Ana içeriğe geç
Sözlük

hafif ile cümle

hafif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
7 Eylül günü, merkezi hafif bir şekilde daha güçlendi.في 7 أيلول/سبتمبر، أصبحت في المركز أقوى قليلاً.
Hafif kruvazör Honolulu hasar aldı ama görevine devam etti.بينما تعرض الطراد يو إس اس «هونولولو» لأضرار، ولكنه ظل في الخدمة.
Sadece hafif yaralanmalar vardır.ولكنه لم يتعرض الا لإصابات طفيفة.
Normalde otomatik olarak açılır ve vajinal duvarlara karşı hafif bir mühür oluşturur.وسيفتح تلقائيا ويقوم بغلق خفيف ضد جدران المهبل.
Hayatı boyunca toplam 22 değişik hafif bombardıman ve akrobatik uçakla uçtu.حلقت طيلة حياتها في 22 طائرة مختلفة من النوع القاصف وطائرات التدريب.
Hafif formunda, yeni şeyler denemek veya rutinden kopmak istememek şeklinde ortaya çıkabilir.يمكن أن يظهر في أطواره الخفيفة على أنه تحرج من تجربة الأمور الجديدة أو كسر الروتين.
Hastalığı hafif olarak geçiren kimselerde, kısa etkili ilaçların ihtiyaç duyuldukça kullanılması önerilir.ينصح المرضى الذين يعانون من درجة مرض خفيفة باستخدام المضادات قصيرة المفعول عند الحاجة.
Hafifçe akan bir suyla en az 20 dakika yıkayın.فوراً اغسل بكمية وفيرة من الماء لمدة لا تقل عن 15 دقيقة.
Dişiler erkeklerden % 30 daha küçük ve % 20 daha hafiftir.الإناث غالباً ما تكون أصغر بـ20% من الذكور وأخف بـ30% منها.
Bu belirtiler hafif veya şiddetli olabilir ve sağlıklı kadınlarda ortalama altı gün sürebilir.قد تتفاوت هذه الأعراض من الخفيفة إلى الخطرة وعند النساء الصحيحات تستمر الأعراض لفترة ستة أيام في المتوسط.
Yan etkileri arasında, enjeksiyon yapılan bölgede ağrı veya hafif ateş bulunmaktadır.موضعيًا: ألم أو طفح ظاهر في مكان الحقن.
Krup semptomları hafif, orta veya ağır semptomlar olabilir ve bunların durumu genellikle geceleri kötüleşir.قد تنتج عنه أعراض بسيطة أو متوسطة أو شديدة، والتي غالباً ما تزداد سوءاً في المساء.
Bir kişi hafif yaralandı.أصيب شخص واحد على الأقل بجراح طفيفة.
Askerlere ve hafif zırhlı araçlara karşı etkilidirler.تم تجهيز كتائب مؤللة مع العربات المدرعة الخفيفة.
Bu eylemler hükümeti cezaları ömür boyu hapis olarak hafifletmeye zorladı.في نهاية المطاف ، خفف مجلس الوزراء الاتحادي مدة عقوبتها إلى السجن مدى الحياة.
Ancak araçları normalden hafif bulunan sürücüler diskalifiye edildi.هذا يقلل من السائقين العمياء.
Bir aralık ateş hafiflemişti.انتشر الحريق ببطء.
Kehribar sürünüldüğünü zaman hafif vücutları çeker; manyetik demir filizi demiri çekme gücüne sahip. .فالكهرمان عندما يفرك فإنه يجذب الأجسام اللطيفة؛ أما مغناطيس الحديد الخام فله القدرة على جذب الحديد.
Marcus Furius Camillus döneminde hafif birlikler tarafından desteklen Falanks düzeninde savaşmışlardır.خلال عهد ماركوس فوريوس كاميلوس كان يحارب الترياري ضمن التشكيلات السلامية بالجيش، يدعمهم جنود خفيفو التسليح.
Beyaz renklidirler, hafif, karakteristik kokuları vardır, suda çözünmezler, alkollerde çözünürler.مسحوق أبيض، ليس له رائحة، ليس له طعم، لا يذوب في الماء ويذوب في المذيبات العضوية.
Boğazın hafif sıkılması gerekir.وعموما فإن العضلات ذات الوترين تتعب بسهولة.
İngiliz Toraks Derneği hafif hastalığı olan kişilere antibiyotiklerin verilmemesini tavsiye etmektedir.تنصح جمعية الصدر البريطانية بحجب المضادات الحيوية عن المصابين إصابة طفيفة.
Hafif diüretik etkisi vardır.كما ان له تأثير على الاكتئاب الطفيف.
Bu etkiler genellikle hafif ve geçicidir.هذه التأثيرات الجانبية تكون عادةً خفيفة و عرضية.
Pişene kadar hafif ateşte tutulur.ويترك على النار حتى يهدأ.
Ana madde: Nöropraksi Bu, sinir hasarının en hafif olanıdır ve tamamen iyileştirilebilir.يعتبر هذا النوع الشكل الأقل حدة في إصابات الأعصاب مع إمكانية التعافي التام.
İstenmeyen etkiler, genelde hafif ve geçicidir.الآثار ضارة عادة ما تكون خفيفة وعابرة.
Hafif bir kanama olabilir.ممكن أن تظهر كدمة بسيطة.
Hafif tunç rengi lekeleri olabilir.قد يوجد فيها قيح مخضر اللون.
Tepsi hafif ateşte biraz bekletilir.وضع الكل في قدر على نار خفيفة.
Tedavinin ilk amacı akut atak belirtilerinin hafifletilmesidir.إن الهدف الرئيسي للعلاج هو تهدئة أعراض النوبات الحادة.
1968 yılında Diyarbakır’a Hafif Helikopter Bölük Komutanlığı ismiyle Jandarma Havacılık Birliği kurulmuştur.في عام 1968 ، أنشئت أول وحدة الدرك في الطيران دياربكر تحت اسم شركة قيادة طائرة هليكوبتر خفيفة.
Toplam skorun ≤ 2 olması krupun hafif geçirildiğine işaret eder.النتيجة الإجمالية ≤ 2 تشير إلى خانوق بسيط.
Havadaki çok hafif barometrik basınç değişimini fark edebilirler.تستخدم مراكز الأرصاد الجوية البارومتر لمعرفة التغيرات في ضغط الهواء.
Hafifçe aşağıya doğru eğiktir.ينحني وسط الحافة القاطعة قليلًا للأسفل.
Bu sistem kapsamında, yanıklar ağır, orta ve hafif olarak sınıflandırılmaktadır.يمكن تصنيف الحروق وفقاً لهذا النظام إلى شديدة ومتوسطة وطفيفة.
Neyse ki yarası hafiftir.وأصيب بسمارك بإصابات طفيفة.
Çok hafiftir.وهي خفيفة للغاية.
Genelde nefes darlığını hafifletmek için evde oksijen tedavisi uygulanır.العلاج بالأكسجين في المنزل غالباً ما يكون ضرورياً للتخفيف من ضيق التنفس و تصحيح نقص الأكسجين.
Çirkini güzel gösteren, kabalığı hafifleten kinayeler.الحسناء القبيحة La hermosa fea.
Hastalık belirtileri hafif ya da ciddi olabilir.أعراض الأنفلونزا يمكن أن تكون خفيفة أو قوية جدا.
Bazen kamgarn kumaşlara da hafif bir dinkleme yapılabilir.تتواجد أحياناً بعض الاختلافات البسيطة في الوريد المرفقي الناصف.
Vakumla aplikasyonda, fularda emdirilen kumaş çok hafif bir basınçla sıkma silindirleri arasından geçirilir.قابلة للفرك، عندما يسهل فرك التربة تحت ضغط بسيط بين الأصابع.
Bunlardan çok hafif bir şekilde sönük hale gelmeleri beklenmektedir.سيسود هؤلاء القوم بسهولة تامة.
1992 yılında Vectra A hafif bir makyaj geçirmiştir.أطلق "كورس" خطا للأزياء الرجالية في عام 2002.
Kendini hafif, dünyayı derin düşün.Considere a si mesmo com leveza; considere o mundo com profundidade.
Hafif bir balık veya deniz ürünü lezzetine sahip olabilir ve bazen baharatlıdır.Ele pode ter um leve sabor de peixe ou frutos do mar e às vezes é apimentado.
Bu cihaz 33.2 gram daha önceki nesilden daha hafif.O dispositivo é também mais leve do que a geração anterior em 33,2 gramas.
Kabaca M31'in 3,5 derece güneyi ve hafifçe doğusunda yer alır.Está a cerca de 3,5 graus sul e ligeiramente a leste de M31.
Hastalık belirtileri hafif ya da ciddi olabilir.Os sintomas podem ser ligeiros ou graves.
Neyse ki yarası hafiftir.Felizmente sofre ferimentos ligeiros.
Type 62 hafif tank grup üretimi 1963'te başlamış, 1978'e kadar yaklaşık 800 adet üretilmiştir.O tanque leve Tipo 62 entrou em produção em 1963, e aproximadamente um lote 800 foram produzidos em 1978.
Carlson'ın baskınından sonra, Japonlar hafifçe korunan Gilbertler'e takviye kuvvet göndermiştir.Após o assalto de Carlson, os japoneses enviaram reforços as Ilhas Gilbert, que estavam desguarnecidas.
1942 yılında bu sorunu çözmek için kısmen daha hafif ve daha hızlı KV-1S tankları geliştirildi.Em 1942, este problema foi parcialmente aliviado pelo tanque KV-1S.
Amonyum klorür çözeltileri hafif asidiktir.Soluções de cloreto de amônio são levemente ácidas.
Ekipman hafif zırhlı silahlar ve nakliye ve devriye araçları içerir.O equipamento inclui blindados leves e de transportes e veículos de patrulha.
Hafif Bizans piyadesi ya da psiloi, öncelikli olarak yay kullanır ve sadece deri zırh giyerdi.A infantaria leve bizantina, ou psilos, utilizou principalmente arcos e vestiu apenas armadura de couro.
Claudius sonradan bu kısıtlamayı bazı fetih yapan generalleri için hafifletmiştir.Cláudio, mais adiante, levantaria a restrição em favor de alguns dos seus generais.
Kimseyi küçümseyip hafife alma.Não menospreze ninguém.
Ashley, Zuny, Park ve Sojung da hafif sıyrıklarla kazayı atlattı.Ashley, Zuny, Park, e outro estilista tiveram lesões menores.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hafif ile cümle - Sayfa 28 - hafif kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App