Ana içeriğe geç
Sözlük

haftalar ile cümle

haftalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gebeliğin 7-12. haftaları arasında embriyoda dış cinsiyetin gelişmesi gözlenir.Tento proces proběhne mezi 15. týdnem a 7. měsícem embryonálního vývoje.
Bu yüzden yılanlar haftalarca, hatta aylarca yemek yemeleri gerekmez.Může hada nasytit na několik týdnů nebo dokonce i měsíců.
Petrol sızıntılarını temizlemek haftalar, aylar ve hatta yıllar almaktadır.Olej tuhne pomalu několik dní, měsíců, až roků.
Ünlü oyuncu, 2008 yılında 80. doğumgününden haftalar sonra felç geçirmişti.Na odpočinek odešel v červnu 2008, krátce po svých osmdesátých narozeninách.
Gelişimi gebeliğin 6-7. haftalarında başlar.Kohouti začínají kokrhat ve věku 6-7 měsíců.
İlerleyen haftalarda ikisi arasındaki sürtüşmeler devam etti.Vypjatá atmosféra na obou stranách pokračovala i v následujících dnech.
Hastalık doğumdan sonraki ilk üç ayda ve özellikle 2-4. haftalar arasında da görülebilir.Může se vyskytnout v prvních 2–3 dnech po porodu, ale také až po několika týdnech.
İlk haftalardan itibaren ülke genelinde tüm pop-folk kategorisinde birinci sıraya yerleşti.Od tohoto dne Spojeným státům patří místo mezi velmocemi první kategorie."
Özellikle son haftalarda yaptığı asistlerle dikkat çekti.V posledních letech života zůstala u pomocných prací.
Düşmanları bile acı içinde geçen son haftalarındaki cesaretine hayran kaldı.Chiar și dușmanii i-au admirat curajul din ultimele săptămâni dureroase.
Millî Gazete resmi web sitesi ^ "16-22 Mart 2015 Haftaları Arası Tiraj Tablosu".Mulțumită paginilor unei cărți apropae uitate" 16-22 august 2003.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Nu se întâmplase de secole.
Sonraki haftalarda ikisi birbirlerine saldırdı.Următoarele săptămâni, ambii s-au înjurat reciproc.
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.În următoarele săptămâni, propunerea spaniolă a fost subiectul principal pe agenda Europei.
"Çek Cumhuriyeti" radyolarında haftalarca çalmıştır.El a fost difuzat ani la rând pe posturile românești de televiziune.
Mass Effect 2 ilk oyunun bitiminden haftalar sonra başlar.A Mass Effect 2 alig pár hónappal az első rész után folytatódik.
Haftalar geçer, aylar geçer.Végül a hetekből hónapok, a hónapokból évek lettek.
Bu yüzden yılanlar haftalarca, hatta aylarca yemek yemeleri gerekmez.Az egyszeri etetés nem elég, napokig vagy hetekig is etetni kell.
İyileşme süreci haftalar alır.A gyógyulás hónapokig tart.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Majd sok évig semmi.
Bu bazen günler veya hatta haftalarca sürebilir.Ez napokig, esetleg hetekig eltarthat.
Bu yüzden kendi etrafında Dünya'dan çok daha yavaş dönecek, bir dolanımı haftalar ya da aylar alacaktır.Tengely körüli forgása jóval lassabb, mint a Földé, egy körülfordulása hetekig vagy hónapokig tart.
Hastalık doğumdan sonraki ilk üç ayda ve özellikle 2-4. haftalar arasında da görülebilir.Ritkább esetben már megjelenik az első két hónapban, vagy csak a 2-4 életév között.
Muhabbet kuşu yavruları 3. haftalarında tüy çıkarmaya başlar.A három nap alatt azonban őrült kalandok veszik kezdetüket.
22 ve 23. haftalarda takımını yalnız bıraktı.Április 22-23-án az Otrantói-szorosban volt bevetésen.
Yine de albüm, listede uzun haftalar boyunca listede kalmadı.Azonban a listákon ez az album sem szerepelt sokáig.
Dördüncü ve son kritik aşama 12-16. haftalardır.A harmadik és utolsó szőrzetváltás a tizenhat hónapos és két és fél éves kor között történik meg.
Bazı toksisiteler haftalar, aylar veya daha uzun süre devam edebilir.A tünetek több hétig vagy több hónapig fennállhatnak.
Son haftalarda ise takımın önemli oyuncularından biri haline geldi.Pár év alatt a csapat egyik legmeghatározóbb játékosa lett.
Bu haftalar daha sonra Dresden ve Viyana'da da yapılmaya devam etti.Néhány hét múlva ugyanezt tette Bécsben is.
Haftalarca hazır olmayacağım.A héten nem leszek kész.
İlk haftalarını annesinin karnına tutunarak geçirir.Ne viettävät ensimmäisen puoli vuotta elämästään roikkuen emon vatsasta.
İyileşme süreci haftalar alır.Hoito voi kestää viikkoja.
