Yaşlandıkça rengi hafif sarıya dönüşür.Bolj je star, mehkejša postane pijača.
FAW'ın başlıca ürünleri otomobiller, otobüsler, hafif, orta ve ağır sınıf kamyonlar ve otomobil parçalarıdır.FAW proizvaja avtomobile, avtobuse, lahke in težke tovornjake in avtomobilske komponente.
Uranüs Uranüs (19,6 AB), dış gezegenlerin en hafifidir (14 Dünya kütlesi).Uran (19.2 a. e.) je 14-krat masivnejši od Zemlje in je najlažji izmed zunanjih planetov.
İstenmeyen etkiler, genelde hafif ve geçicidir.Neželeni učinki so običajno blagi in prehodni.
T-38, bir Sovyet amfibi hafif tanktır.T-38 je bil lahki amfibijski tank Sovjetske zveze.
Ayrıca daha küçük ve hafifti.Zato bi bil HOTOL občutno manjši in lažji.
Hafif yağmur veya kar görülebilir.Lahko so vodeni ali sneženi.
Çavuş Roebuck: Hafif makineli tüfek kullanır.LMG (angleško Light Machine Gun) označuje Lahki mitraljez.
Tüm kuarkların en hafifidir.Je najlažji izmed vseh kvarkov.
Kompozit hafif malzemeler ve yeni motorlarla uçak 2 ton (4,400 lb) daha fazla yük taşıyabilecek.Tako bodo težki tovorni vlaki (obremenitve do 4000 ton) lahko vozili brez dodatne vleke.
En önemlileri hafif tank olan M-2 serisi idi.M2 je bil večja različica lahkega tanka M2.
Çok hafif özel bir kokusu vardır.Ima rahlo sladek vonj.
Hafif bir kanama olabilir.Krvavitev je lahko huda.
Yukarı doğru kalkan kapı hafifçe ileri gider.Izbočena navzgor poteka nekako oklevajoče.
Amonyum klorür çözeltileri hafif asidiktir.Vodna raztopina amonijevega klorida je rahlo kisla.
Çekirdeği, safran rengi nedeniyle hafif yemeklerde kullanılır.Česen se zaradi svojega ostrega okusa v kulinariki uporablja kot začimba.
Dış yüzeyine de hafif bir pürüz kazandırır.Na površini se drobno luščijo.
Yine 1960'ta Roma'da ağır hafif siklette altın madalya alarak profesyonel lige döndü.Uspeh je leta 1960 v Rimu ponovil še v disciplini četverec brez krmarja.
Yehuda Yahudileri üzerindeki resmi baskılar Julianus döneminde kısa süreliğine de olsa hafiflemiştir.Vendar pa so nekateri igralci ostali zvesti Juventusu tudi v teh težkij trenutkih.
Hafif siklette 1964'te Tokyo'da altın ve Meksiko City'de 1968'deki gümüş madalya aldı.Avstralski čoln je na igrah 1968 v Mexico Cityju osvojil srebrno medaljo.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Kai kurie kortežu važiavę žmonės buvo sužeisti.
PT-76 gibi bazı hafif tanklar, su içinde ya paletleriyle ya da hidrojetlerle ilerleyen amfibi araçlardır.Dalis lengvųjų tankų, pvz., PT-76 yra plaukiojamieji, vandenyje jie varomi vandensvaidžiais arba vikšrais.
Kabakulak aşısı çok güvenlidir ve genellikle hafiftir.Kiaulytės vakcina labai saugi, o šalutinis poveikis paprastai lengvas.
Motosikletler arasında en hafifi arazi motosikletleridir.Populiariausia susisiekimo priemonė salose yra dviračiai.
Yan etkileri genellikle hafiftir ve kısa sürer.Šalutinis poveikis paprastai lengvas ir trumpalaikis.
Bu birçok çelik alaşımın tensil gücüne eşittir ancak titanyum %45 oranında daha hafiftir.Titanas yra toks pat tvirtas kaip plienas, bet 45 % lengvesnis.
1.00794 g/mol'lük atomik kütlesi ile tüm elementler arasında en hafif elementtir.Vandenilio atominė masė – 1,00794 a.m.v., todėl jis – lengviausias elementas.
Cephe kullanımında basınçlı hava sistemi biraz hafif kalıyordu.Nuo slėgio vamzdelis truputį išsitiesia.
Hafif zırhlı araçları delebilir.Lakšteliai tankūs nuaugintiniai.
Çirkini güzel gösteren, kabalığı hafifleten kinayeler.Tinkamiausi įmirkę, rūgštūs dirvožemiai.
Tohumların üzerleri kapanmaz, yalnız hafifçe bastırılır.Sėklos be luobelių perskeliamos ir malamos lengvai spaudžiant.
