Ana içeriğe geç
Sözlük

hafife ile cümle

hafife kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kültürel farklardaki zorlukların hafife alınması.Underestimate of the challenges in cultural difference.
Dikkatli olun: prodüksiyon sonrası maliyetleri, çoğu zaman hafife alınır.Be aware: post production costs are often underestimated.
Onları hafife almayın. Pazara girinceye dek dost bölgede olacağız.Now, I had requested light armor and AC-130 Spectre gunships...
Bunu hafife almayı bıraktığımızı farzedelim.Suppose we stopped taking that for granted.
Modern piyasanın dönüştürücü gücünü hafife almayın.Do not underestimate the transformative power of truly modern markets.
Ayrıca lütfen bireye yatırımı hafife almayınız.The other thing I want to urge you to do is take an interest in the individual.
Dolayısıyla bireyi hafife almayın.So, don't underestimate that.
Onun sayesinde Harvard Hukuk Fakültesinde girdim. Çünkü o, bireyi hafife almadı.And because of him, I got into Harvard Law School, because he took an interest.
Aslında, kabul etmeliyim ki, yapılan zulümleri hafife aldım.Actually, I underestimated the atrocities, I have to admit.
Seni hafife aldim diye benimle dalgami geciyorsun?Was I a joke? Just 'cause i went easy on someone like you?
Ben ona bu kadar hafife alarak tempolu hiç bir fikrim yoktu.I had no idea it was in him to be so airily brisk.
Hiç evlenmediğim için beni hafife almaya kalkma!Don't take me easy because I'm a spinster!
Hafife alırsan, seni öldürürüm!I'll kill you if you do!
Beni hafife alma dedim sana!Don't take me easy!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!I'll pound you with a brick if you do!
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.And I know that I speak for all of us when I tell you that we don't take it for granted.
Böylesi genel açıklamalar biraz hafife alınmalıdır.With sweeping, statements like this, have to be taken a bit lightly.
Ki bu insanların çok da hafife alacağı bir mesele değil.So this wasn't anything that people could take very lightly.
Sanırım o bunu hafife aldı.Someone's coming. Hey, Sunwoo, come over here. Sunwoo?
Hayatı hafife alan... ...ve gülüp geçen biri.Somebody who laughs and takes life with ease.
Olayları hafife almayan halimi seviyorum.I love that I do not take things lightly.
Suçluların ve teröristlerin neler yapabileceklerini sürekli hafife alıyoruz.We consistently underestimate what criminals and terrorists can do.
Hayatı nasıl olur da böyle hafife alırsın !Is your life a joke!?
Hafife almadığım bir sorumluluk.And it's a responsibility that I don't take lightly.
Yapabileceğim şeyleri hafife almaDon't underestimate the things that I will do. / Μην υποτιμάς τα πράγματα που θα κάνω
Açıkça görülüyor ki, kulüpleri hafife alıyorsun.Ha Ni we have to go now.
Ben tamamen hafife almışım seni.I completely underestimated you.
Nasıl olur da bu diyet olayını bu kadar hafife alırsın?What are you talking about? Dieting is worthless?!
Sizce şimdi de böyle mi? yüzde 100 ölüm oranı, hafife alınamaz.Is that likely, do you think, here? I mean 100 percent death rate is pretty severe.
Oğlum, RABbin terbiye edişini hafife alma, Onun azarlamasından usanma.My son, don't despise Yahweh's discipline, neither be weary of his reproof:
Onlar dinlerini hafife aldılar ve dünya hayatı kendilerini aldattı."Who made a sport and frolic of their faith and were lured by the life of the world."
İnkar ettikleri, ayetlerimi ve elçilerimi hafife aldıkları için, onlara en uygun ceza cehennemdir.Their requital will be Hell, because they disbelieved and mocked My signs and messengers.
Kesin olarak inanmayanlar seni hafife almasınlar.And let not make thee impatient those who have no conviction.