Haftalar geçer, aylar geçer.Vuoden kuukaudet ja päivät
Takımı son haftalarda Ziya Taner çalıştırdı.Joukkueen päävalmentajana toimi edellisvuosien tapaan Jukka Jalonen.
Wrestlemania 23'ten önceki haftalarda Raw ve Smackdown'da önemli galibiyetler aldı.Ohjelma tiivistää menneen viikon tapahtumat RAW'ssa ja SmackDownissa.
Gelişmeleri sonraki haftalarda Eddystone ve Portland açıklarında sonuçlanamayan iki çarpışma takip etti.Seuraavan viikon aikana käytiin kaksi taistelua Eddystonen ja Portlandin saarien edustalla.
Sonraki haftalarda ortada olmayan Kennedy'nin, sonraları film yaptığı haberi geldi.Keaton paljasti keksintönsä muille elokuvantekijöille vasta vuosikymmenien kuluttua.
Petrol sızıntılarını temizlemek haftalar, aylar ve hatta yıllar almaktadır.Οι πετρελαιοκηλίδες μπορεί να χρειαστεί εβδομάδες, μήνες ή και χρόνια για να καθαριστούν.
Hidrellez, dede şenliği, kutlu doğum haftaları önemle kutlanır.Η γέννηση του διαδόχου εορτάστηκε με μεγαλοπρεπείς τελετές.
Haftalar geçer, aylar geçer.Όμως, περνούν μέρες, μήνες, χρόνια...
Mühreler, esarette geçen haftalar hatta aylar boyunca, ya da atmaca avı sırasında olabilmektedirler.Τα θηλυκά μπορούν να διατηρήσουν το σπέρμα των αρσενικών πολλούς μήνες ή χρόνια στην σάλπιγγά τους.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Δεν υπάρχουν μέσες λύσεις.
Hastalık genelde birkaç gün sürebilir ama haftalarca da sürebilir.Η νόσος συνήθως υποχωρεί από μόνη της, αλλά μπορεί να χρειαστεί κάποια χρόνια και μπορεί να ξαναεμφανιστεί.
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.Ζει μονίμως μέσα στην θάλασσα και τα θηλυκά βγαίνουν στην στεριά μόνο για να γεννήσουν.
Bu bazen günler veya hatta haftalarca sürebilir.Αυτό μπορεί να συνεχίζεται για εβδομάδες ή και για μήνες.
Burada dinleyicilerinin haftalarca okumasını dinlemek için toplandıkları görülüyordu.Με τη μέθοδό του, οι χωρικοί έπρεπε να μάθουν να διαβάζουν μέσα σε έξι εβδομάδες.
Hastalık oldukça yüksek bir ateşle başlar ve yükselip alçalarak haftalarca sürer.Η νόσος αρχίζει βαθμιαία με προϊούσα κακοδιαθεσία και πυρετό, που αυξάνεται μέρα με τη μέρα.
Daha sonraki haftalarda ülkenin diğer kısımlarında da isyanlar çıkmaya başladı.Τους επόμενους μήνες έγιναν ζυμώσεις και στα υπόλοιπα κόμματα της αντιπολίτευσης.
Haftalar sonra Davis ve iki kızını da öldürdü.Inden for få uger dræbte hun Davis og to af hans døtre.
Sam, ölülerin vücutlarında yara izi olmadığını ve haftalardır ölü olduklarını anlar.Sam påpeger, at der ikke er nogen tegn på forfald på deres lig, selvom de har åbenbart været død i ugevis.
Bu onlarca da yüzlerce de olabilir ve genellikle haftalar veya aylar süren bir zaman içinde uygulanabilir.Her kan den opholde sig i lang tid, ofte hundreder eller tusinder af år.
Uzay istasyonları, yörüngede haftalarca, aylarca, hatta yıllarca kalmak üzere tasarlanırlar.Rumstationer er designet til middellange ophold i rummet i perioder på uger, måneder og endda år.
İyileşme süreci haftalar alır.Behandlingen tager mange måneder.
Son haftalarında Jim Morrison ve The Doors da açılışta sahneye çıktılar.Intentionen i den forbindelse var at skabe opmærksomhed på The Doors og Jim Morrison i det nye årtusinde.
Mühreler, esarette geçen haftalar hatta aylar boyunca, ya da atmaca avı sırasında olabilmektedirler.Frø kan overleve i århundreder eller endda i årtusinder.
Özellikle son haftalarda yaptığı asistlerle dikkat çekti.Det var disse han især arbejdede med i de sidste år af hans liv.
Okul Festivali ise okulun son haftalarına doğru okulun tamamı kullanılarak yapılmaktadır.Og at det altid er fuldmåne i skolernes påskeferie.
Mass Effect 2 ilk oyunun bitiminden haftalar sonra başlar.Mass Effect 2 begynder i 2183, kun få uger efter slutningen på det første spil.
Haftalar geçer, aylar geçer.Dagene bliver til uger, ugerne til måneder og år."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod