Krup semptomları hafif, orta veya ağır semptomlar olabilir ve bunların durumu genellikle geceleri kötüleşir.Symptomy krupu mohou být mírné, středně těžké nebo těžké a v noci se často zhoršují.
Talasemi minör, major’a göre çok daha hafif izler.Všichni si mohou všimnout, že admirál vypadá mnohem mladší.
Allah neyi yaşatacağını bilir; kimse bu tür şeyleri hafife alıp, çocuk oyuncağı sanmamalı."Bůh suď, co je to za slepenec; stavět by z něho nešlo!"
Inverness'i etkileyen en son deprem 1934'te olmuş ve hafif geçmiştir.Poslední zemětřesení v Inverness bylo zachyceno v roce 1934.
Hafif su reaktörleri en çok kullanılan nükleer reaktörlerdir.Lehká voda je komerčně nejpoužívanějším moderátorem jaderných reaktorů.
Hafif zincir ayrıca bir hayli çok sayıda V be J genlerine sahiptir ancak D geni içermez.Pro lehké řetězce také existuje mnoho genů V a J, geny D zcela chybí.
Araba patlamasının meydana geldiği bölgede bulunan iki kişi, hafif yaralarla hastaneye kaldırıldı.Dva lidé museli být s lehkými zraněními převezeni do nemocnice.
Bu tür kullanımlarda hemen önce hafifçe kızartılır (yaki-nori).Před použitím se nori obvykle opeče (jaki-nori).
Tedavinin ilk amacı akut atak belirtilerinin hafifletilmesidir.Prvotním cílem léčby je ustálit symptomy akutního záchvatu dny.
Köpek bir şeye dikkat kesildiğinde hafif kırışıklıklar görülebilir.Při postižení sliznice jícnu se pozoruje obtížné polykání.
Bu işlemle hafif nemli şeker kristalleri elde edilmiş olunur.Tuto práci prováděli brigádničtí zaměstnanci cukrovaru zdarma.
Almanlar, Sovyet halklarını da hafife almışlardı.Němci stejně podcenili i obyvatele Sovětského svazu jako celek.
Üstüne üstlük, ovadan yükselen hafif bir sis, Osmanlı siperlerinin üstüne çökmüştür.V něm býval menší zvonek, na nějž se zvonilo při mších při pozdvihování.
Vickers 6-Ton, Vickers tarafından üretilen Birleşik Krallık yapımı bir hafif tanktır.E, Vickers 6-Ton) byl lehký tank vyráběný v britské firmě Vickers převážně na export.
Hafif yağ kullanıldı.Používá se velmi řídký olej.
Anlatıcı bir süre sonra hafif bir ses duymaya başlar.Po několika minutách ticha začala mluvit.
GAZ'ın 1 No'lu tesisi sadece T-70 hafif tanklarını üretiyordu.Vybombardována továrna totiž produkovala jen lehký tank T-70.
Toplam skorun ≤ 2 olması krupun hafif geçirildiğine işaret eder.Celkové skóre ≤ 2 je klasifikováno jako mírný krup.
Arka taraflar ise hafif yukarıya kıvrılmış durumdadır.Spodní bývají zkrácené (katafyly).
Oldukça hafif ve ince yapılıdır.Je jemné a velmi lehké konstrukce.
Bazen kamgarn kumaşlara da hafif bir dinkleme yapılabilir.Malým ptákům stačí někdy i obyčejná kalužina.
M3 T2 Hafif Mayın Patlatıcı .M3 T2 Light Mine Exploder – Odminovací verze.
Motor sesi çok değişiktir, hafif bir ıslık sesini andırır.Motor je hlučný a vykazuje vysokou kouřivost.
İlk hafifletme çabaları, tamamen kazasız değildi.Jeho literární začátky nebyly nijak jednoduché.
M240G M240B modeline göre biraz daha hafiftir.Z těch byl model 240Z bezpochyby nejúspěšnější.
Mobil Web öncelikle sayfalarda hafif yazı olarak kullanıldı.Vůz byl k dostání pouze v otevřené verzi.
İngiliz Toraks Derneği hafif hastalığı olan kişilere antibiyotiklerin verilmemesini tavsiye etmektedir.Britská společnost hrudního lékařství doporučuje zdržet se podávání antibiotik u mírných případů.
Citroën Jumpy, Citroën tarafından 1994 yılından bu yana üretilen bir hafif ticari araç modelidir.Citroën Jumpy je užitkový automobil , který se vyrábí od roku 1995.
Hafif metro hattında ise standart ölçü olan 1435 mm kullanılır.Linky lehkého metra jsou již provozovány na standardním rozchodu 1435 mm.
Tadıysa genel itibarıyla hafiftir.Jeho chuť je jemně nakyslá.
