haftalık ile cümle

haftalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Son indirmeden bu yana haftalık değerlerVeckovisa värden sedan senaste nerladdning
Son indirmeden bu yana haftalık değerlerWekelijkse waarden sinds laatste download
Son indirmeden bu yana haftalık değerlerЩотижневі значення з часу попереднього звантаження
Sürekli geri dönüş alıyorsunuz. Günlük güncelleme seanslarınız var. Haftalık değerlendirmeniz var.Es gibt ständiges Feedback, tägliche Kurzbesprechungen und wöchentliche Sitzungen.
Sürekli geri dönüş alıyorsunuz. Günlük güncelleme seanslarınız var. Haftalık değerlendirmeniz var.Je krijgt constante feedback dagelijkse update-sessies, en wekelijkse beoordelingen.
Sürekli geri dönüş alıyorsunuz. Günlük güncelleme seanslarınız var. Haftalık değerlendirmeniz var.Jest ciągła informacja zwrotna, codzienne aktualizacje, tygodniowe podsumowania.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Chính xác là những cái quần lót đủ dùng cho một tuần là tất cả những gì tôi để trong va li.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Des sous-vêtements pour exactement une semaine, c'est ce que j'ai mis dans ma valise.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Esattamente una settimana di biancheria è tutto quel che ho messo in valigia.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Exactamente o necessário para uma semana de cuecas foi tudo o que pus na minha mala.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Exact necesarul pe o săptămână de lenjerie e tot ce am pus în valiză.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Hanya celana dalam untuk satu minggu yang saya masukkan ke koper saya.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Kalhotky na přesně jeden týden jsou všechno, co mám v tašce.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.정확히 일주일간 입을 속옷들만 여행가방에 챙겨 왔습니다.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Majtki na tydzień to wszystko, co zapakowałam.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Nohavičky presne na jeden týždeň sú všetko, čo som si do kufríka zbalila.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Pontosan egy hétre elegendő bugyit tettem a bőröndömbe.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Precies genoeg ondergoed voor één week. Dat is alles wat ik in mijn koffer stak.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Ropa interior para exactamente una semana es todo lo que he puesto en mi valija.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Tarkalleen yhden viikon verran alushousuja oli kaikki mitä pistin matkalaukkuuni.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Unterhosen für genau eine Woche sind alles, was ich in meinen Koffer getan habe.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Εσώρουχα για μια εβδομάδα και μόνο είναι το μόνο που έβαλα στη βαλίτσα μου.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Бельо точно за една седмица, е всичко, което поставих в куфара си.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Саме так, запас білизни на цілий тиждень - це все, що я запакувала у свою валізу.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.Трусы на неделю — всё, что я положила в свой чемодан.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.בדיוק שבוע של תחתונים זה כל מה ששמתי במזוודה שלי.
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.ما يكفيني من الملابس الداخلية لمدة اسبوع هذا كل ما وضعته في حقيبتي
Tam olarak bir haftalık iç çamaşırı valizime koydum hepsi bu.スーツケースに入れてきました パームスプリングスに着いたら
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.그것은 10월 주말, 도쿄에서 열리는 가구 디자인 이벤트죠.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.C'est un événement d'une semaine sur le design mobilier à Tokyo, en Octobre.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.Dat is een week van meubelontwerpactiviteiten in Tokyo, in oktober.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.Dies ist eine Möbel-Design Veranstaltung in Tokyo während einer Woche im Oktober.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.Đó là tuần sự kiện thiết kế đồ đạc ở Tokyo vào tháng 10.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.E o săptămână de evenimente de proiectare de mobilă în Tokyo, în octombrie.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.Es una semana de eventos de diseño de muebles en Tokio, en Octubre.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.E' una settimana di eventi di design di mobili a Tokyo in ottobre.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.IDEEという会社経営者の黒崎輝男という男性に私は
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.Jest to tydzień poświęcony projektowaniu mebli, organizowany w październiku w Tokio.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.Това е седмица със събития за мебелен дизайн в Токио през октомври.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.Это неделя дизайна мебели в Токио, в Октябре.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.זה שבוע עיצוב רהיטים בטוקיו, באוקטובר.
Tokyo'da düzenlenen bir haftalık mobilya dizayn organizasyonuydu.إنه حدث لمدة أسبوع في طوكيو في أكتوبر
Toronto'nun gelişen haftalık dergisi.진보적인 토론토의 시내 주간지이죠.
Toronto'nun gelişen haftalık dergisi.שבועון מתקדם במרכז טורונטו.
Toronto'nun gelişen haftalık dergisi.التي تنشر في تورنتو
Toronto'nun gelişen haftalık dergisi.これが一面
-TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.- at prisen for en reklame på TPB var 3500kr per uge.
-TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.-att priset per vecka för en annons på Pirate Bay var 3 500 kronor.
-TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.-att priset per vecka för en annons på Pirate Bay var 3 500 kronor.
-TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.- das der Preis für eine Anzeige auf TPB bei 500 Dollar pro Woche liegt.
-TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.-das der Preis für eine Anzeige auf TPB bei 500 Dollar pro Woche liegt.
-TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.-dat de prijs voor een advertentie op TPB 400 euro per week is.
-TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.-että hinta mainokselle TPB:ssä oli $500 viikossa.
-TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.Giá cho một quảng cáo trên TPB là 500 USD mỗi tuần. ( mother of giàu)
-TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.-que el precio de un anuncio en TPB era $500 por semana.
-TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.TPB상의 광고로부터 주당 5백불을 받는다고 하였습니다.
-TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.TPB שמחיר מודעה ב - .הוא חמש מאות דולר בשבוע
-TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.-že cena jedné reklamy na TPB byla $500 za týden.
-TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.-że reklama kosztowała 500 dolarów/tydzień.
-TPB'deki bir ilanın haftalık getirisi 500 dolar.-Что цена на рекламу на TPB составила $ 500 в неделю.

İlgili Sayfalar