Yukarı doğru kalkan kapı hafifçe ileri gider.Viršutinė pakopa pailga, siaurėja į viršų.
Cascavel serisinin ilk modelidir, Eski M3 hafif tankının 37 mm topu ile donatılmıştır.Pradinis variantas, ginkluotas 37 mm patranka nuo seno lengvojo tanko M3 Stuart.
Hafif süvari birlikleri, ağır piyade birlikleri vardı.Antblauzdžiai būdavo būdingi sunkiesiems pėstininkams.
Çok hafif özel bir kokusu vardır.Turi stiprų specifinį kvapą.
Bazen kamgarn kumaşlara da hafif bir dinkleme yapılabilir.Kartais įmanoma pažeistas vietas nuvalyti švitriniu popieriumi.
17 yaşındayken ilk hafif fetiş pornografiler yaptı.Būdama 17 Poršė pirmą kartą pabandė narkotikų.
Savaşın ilerleyen dönemlerinde ağır keşif aracı görevlerini hafif sınıf T-60 ve T-70 tankları aldı.Karo pradžioje ŠVAK patrankomis buvo ginkluota ir dalis lengvųjų tankų Т-30 ir Т-60.
Havadaki çok hafif barometrik basınç değişimini fark edebilirler.Barotrauma ištinka staiga pasikeitus atmosferos slėgiui.
Bu da, Güneş'in her geçen saniye 4,5 milyon ton hafiflemesine yol açar.Kompleksas per metus pagamina virš 4,5 mln. tonų pelenų.
Yine alt kavuşum anına yakın günlerde gezegenin karanlık yüzünde çok hafif bir aydınlanma hissedilebilir.Ir tik dabar galima pamatyti viską, ką neseniai slėpė nakties tamsa.
Birçok mahkûm ve sürgünü bağışlayarak baskı ve kısıtlamaları hafifletti.Represijomis ir nuolaidomis sukilimas numalšintas.
Ayrıca daha küçük ve hafifti.Nad on väiksemad ja kergemad.
Amerikan Ordu kaynaklarında bu tanklara resmi olarak M3 Hafif Tank ve M5 Hafif Tank denilmiştir.Ameerika Ühendriikide armees tunti masinat aga ainult ametliku nimetuse Kergetank M3 ja Kergetank M5 järgi.
Hafif hareket etmemizi sağlar.See tagab sujuva liikumise.
Tadıysa genel itibarıyla hafiftir.Tema maitse oli lihtne.
Kullanıcı yerine hafif bir tema seçebilir ve aynı zamanda çeşitli vurgu renkleri arasından seçim yapabilir.Kasutajad saavad valida nii lihtsalt heleda kui ka mitut värvi teemade vahel.
Odunları hafif ve yumuşaktır.Puit on kerge ja pehme.
Alaşımsız haliyle %45 daha hafif olmasına rağmen bazı çelikler kadar dayanıklıdır.Puhtal kujul on ta sama tugev kui mõned terase sulamid, kuid 45% kergem.
Hafif yağmur veya kar görülebilir.Külmal poolaastal võib sadada nõrka vihma või lund.
Bir gün yanından geçen kedinin içmesi için su kabını hafifçe eğdi.Kord läks kassi nina eest liig lähedalt mööda.
Tüm kuarkların en hafifidir.Vedruga relvad on kõige odavamad.
Bir miktar su ile hafifçe ıslatılır.Koosneb külmast väikese soolsusega veest.
Sırt çantalarının hafif olanları tek omuzda da taşınabilmektedir.Tagumisse pagasiruumi mahuvad ka reisijate suusad.
Fakat hafifletici nedenler dolaysıyla idam kararı hapis cezasına çevrildi.Karmile otsusele vaatamata asendati vanglakaristus kohe koduarestiga.
Uranüs Uranüs (19,6 AB), dış gezegenlerin en hafifidir (14 Dünya kütlesi).Uraan on hiidplaneetidest kergeim (14 Maa massi) ning asub 19,6 astronoomilise ühiku kaugusel Päikesest.
STS-6 görevinin başlamasıyla hafif ağırlıklı tank tanıtılmış oldu.Alates kuuendast missioonist (STS-6), tulid kasutusele kerged kütusepaagid.
Çavuş Roebuck: Hafif makineli tüfek kullanır.Wallaby – soomustatud laskemoonaveok.
I. Dünya Savaşı başladığında, Akdeniz'de hafif kruvazör SMS Breslau'da görev yaptı.Esimese maailmasõja alguses teenis ta kergeristlejal "Breslau" Vahemeres.
Daha hafif esen rüzgârlar yer değiştirme şeklinde seyir ile sonuçlanır.Sellest tulenevalt on tuulega kaasa pöörelda lihtsam, kui tuule suunale vastu pöörelda.