ALLAH'ın ayetlerini hafife almayın.And do not take God’s revelations for a joke.
Bunu yapan kendisine zulmetmiş olur. ALLAH'ın ayetlerini hafife almayın.Do not play with Allah's Commandments, and remember that Allah has blessed you with a great favour.
Geçen yılki rakamları sağlam olarak tanımlamakla gerçeği hafife almış oluruz.It would be an understatement to describe last year's figures as robust.
Fransa ve Almanya'da yaşanan sanayi atılımı da hafife alınmamalı.And French and German industrial prowess should not be underestimated.
"Bilinen eksiklikleri hafife almak ne gerçekçi ne de sorumlu bir hareket olur.""It would not be realistic nor responsible to make light of known shortcomings."
Olaylar hafife alınıyor," dedi.The seriousness of the events is underestimated," said OHR spokesperson Sanela Tunovic.
Ayrıca bu unsurların ülkeye yönelttiği tehditler de hafife alınmamalıdır.And Macedonia cannot underestimate the threats they pose.
Bu muazzam beslenme mekanizmasının ardındaki lojistiğin de hafife alınmaması gerekiyor.The logistics behind the huge feeding mechanism are not to be taken lightly.
Belgrad bu son hayal kırıklığını hafife alıyor.Belgrade is downplaying this latest disappointment.
200.000 ile 400.000 tecavüz kurbanının hafife alındığı kanısındaydı.He was of the opinion that the 200,000 to 400,000 rape victims were an underestimation.
Dahası, yığılmanın etkisini hafife almıştı.Furthermore, he underestimated the effect of agglomeration.
Beni hafife almayın.Unterschätzen Sie mich nicht.
Kuşkusuz bu harekatlar sırasında mürettebat da hafife alınmayacak kadar deneyim kazanmıştı.Wie üblich musste die Crew auch unerwartete Aufgaben bewältigen.
Kimseyi küçümseyip hafife alma.Déjate sujetar y despreciar.
Kültürel farklardaki zorlukların hafife alınması.Comunicare oltre le barriere culturali.
Kimseyi küçümseyip hafife alma.Não menospreze ninguém.
Usul-i Hendese, Mehâdi-i Hesâb, İstihkâmât-i Hafîfe Fenn-i Mimârî adli eserleri yaşadığında yayınlanmıştır.Hij wordt ook opgedragen de Beloofde te gehoorzamen wanneer hij verschijnt.
Kanunu kim hafife alırsa, cezalandırılır.Wie de wet minacht, zal gestraft worden.
Hafife alınacak cinsten değil.Dat is geen sinecure.
Pers tarafı ise falanksın gücünü açıkça hafife almıştır.Графиня, завдяки секрету, повністю відігралася.
Allah neyi yaşatacağını bilir; kimse bu tür şeyleri hafife alıp, çocuk oyuncağı sanmamalı."Bůh suď, co je to za slepenec; stavět by z něho nešlo!"
Almanlar, Sovyet halklarını da hafife almışlardı.Němci stejně podcenili i obyvatele Sovětského svazu jako celek.
Kimseyi küçümseyip hafife alma.Μη χτυπάτε και μην υβρίζετε τους ανθρώπους.
Almanlar, Sovyet halklarını da hafife almışlardı.Tyskerne undervurderede også det sovjetiske folk.
Usul-i Hendese, Mehâdi-i Hesâb, İstihkâmât-i Hafîfe Fenn-i Mimârî adli eserleri yaşadığında yayınlanmıştır.「主よ、本当にわたしの人々は、クルアーンを唱え諳んじながら、自らの行動でクルアーンを忌むべきものとして拒否するのです。
Kimseyi küçümseyip hafife alma.然れども、艶にして気力無し。
Yani hayatı hafife alan, para kazanmayan ama harcayan insanları betimler.その目的は、お金への依存度を下げ、お金のない人やお金を稼ぐのが苦手な人でも生きやすい社会にすることだという。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod