haftalık ile cümle

haftalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom istasyonda haftalık bir dergi aldı.Tom bought a weekly magazine at the station.
Bu bebek üç haftalıktır.This baby is 3 weeks old.
İşte haftalık bir dergi.Here is a weekly magazine.
İki haftalık süre içinde geri döneceğim.I will be back in two week's time.
Yönetici ona iki haftalık ücreti avans verdi.The manager advanced him two weeks' wages.
Haftalık apartman dairesi kiraladık.We rented the apartment by the week.
Bana haftalık ödeme yapılır.I am paid by the week.
Haftalık bir dergi satın aldım.I bought a weekly magazine.
Her çalışan, yılda iki haftalık ücretli bir tatil yapma hakkına sahiptir.Each employee is entitled to a two week paid vacation per year.
Yeni bir yavru köpeğin var. O yaklaşık 12 haftalık.We have a new puppy. He is about 12 weeks old.
O bana bir haftalık ücreti avans verdi.He advanced me a week's wages.
Ona haftalık ödenir.He is paid by the week.
Onlara haftalık ödenir.They are paid by the week.
O on sekiz haftalık.He is eighteen weeks old.
Biz iki haftalık bir tatil yapacağız.We'll take a two-week holiday.
Haftalık alışverişini rahat yapman için, arabaya ihtiyacın var.For comfortable weekly shopping you have to have a car.
Mary 36 haftalık hamile.Mary is 36 weeks pregnant.
İki haftalık şiddetli yağmur sel ile sonuçlandı.Two weeks of heavy rain resulted in flooding.
Fransa'da işçiler her yıl dört haftalık ücretli izin alırlar.Workers in France receive four weeks of paid vacation each year.
Babam bana haftalık on dolar harçlık verir.My dad gives me an allowance of $10 a week.
Üç haftalık aramadan sonra iyi ücretli bir iş buldu.After three weeks of searching, he found well-paid work.
Tom Mary'ye iki haftalık maaş avansı verdi.Tom advanced Mary two week's salary.
Tom'un yüzünde bir haftalık sakalı vardı.Tom had a week's worth of beard on his face.
Haftalık bir dergi için aboneyim.I'm a subscriber for a weekly journal.
Tom'a 20 haftalık hapis cezası verildi.Tom was given a 20-week prison sentence.
John iki haftalık hastane ikametinden sonra işe geri döndü.John went back to work after a two-week hospital stay.
Tom'un gerçekten istediği şey iki haftalık bir tatildi.What Tom really wanted was a two-week vacation.
Verdun on haftalık bir kuşatmaya direnmişti.Verdun had withstood a siege of ten weeks.
Sen iki kişi için üç haftalık bir tatil kazandın.You won a three-week vacation for two.
Tom'un komisyonları haftalık maaşını sıklıkla aşıyor.Tom's commissions often exceed his weekly salary.
Tom sadece üç haftalıktır.Tom is only three weeks old.
Tom üç haftalık toplum hizmeti cezasına çarptırıldı.Tom was sentenced to three weeks of community service.
Tom'un patronu ona bir haftalık ücreti avans verdi.Tom's boss advanced him a week's wages.
Bu ekmek en az üç haftalıktır.This bread is at least three weeks old.
Der Spiegel haftalık Alman dergisidir ve aynı zamanda "ayna" anlamına gelir.Der Spiegel is a German weekly magazine and it also means "The Mirror".
Ekonomi bakanı haftalık açıklama yapar.The economic minister gives a weekly report.
Sen şimdiden bir haftalık bir nişanlanma partisine davetlisin.You are invited to a betrothal party a week from now.
Ben Tatoeba'da haftalık olarak oturum açarım.I log into Tatoeba weekly.
Tom tam üç haftalık.Tom is exactly three weeks old.
Ben hizmetlerim için haftalık 2.000 dolarlık sabit bir ücret talep ediyorum.Tom carries a flask of Tequila with him wherever he goes.
Tom'un köşe yazısı haftalık olarak çıkıyor.Tom's column appears weekly.
Patron bir haftalık ücretimi yükseltti.The boss advanced me a week's wages.
Üç haftalık hapis cezası aldım.I got three weeks' detention.
Tom'un iki haftalık ücretli tatili var.Tom has two weeks of paid vacation.
Tom'un üç haftalık ücretli tatili var.Tom has three weeks of paid vacation.
Bir öğleden sonra bir haftalık iş yaptım.I did a week's worth of work in an afternoon.
Tom sadece bir öğleden sonra üç haftalık çalışma yaptı.Tom did three weeks' worth of work in just one afternoon.
Haftalık otuz dolarla geçinemem.I can't survive on thirty dollars a week.
İstasyonda haftalık bir dergi aldı.He bought a weekly magazine at the station.
"Cumhurbaşkanlığı kaynakları: Haftalık olağan görüşme sona erdi"."Cumhurbaşkanlığı kaynakları: Haftalık olağan görüşme sona erdi".
McGregor daha sonra özür diledi ve Rangers tarafından iki haftalık maaşı kesildi.McGregor later apologised and was docked two weeks wages by Rangers.
İngiliz kuvvetleri bir haftalık mücadele sonrasında 26 Nisan'da Bremen'i ele geçirdi.British forces captured Bremen on 26 April after a week of combat.
Haftalık şov iptal edilmesine rağmen, noel özel yayınları devam etti.Although the weekly show was cancelled in 2006, the Christmas special has continued.
Şimdi iki haftalık izindeyim ve daha sonra büyük bir promosyon turuna başlayacğım." dedi.I'm on a two-week break and then I'm starting a massive promotional tour."
İlk altı haftalık eğitim 50-70 kişi aldı.The initial six week training had 50-70 recruits.
Bu noktada, Time Machine en eski haftalık yedeklemeyi siler.At that point, Time Machine deletes the oldest weekly backup.
Haftalık MVP, normal sezon MVP ve ilk 16 MVP gibi.Like the MVP of the Round, the regular season MVP, and the top 16 MVP.
ISO 8601, 52 haftalık bir yıl için spesifikasyon içerir.ISO 8601 includes a specification for a 52/53-week year.
Bağımsız haftalık yayınlar Erraï ve siyasi PDP-gazete Al Mawkif için yazdı.She wrote for the independent weekly Erraï and later for the PDP-newspaper Al Mawkif.
18 yaşındayken dedesi ABD'ye yolladı ve haftalık olarak 150 $ gönderdi.When he was 18 years old, his grandfather sent him to the U.S.A. with an allowance of $150 per week.

İlgili Sayfalar