Mesela, hafta sonu çok içip hafta içinde hiç içmiyorlar.Por ejemplo, beber en exceso todos los fines de semana pero no durante la semana.
Mesela, hafta sonu çok içip hafta içinde hiç içmiyorlar.Por exemplo, beber em excesso todos os fins de semana mas não durante a semana.
Mesela, hafta sonu çok içip hafta içinde hiç içmiyorlar.Z.B., wenn man extrem viel am Wochende trinkt aber gar nichts während der Werktage.
Mesela, hafta sonu çok içip hafta içinde hiç içmiyorlar.Например, пиене на прекомерни количества през целия уикенда, но въобще не през седмицата.
- Mümkün değil. Bu hafta sonu gidiyoruz.Não, não é possível, estamos a preparar as coisas para irmos embora este fim de semana.
- Mümkün değil. Bu hafta sonu gidiyoruz.هذا غير ممكن، سنغادر بنهاية الأسبوع
Ne kadar sorumluluk alabileceğinizin farkında olun ve tüm hafta sonu boyunca elinizden geleni yapın.Cerca di capire quanto lavoro puoi sostenere, e dividilo durante tutto il weekend.
Ne kadar sorumluluk alabileceğinizin farkında olun ve tüm hafta sonu boyunca elinizden geleni yapın.Comprenez ce que vous pouvez faire, et assurez vous de maintenir ca durant tout le weekend.
Ne kadar sorumluluk alabileceğinizin farkında olun ve tüm hafta sonu boyunca elinizden geleni yapın.자신의 한계를 알고, 주말 동안 감당할 수 있을 만큼의 일을 맡으세요
Ne kadar sorumluluk alabileceğinizin farkında olun ve tüm hafta sonu boyunca elinizden geleni yapın.Mierzcie siły na zamiary i upenijcie się, że będziecie mieli siły przez cały weekend.
Ne kadar sorumluluk alabileceğinizin farkında olun ve tüm hafta sonu boyunca elinizden geleni yapın.Поймите сколько вы сможете осилить И убедитесь, что сможете осилить самих себя на этих выходных.
Ne kadar sorumluluk alabileceğinizin farkında olun ve tüm hafta sonu boyunca elinizden geleni yapın.この週末が終わった時に、もう一度いっしょに仕事を したい、という人がいるかもしれません。
Ne sen Dells bizim hafta sonu sonra beni arayarak değil!Juga tidak Anda tidak menelepon saya setelah akhir pekan kami di lembah!
Ne sen Dells bizim hafta sonu sonra beni arayarak değil!Né non mi chiami dopo il nostro fine settimana in Dells!
Ne sen Dells bizim hafta sonu sonra beni arayarak değil!Ni ne m'as-tu pas appeler après notre week-end dans les Wisconsin Dells!
Ne sen Dells bizim hafta sonu sonra beni arayarak değil!¡Tampoco lo tiene que no me llamaras después de nuestro fin de semana en Dells!
Ne sen Dells bizim hafta sonu sonra beni arayarak değil!Weder hat Sie nicht mich anzurufen nach unserem Wochenende in den Dells!
Ne sen Dells bizim hafta sonu sonra beni arayarak değil!Ни никак не называть меня после нашего выходные в Dells!
Ne sen Dells bizim hafta sonu sonra beni arayarak değil!كما لا يمكنك أن تدعو لي بعد دينا في نهاية الأسبوع في الوديان!
Öğlene kadar yatmak güçsüzler içindir, hafta içi veya hafta sonu olması farketmez:Ausschlafen ist für Schwache, egal ob Wochentag oder Wochenende:
Öğlene kadar yatmak güçsüzler içindir, hafta içi veya hafta sonu olması farketmez:Dormir hasta tarde es cosa de débiles, sea el día de la semana que sea:
Öğlene kadar yatmak güçsüzler içindir, hafta içi veya hafta sonu olması farketmez:La grasse matinée, c'est pour les mauviettes, jour de semaine ou pas :
Öğlene kadar yatmak güçsüzler içindir, hafta içi veya hafta sonu olması farketmez:Спокойный сон — это для слабаков, будь то будний день или выходной:
Oveido'da beni allak bullak eden bir hafta sonu geçirdik.Eén weekend in Oviedo.
Oveido'da beni allak bullak eden bir hafta sonu geçirdik.Egy átkozott hétvége Oviedóban.
Oveido'da beni allak bullak eden bir hafta sonu geçirdik.Um maldito fim de semana em Oviedo.
Oveido'da beni allak bullak eden bir hafta sonu geçirdik.Un maldito fin de semana en Oviedo.
Oveido'da beni allak bullak eden bir hafta sonu geçirdik.عطلة أسبوع لعينة في أوفييدو
Oveido'ya. Hafta sonu için.À Oviedo.
Oveido'ya. Hafta sonu için.- Naar Oviedo.
Pazartesi'den Cuma'ya uygulanıyor. Hafta sonu, istediğinizi yiyebilirsiniz.Tak ada daging dari Senin hingga Jumat. di akhir pekan, terserah.
Son bir önemli şey de, hiçbir şeyin bu hafta sonu boyunca tartışmaya değmeyeceğidir.Ein letzter wichtiger Punkt ist, dass es an diesem Wochenende nichts gibt, über das es wert wäre zu streiten.
Son bir önemli şey de, hiçbir şeyin bu hafta sonu boyunca tartışmaya değmeyeceğidir.마지막으로 말씀드릴 점은 주말 내내 싸울 정도의 가치는 없다는 겁니다
Son bir önemli şey de, hiçbir şeyin bu hafta sonu boyunca tartışmaya değmeyeceğidir.Na koniec, podczas tego weekendu nie będzie niczego o co warto walczyć.
Son bir önemli şey de, hiçbir şeyin bu hafta sonu boyunca tartışmaya değmeyeceğidir.Ultimo consiglio importante: non c'é niente per cui valga la pena litigare questo weekend.
Son bir önemli şey de, hiçbir şeyin bu hafta sonu boyunca tartışmaya değmeyeceğidir.Une dernière chose importante, est qu'il n'y rien qui vaille la peine de s'engueuler ce weekend.
Son bir önemli şey de, hiçbir şeyin bu hafta sonu boyunca tartışmaya değmeyeceğidir.Последняя важня вещь - нет ничего За что стоило бы драться на этих выходных
Son bir önemli şey de, hiçbir şeyin bu hafta sonu boyunca tartışmaya değmeyeceğidir.「"たかが"ゲームだ」って言うじゃないですか。 そう、「"たかが"ゲーム」。
Sonra bu profesyonel müzisyenler kullanmaya başladı, Coachella'daki gibi, geçen hafta sonuApoi au început muzicieni profesioniști să îl folosească, de exemplu weekend-ul acesta la Coachella,
Sonra bu profesyonel müzisyenler kullanmaya başladı, Coachella'daki gibi, geçen hafta sonuEt puis tous ces musiciens professionnels ont commencé à l'utiliser, comme à Coachella, ce week-end
Sonra bu profesyonel müzisyenler kullanmaya başladı, Coachella'daki gibi, geçen hafta sonuPotem zaczęli tego używać profesjonalni muzycy. np. w Coachella w ten weekend,
Sonra bu profesyonel müzisyenler kullanmaya başladı, Coachella'daki gibi, geçen hafta sonuY luego empezaron a usarlo todos estos músicos profesionales como en Coachella, este fin de semana
Sonra bu profesyonel müzisyenler kullanmaya başladı, Coachella'daki gibi, geçen hafta sonuИ затем музыканты начали пользоваться Makey Makey, как на фестивале Коачелла, на этих выходных.
Stadyumda futbol maçı seyretmek bir hafta sonu akşamını geçirmenin güzel bir şekli.Het is een prima manier om een weekendmiddag te besteden.
Stadyumda futbol maçı seyretmek bir hafta sonu akşamını geçirmenin güzel bir şekli.Je to skvelý spôsob, ako stráviť víkendové popoludnie, sledovať futbalový zápas na štadióne.
Stadyumda futbol maçı seyretmek bir hafta sonu akşamını geçirmenin güzel bir şekli.겅기장에서 축구 관람을 하는 것은 완벽하게 멋진 방법입니다.
Stadyumda futbol maçı seyretmek bir hafta sonu akşamını geçirmenin güzel bir şekli.זוהי דרך מושלמת לבלות אחה"צ בסוף השבוע, לצפות במשחק כדורגל באצטדיון.
Yani beni, değerli hafta sonu gecemde tanıştığın... ...tanımadığın bir kadın için mi çağırdın?Cậu vì một cô gái không quen lần đầu tiên gặp mặt. kêu tôi bỏ cả đêm vàng cuối tuần tới đây.
Yani beni, değerli hafta sonu gecemde tanıştığın... ...tanımadığın bir kadın için mi çağırdın?Jadi kau menelpon ku untuk wanita yang tidak kau kenal di akhir pekan ?
Yani beni, değerli hafta sonu gecemde tanıştığın... ...tanımadığın bir kadın için mi çağırdın?Si din cauza unei fete pe care nu o cunosti, m-ai chemat aici intr-o seara pretioasa de weekend?
Yani beni, değerli hafta sonu gecemde tanıştığın... ...tanımadığın bir kadın için mi çağırdın?Szóval egy lány kedvéért, akivel csak most találkoztál először, elhívtál otthonról a drága szombat estémen?
Yani beni, değerli hafta sonu gecemde tanıştığın... ...tanımadığın bir kadın için mi çağırdın?Takže jsi mě zavolal pro ženu, kterou neznáš a potkali jste se dneska při tak vzácné víkendové noci?
Yani beni, değerli hafta sonu gecemde tanıştığın... ...tanımadığın bir kadın için mi çağırdın?Заради една непозната, с която се запозна днес, се обади да ме търсиш в почивния ми ден?
Yani beni, değerli hafta sonu gecemde tanıştığın... ...tanımadığın bir kadın için mi çağırdın?То есть ты вызвал меня в выходной ради незнакомки?
Yani beni, değerli hafta sonu gecemde tanıştığın... ...tanımadığın bir kadın için mi çağırdın?هل دعوتني في اجازة نهاية الأسبوع الثمينة لإمرأة لاتعرفها وفقط قابلتها اليوم؟