Yerleşim alanı hafif engebelidir.Osídlení je zde velmi řídké.
Dişiler erkeklerden % 30 daha küçük ve % 20 daha hafiftir.30 % společnosti hodnotí současný režim za horší a 20 % za stejný.
Pişene kadar hafif ateşte tutulur.Vaří se na mírném ohni.
Hafifçe bastırılır ve süzgeçli kovayla sulanır.Zlehka ji naplní a ledabyle zatřese.
M24 Chaffee, II. Dünya Savaşı ve Kore Savaşı'nda kullanılan hafif tank sınıfındadır.M24 Chaffee byl americký lehký tank používaný za druhé světové války.
Neyse ki yarası hafiftir.Utrpěl při tom však lehká zranění.
Sadece hafif yaralanmalar vardır.Je zaznamenáno několik lehkých zranění.
T-60, bir Sovyet hafif tanktır.T-80 je sovětský tank.
Yolcu trenindeki birkaç yolcu hafif yaralandı.Pár návštěvníků utrpělo lehká zranění.
Destek: Destekler hafif makineli tüfeklere sahiptirler.Pomocnou výzbroj dále tvoří tři lehké kulomety vz.
Topun kalkanı mürettebatı şarapnel ve hafif düşman ateşinden koruyordu.Navíc věže chránily svou posádku před palbou nepřítele a nepřízní počasí.
Kartaca ordusu ise 40.000 ağır piyade, 6.000 hafif piyade ve 8.000 süvariden oluşmaktadır.Naproti tomu kartaginské vojsko sestávalo z 32 000 těžkooděnců, 8 000 lehkooděnců a 10 000 jezdců.
Yaprakları hafif bir limon aroması verir.Žlázky mívají silně citrónovou vůni.
Warlimont hafif bir baş sarsıntısı yaşadı.Mannitol má mírný projímavý účinek.
Aslında, bu aleti ikiye ayırabiliriz; biri ağır sıvılar için, diğeri ise hafif sıvılar için.Ten navrhl dva základní dva typy, jeden se střešní konstrukcí a druhý jednoduchý se zábradlím.
Odunları hafif ve yumuşaktır.Dřevo je lehké a měkké.
Grek kuvvetleri esas olarak ağır piyade kullanırken Pers ordusunda hafif piyade birlikleri ağırlıktaydı.I když v řecké armádě dominovali těžce vyzbrojení hoplíté, existovali zde i příslušníci lehké pěchoty.
Bu sistem kapsamında, yanıklar ağır, orta ve hafif olarak sınıflandırılmaktadır.V rámci tohoto systému lze popáleniny klasifikovat jako těžké, středně těžké a lehké.
Görünüşte hafif ve iddasız ancak gerçekte şaşırtıcı derecede güçlü.Je neuvěřitelně mrštná a především silná.
7 Eylül günü, merkezi hafif bir şekilde daha güçlendi.19. ledna se jeho stav trochu zlepšil.
Palamutlar tatlı veya hafif acı tadında, 6 ayda olgunlaşır ve iç yüzü tüysüzdür.Jejich čnělky jsou krátké; žaludy zrají 6 měsíců, jsou sladké nebo trochu hořké, uvnitř číšky žaludu lysé.
En hafifleri tipik olarak dengelidir.List je pro druh méně typický.
Bu model daha ince, daha hafif, daha küçük, daha estetikti ve ekranları daha parlaktı.Tento stroj byl menší, lehčí a pancéřovaný.
Hafif birlikler tarafından desteklendikleri quincunx adlı savaş düzeninde dövüşürlerdi.Aceștia luptau într-o formațiune de quincunx, fiind susținuți de trupele ușoare.
Yangına dayanıklı hafif iplikten yapılmış bir kumaş tır.Va reuși, oare, să scape din iadul care se dezlănțuie?
Hastalık belirtileri hafif ya da ciddi olabilir.Simptomele pot fi blânde sau severe.
Yan etkileri genellikle hafiftir ve kısa sürer.Efectele secundare sunt de obicei ușoare și de scurtă durată.
Bu birçok çelik alaşımın tensil gücüne eşittir ancak titanyum %45 oranında daha hafiftir.În starea sa pură, titanul este la fel de dur ca unele tipuri de oțel, dar cu 45% mai ușor.
Uranüs Uranüs (19,6 AB), dış gezegenlerin en hafifidir (14 Dünya kütlesi).Uranus (19,6 UA), de 14 ori mai masiv ca Pământul, are masa cea mai mică dintre toate planetele exterioare.
Ancak araçları normalden hafif bulunan sürücüler diskalifiye edildi.Cele instalate pe vehicule în mod normal blindate.