetlere karşı 6. Panzer Ordusunun bir parçası olarak savaşta yer aldı.Divizija je sudjelovala u borbi protiv Sovjeta kao dio 6.
Üçlü test hamileliğin 15. ile 22. haftaları arasında yapılabilir.Postoje primjeri štrajkača glađu koji su preživjeli između 52 i 73 dana.
Gelişimi gebeliğin 6-7. haftalarında başlar.Nakon 6-7 dana počinje vrenje.
Takibeden haftalarda Schuschnigg yeni atadığı bakanların kendi gücünü ele geçirmeye çalıştıklarını fark etti.V priebehu nasledujúcich týždňov si Schuschnigg uvedomil, že jeho noví ministri pracujú na prevzatí vlády.
Uzay istasyonları, yörüngede haftalarca, aylarca, hatta yıllarca kalmak üzere tasarlanırlar.Kozmická stanica je zariadená pre strednodobé pobyty, od niekoľkých týždňov alebo mesiacov až po roky.
Gelişimi gebeliğin 6-7. haftalarında başlar.Kohúti začínajú kotkodákať vo veku 6 – 7 mesiacov.
Ancak haftalar öncesinden tüm olumlu yayınlar durdurulmuştu.Počas 10 dní boli zastavené všetky nezglajchštachované noviny.
Petrol sızıntılarını temizlemek haftalar, aylar ve hatta yıllar almaktadır.Čiščenje razlitja nafte lahko traja mesece ali leta.
Zirvede olduğu haftalar boyunca albüm, her hafta 25 bin kadar sattı.Album je kakšnih trideset tednov prodajal po 25,000 izvodov na teden.
Geçmişi, 1938 yılında Avusturya'nın ilhakından II. Dünya Savaşı'nın son haftalarına kadar sürmüştür.Tretje obdobje pa obsega leta od konca druge svetovne vojne do njegove smrti leta 1985.
Özellikle son haftalarda yaptığı asistlerle dikkat çekti.Nuo pat mažų dienų jis dalyvavo ateitininkų veikloje.
Haftalarca ikili birbirlerine sandalyeyle saldırdılar.Laikinieji prezidentai keitė vienas kitą kas kelios dienos.
Sezonun ilerleyen haftalarında daha sık oynama fırsatı buldu.Järgmistel hooaegadel sai ta järjest rohkem mänguaega.
Haftalar, aylar boyunca her akşam Tokyo metrosunun Shibuya İstasyonu'nun kapısına gitti.Hachikō tuli igal õhtul omanikule Shibuya rongijaama vastu.
11 ay yerine 6 haftaları var, gelişip hemen vınlıyorlar.11 hónap helyett, nekik csak hat hétre. Kikelnek, és már itt sem vannak.
11 ay yerine 6 haftaları var, gelişip hemen vınlıyorlar.6주면 다 자라서 날아가 버리죠.
11 ay yerine 6 haftaları var, gelişip hemen vınlıyorlar.Invece di 11 mesi, solo 6 settimane, poi decollano e partono.
11 ay yerine 6 haftaları var, gelişip hemen vınlıyorlar.I stedet for 11 måneder, de tager seks uger. De er oppe, og de er afsted.
11 ay yerine 6 haftaları var, gelişip hemen vınlıyorlar.Ne ovat ylhäällä ja matkalla.
11 ay yerine 6 haftaları var, gelişip hemen vınlıyorlar.Thay vì 11 tháng, chúng mất 6 tuần. Chúng lớn lên, rồi chết đi.
11 ay yerine 6 haftaları var, gelişip hemen vınlıyorlar.Они вырастают и исчезают.
11 ay yerine 6 haftaları var, gelişip hemen vınlıyorlar.הם גדלים, והם עפים.
11 ay yerine 6 haftaları var, gelişip hemen vınlıyorlar.تفقس ثم تنطلق.
11 ay yerine 6 haftaları var, gelişip hemen vınlıyorlar.後ろの方が見えないと困りますので
Ayda 10 günlük üç haftaları vardı.한 달은 3주로 나눠지는데 한 주는 10일 입니다
Ayda 10 günlük üç haftaları vardı.Ar fi urmat sa fie 3 saptamani de 10 zile pe luna
Ayda 10 günlük üç haftaları vardı.Eles teriam três semanas de 10 dias por mês.
Ayda 10 günlük üç haftaları vardı.Hanno tre settimane di 10 giorni al mese.
Ayda 10 günlük üç haftaları vardı.Měli by tři 10denní týdny v měsíci.
Ayda 10 günlük üç haftaları vardı.Mieli trzy tygodnie 10-dniowe na miesiąc.
Ayda 10 günlük üç haftaları vardı.Sie hatten drei 10 Tage Wochen pro Monat.
Aslında sonraki haftalarda durumu onların tahminlerinden daha da kötüleştiren bazı vergi kesintileri yapıldı.Trên thực tế, các tuần sau đó, việc cắt thuế đã được thực hiện
Aslında sonraki haftalarda durumu onların tahminlerinden daha da kötüleştiren bazı vergi kesintileri yapıldı.בעצם בשבוע לאחר מכן, מספר קיצוצים מיסים נעשו שגרמו למצב להיות אפילו יותר גרוע
Aslında sonraki haftalarda durumu onların tahminlerinden daha da kötüleştiren bazı vergi kesintileri yapıldı.في الواقع، بعدها باسبوع تم خفض الضرائب التي جعلت من الأوضاع أكثر سوءا
Aslında sonraki haftalarda durumu onların tahminlerinden daha da kötüleştiren bazı vergi kesintileri yapıldı.減税が行われ 推定されていた状況より 一層ひどくなりました
Aslında sonraki haftalarda durumu onların tahminlerinden daha da kötüleştiren bazı vergi kesintileri yapıldı.그 주(週)가 지나고 나서, 몇 건의 세금 감면이 이뤄지고 그것이 그들의 예상보다
Ayda 10 günlük üç haftaları vardı. Yepyeni bir takvimleri oldu. Ama Thermidor Temmuz ayıydı.Lla roue tourne nous sommes en juillet 1794
Ayda 10 günlük üç haftaları vardı.Въвеждат 3 десетдневни седмици в месеца.
Ayda 10 günlük üç haftaları vardı.ولديهم اسبوع مكون من 10 ايام كل شهر
Ayda 10 günlük üç haftaları vardı.そんな全然違ったカレンダーを、作ったんだ。
Ben bundan sonraki haftalarda, başkan olarak sahip olduğum tüm gücü kullanarak,Dans les semaines qui viennent, j'emploierai tout ce qui est en mon pouvoir pour que nos concitoyens
Ben bundan sonraki haftalarda, başkan olarak sahip olduğum tüm gücü kullanarak,Nelle prossime settimane userò tutti i poteri che questo ufficio ha a disposizione perché tutti i cittadini --
Ben bundan sonraki haftalarda, başkan olarak sahip olduğum tüm gücü kullanarak,В ближайшие дни я задействую все ресурсы, чтобы привлечь граждан
Ben bundan sonraki haftalarda, başkan olarak sahip olduğum tüm gücü kullanarak,في الاسابيع القادمة، سأستعمل أي قوّة يقدمها لي هذا المنصب لكي الزم مواطنّي
Ben bundan sonraki haftalarda, başkan olarak sahip olduğum tüm gücü kullanarak,接下來的幾週,我將會盡同胞們賦予我的權力
Ben bundan sonraki haftalarda, başkan olarak sahip olduğum tüm gücü kullanarak,法の執行や 親や子供に対する専門家による心のケアなど
Bir saat sürebilirdi, Haftalarca sürebilirdi. Aylarca sürebilirdi.Het kon een uur duren, maar ook weken of zelfs maanden.
Bir saat sürebilirdi, Haftalarca sürebilirdi. Aylarca sürebilirdi.Θα μπορούσε να πάρει μία ώρα, εβδομάδες ή και μήνες.
Bir saat sürebilirdi, Haftalarca sürebilirdi.Ça pouvait prendre une heure. Ça pouvait prendre des semaines.
Bir saat sürebilirdi, Haftalarca sürebilirdi.Ci poteva volere un'ora o qualche settimana.
Bir saat sürebilirdi, Haftalarca sürebilirdi.Có thể mất một giờ. Có thể mất cả tuần.
Bir saat sürebilirdi, Haftalarca sürebilirdi.Det kunde ta en timme, det kunde ta veckor.
Bir saat sürebilirdi, Haftalarca sürebilirdi.Es konnte eine Stunde dauern. Es konnte Wochen dauern.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod