Ana içeriğe geç
Sözlük

haftalar ile cümle

haftalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Normal risk taşıyan bireylerde bu test gebeliğin 24 ila 28. haftalarında yapılması önerilir.Em pessoas de risco normal, o rastreio é recomendado entre a 24ª e a 28ª semanas de gestação.
Elazığspor ise son haftalarda aldığı kritik sonuçlar sayesinde zorlukla ligde kalır.Este sistema tem sido criticado nas últimas décadas devido à lentidão com que as decisões finais são emitidas.
Kenya etrafında gezmek ve çayırlıklarda kamp yapmak iki haftalarını almıştır.Eles passaram duas semanas viajando pelo Quênia e acampando na savana.
İlerleyen haftalarda Cesaro kişisel ilk yenilgisini Christian'a karşı aldı.No SmackDown seguinte, Cesaro sofreu sua primeira derrota individual, para Christian.
Sonraki haftalarda ikisi birbirlerine saldırdı.Ao longo das semanas seguintes, as duas atacaram uma a outra.
İlerleyen haftalarda Cesaro, Tyson Kidd'i yendi.Na semana seguinte, Cesaro derrotou Tyson Kidd em uma luta-teste.
İlerleyen haftalarda saldırılar devam etti.Os crimes continuaram nas próximas semanas.
TLC'den sonraki haftalarda ikisi de Rumble maçları hakkında konuştu.Nas semanas seguintes ao TLC, vários lutadores foram anunciados para os dois combates Royal Rumble.
Sınır kontrolleri haftalar öncesinden tekrar düzenlenmişti.O país também tinha restaurado as verificações de fronteira uma semana antes dos ataques.
Sonraki haftalarda bir numaraya yükseldi.Na semana seguinte, subiu um ponto.
Cena, sonraki haftalarda Rusev ile rövanş maçı yapmak istedi ve Rusev, bu teklifi reddetti.Nas semanas seguintes, Cena desafiou Rusev para uma revanche, que foi recusada.
Sonraki haftalarda aralarındaki rekabet, Jericho, Fandango'yu Extreme Rules'ta yenene kadar devam etti.No mesmo dia foi confirmada uma luta entre Jericho e Fandango no Extreme Rules.
"Foolish" ve "Dilemma" şarkıları 10 hafta bir numarada kaldı; ilki ardışık haftalar boyunca zirveyi bırakmadı.Ambas "Foolish" e "Dilemma" ocuparam o número um por 10 semanas, contudo, as da última não foram consecutivas.
Özellikle son haftalarda yaptığı asistlerle dikkat çekti.Viveu entrevada os últimos dias.
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.Para cada dez anos no mar, ele poderia passar um dia em terra para ficar com ela.
İlk ürünler Mayıs ayının ikinci ya da üçüncü haftalarında olgunlaşır.As aulas têm início na primeira ou segunda semana de fevereiro.
İlk demlemenin ardından meyveler ikinci grup içkilerde gene haftalarca bekletilir.Gedurende de eerste nacht (de eerstebeurt) mag de dief beide kaarten bekijken.
Bu haftalar daha sonra Dresden ve Viyana'da da yapılmaya devam etti.In de weken daarna vonden er ook in Dresden dergelijke demonstraties plaats.
Her tarafı tüyle kaplı olan Hermione, haftalarca hastanede kalır.Katja is zodanig vervloekt dat ze wekenlang in het ziekenhuis ligt.
Sonraki haftalarda iki kez Estonya maçında oynadı.In het verleden speelde hij twee seizoenen lang in de Deense competitie.
İlerki haftalarda Ayşin Zeren yarışmaya devam etmiştir.De volgende jaren ging het wat bergaf in de competitie.
Sezonun ilerleyen haftalarında daha sık oynama fırsatı buldu.De centrumverdediger kwam de seizoenen erna vaker aan spelen toe.
Okul Festivali ise okulun son haftalarına doğru okulun tamamı kullanılarak yapılmaktadır.Het festival wordt de laatste week van het schooljaar op verschillende locaties georganiseerd.
Kazada 828,000 galon petrol denize sızdı, haftalar boyunca çok sayıda kuş ve deniz canlısı öldü.In totaal stroomt zo'n 40.000 liter olie in zee, waardoor tienduizenden vogels besmeurd raken en sterven.
Zayn vazgeçmez, haftalar sonra tekrar geri döner.Julia draait bij en na enkele weken heimwee keert ze terug.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Het kwam dus niet op enkele weken tot stand.
22 ve 23. haftalarda takımını yalnız bıraktı.Hij eindigde respectievelijk als 22e en 23e in deze klassen.
Elazığspor ise son haftalarda aldığı kritik sonuçlar sayesinde zorlukla ligde kalır.Deze belofte brengt hem danig in het nauw in de weken die volgen.
İlerleyen haftalarda Charlotte ve Brooke, Banks'i kışkırtmaya devam etti.Przez następne tygodnie, Charlotte i Brooke próbowały sprowokować Banks.
Cena, sonraki haftalarda Rusev ile rövanş maçı yapmak istedi ve Rusev, bu teklifi reddetti.W następnych tygodniach Cena domagał się walki rewanżowej, jednak Rusev odmawiał.
İlk haftalarını annesinin karnına tutunarak geçirir.Pierwsze tygodnie życia młode spędza chwytając się brzucha matki.
Sonraki haftalarda aralarındaki rekabet, Jericho, Fandango'yu Extreme Rules'ta yenene kadar devam etti.Ich rywalizacja trwała przez kolejny miesiąc, gdzie Jericho pokonał Fandango na gali Extreme Rules.
İlerleyen haftalarda saldırılar devam etti.Ataki kontynuowano w ciągu kolejnych tygodni.
İlk ürünler Mayıs ayının ikinci ya da üçüncü haftalarında olgunlaşır.Dojrzewa bardzo wcześnie, w drugiej lub trzeciej dekadzie sierpnia.
Mass Effect 2 ilk oyunun bitiminden haftalar sonra başlar.Książka rozpoczyna się krótko po zakończeniu gry Mass Effect 2.
İlerleyen haftalarda Orton'ın Cena'yı kışkırtmasıyla ikisi birbirlerinin maçlarına karışmıştır.Szukając zemsty, przez kolejne tygodnie Orton atakował poszczególnych zawodników grupy.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.W latach następnych nie odbywał się.
Kasım ayının ilk haftalarına kadar Luftwaffe hava hakimiyetini elde tutmuştur.Do połowy listopada zachowała zdolność bojową.
Tom bunu haftalar önce yapmalıydı.Tom powinien to zrobić już kilka tygodni temu.
Mass Effect 2 ilk oyunun bitiminden haftalar sonra başlar.Mass Effect 2 börjar några veckor efter händelserna i originalspelet.
İlerleyen haftalarda saldırılar devam etti.Fler drabbningar ägde rum under de följande åren.
Bu haftalar daha sonra Dresden ve Viyana'da da yapılmaya devam etti.Han var också mycket ofta i Wien och Dresden.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Ingenting är längesedan.
Ancak bazı durumlarda en küçük yavru, daha erken haftalarda diğer kardeşlerinden önce yuvadan ayrılabilir.Ungdjuren kan redan efter några timmar gå på egna ben.
Haftalarca hiçbir şey olmadı.Вихідних днів не було.
Bu bazen günler veya hatta haftalarca sürebilir.Іноді це може відбутись через кілька днів чи навіть тижнів.
İlerleyen haftalarda Cesaro, Tyson Kidd'i yendi.На наступному тижні він переміг Тайсона Кідда.
Cena, sonraki haftalarda Rusev ile rövanş maçı yapmak istedi ve Rusev, bu teklifi reddetti.Протягом наступних кількох тижнів Сіна кидав виклив Русеву на матч-реванш, але той відмовлявся.
Takip eden haftalarda, İspanyol teklifi Avrupa'da gündem haline geldi.Протягом наступних кількох тижнів іспанська пропозиція стала головною темою розмов про майбутнє Європи.
Haftalarca denizde kalınır sadece acil ihtiyaçları temin etmek için karaya çıkılırdı.В околиці не було нікого, хто міг би допомогти, тож до берега їх прибило лише через добу.
İlerleyen haftalarda Randy & Bob Orton, Undertaker'la uğraşmayı sürdürdüler.Через два місяці Ренді і Боб Ортон програли в гандикап поєдинку з трунами.
İlerki haftalarda Ayşin Zeren yarışmaya devam etmiştir.У наступні роки з різних причин змагання не проводилося.
5 ile 8.haftalar arası baldır yırtığı nedeniyle oynayamadı.З 5 до 8 років грала на скрипці.
Sınır kontrolleri haftalar öncesinden tekrar düzenlenmişti.А відставання від лідерів обчислювалося вже годинами.
Son haftalarını hastanede komada geçiren Susann 56 yaşında ölmüştür.В останні роки хворіла на астму, померла у віці 56 років.
Son haftalarda ise takımın önemli oyuncularından biri haline geldi.Довгі роки був одним з провідних гравців команди.
Şarkı Yunanistan'daki radyolarda haftalar boyunca 1 numarada kalmayı başardı.На радіостанціях пісня впродовж чотирьох тижнів займала перше місце.
Uzay istasyonları, yörüngede haftalarca, aylarca, hatta yıllarca kalmak üzere tasarlanırlar.Vesmírná stanice je zařízena pro střednědobé pobyty, od několika týdnů, měsíců až po roky.
İlerleyen haftalarda Doha'daki Qatar Total Open yarı finalinde Justine Henin'e üç settede yenilerek elendi.V Dauhá ji v semifinále zastavila Justine Heninová ve třech setech.
Günleri ve haftaları saymak olan bu davranış, Tevrat’ın gönderilmesine duyulan şevki ve beklentiyi anlatır.Toto počítání dnů a týdnů se chápe jako vyjádření přání a očekávání darování Tóry.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod