hafifçe ile cümle
hafifçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Carlson'ın baskınından sonra, Japonlar hafifçe korunan Gilbertler'e takviye kuvvet göndermiştir.Após o assalto de Carlson, os japoneses enviaram reforços as Ilhas Gilbert, que estavam desguarnecidas.
Ekolokasyon yapan hayvanların iki kulağı birbirinden hafifçe uzaktadır.É um animal de orelhas grandes bem separadas entre si.
Dallar horizontal ve hafifçe aşağıya sarkık ve dipten itibaren dallanır.Cada ângulo é arredondado e polido até brilhar.
Işık iletimini hafifçe artırabilir ve R2 ve R3 hatalarının etkisini azaltabilir.Ook bevordert het de lichttransmissie enigszins en beperkt het de invloed aan fouten in R2 en R3.
Bir miktar su ile hafifçe ıslatılır.Hoogstens lekt een klein beetje schoon water naar binnen.
Dış yüzeyleri hafifçe tüylüdür.Het oppervlak is licht schubbig.
Ön orta gözler hafifçe öne doğru çıkıntı yapar.Wzrok kieruje zdecydowanie w dół przed siebie.
Hafifçe aşağıya doğru eğiktir.Z jednej strony jest lekko przeciągnięta w dół.
Yukarı doğru kalkan kapı hafifçe ileri gider.Pręt smyczka wygięty jest lekko ku górze.
Hafifçe akan bir suyla en az 20 dakika yıkayın.Skölj med rikligt vatten i 30 minuter.
Nadiren hafifçe oval olurlar.Den hörs mycket sällan i Österrike av uppenbara skäl.
Bazen gözü bağlanan çocuk önüne geleni hafifçe döver.Ibland är de så låga att de studsar strax framför honom.
Homer, hafifçe yanlış bir şey olduğunun bilincindedir ama neler olup bittiğinden emin değildir.Гомер підозрює, що щось не так, але навіть не підозрює, що саме.
Gagaları hafifçe yukarı kıvrıktır.Ніс звернутий трохи вгору.
Sansa'nın yüzünde hafifçe gülümsemeyle oradan ayrılır.Посміхаючись, Санса йде.
Athena Parthenos'un baş kısmı hafifçe öne doğru eğilmiştir.Верхня частина ульюко трохи нахилена уперед.
Bu tür kullanımlarda hemen önce hafifçe kızartılır (yaki-nori).Před použitím se nori obvykle opeče (jaki-nori).
Hafifçe bastırılır ve süzgeçli kovayla sulanır.Zlehka ji naplní a ledabyle zatřese.
Bu tür el öpmede el nazikçe tutulurken dudaklar hafifçe parmakların eklemlerine değdirilir.Sărutarea mâinii, este acel sărut când buzele ating dosul palmei.
Hafifçe bir hayal kırıklığına uğradım.Am fost un ușor dezamăgit.
Homer, hafifçe yanlış bir şey olduğunun bilincindedir ama neler olup bittiğinden emin değildir.Azonban Scully meg van győződve arról, hogy valami nincs rendben, de semmi több nem jut eszébe.
Merdiven basamaklarının hafifçe eskimiş ve çatlamış olduklarını gözlemliyoruz.A homlokzatokat a kiugró lépcsőházak törik meg és tagolják.
Hafifçe tatlı, zehirleyici olmayan bir sıvıdır.Íze édeskés, nem mérgező.
Turkuaz ya da "Türk mavisi", camgöbeği renginin hafifçe mavi tonudur.Turkoosi eli turkoosinsininen on sinivihreä väri.
Arka Ayak: Ön ayaktan hafifçe daha uzundur.Jalan takakynsi on hyvin pitkä.
Kabaca M31'in 3,5 derece güneyi ve hafifçe doğusunda yer alır.Βρίσκεται περίπου 3,5 μοίρες νότια και λίγο πιο ανατολικά από τον Μ31.
Tabanı, üzerinde pislik durmaması için hafifçe eğimli yapılır.Προπονήσεις με ποικιλία ασκήσεων, ώστε να μην είναι βαρετές.
Ekolokasyon yapan hayvanların iki kulağı birbirinden hafifçe uzaktadır.Ekkolokaliserende dyr har to ører, der er placeret lidt forskelligt.
Hafifçe aşağıya doğru eğiktir.Dreje skarpt til siden.
Uygulama simgesi hafifçe modifiye edildi.Det udvendige design blev kun let modificeret.
Ucu hafifçe geniş çubuklarla da çalınabilir.De kan også bite svært hardt med de store kjevene.
Öpüşme sırasında partnerin dili hafifçe ısırılarak çekilir.I Livsfrisen er språket imidlertid lett modernisert.
Carlson'ın baskınından sonra, Japonlar hafifçe korunan Gilbertler'e takviye kuvvet göndermiştir.Setelah serangan Carlson, Jepang memperkuat Kepulauan Gilbert, yang tadinya hanya dijaga sekedarnya.
Fe sesi üst dişlerin alt dudağa hafifçe değdirilmesiyle çıkarılır.Bunyi /w/ tersebut dihasilkan dengan cara mengatupkan bibir atas dengan bibir bawah.
Bu tür kullanımlarda hemen önce hafifçe kızartılır (yaki-nori).Nó rất thường được nướng trước khi sử dụng (yaki-nori).
Hafifçe aşağıya doğru eğiktir.Thầy nên hạ thấp xuống một chút.
Amerikan varyantları, hafifçe güncellenen 2.3.5 kurulumuyla gönderilere başladı.Các nhà phát hành ở Mỹ bắt đầu giao hàng với các phiên bản cập nhật nhẹ như Android 2.3.5.
Hafifçe akan bir suyla en az 20 dakika yıkayın.Nấu với 3 lít nước giữ sôi 20 phút.
Oysa aynı kişi yürüdüğü zaman ıslanmamak için şemsiyesini gidiş yönüne doğru hafifçe eğmek zorundadır.それを一滴もこぼさないように、おじいさんはゆっくりゆっくり歩いてくるの。
Kanda dolaşan beyaz küre (akyuvar) sayısı hafifçe artar.菌蓋以下的其餘部份都是白色的。
Hafifçe aşağıya doğru eğiktir.下頜前端稍微往下彎。
Boyun: Adaleli, hafifçe kavislidir.장점: 물리적으로 작고 가볍다.
Gagaları hafifçe yukarı kıvrıktır.단층이 눈에 띄게 일어난다.
Gagaları düz, hafifçe yukarı kıvrıktır.허리는 반듯하고 꼿꼿이 세운다.
Hafifçe akan bir suyla en az 20 dakika yıkayın.המשך השפשוף בסבון לא פחות מ-20 שניות.
Ön orta gözler hafifçe öne doğru çıkıntı yapar.המדרגה התחתונה נוטה בשיפוע קל לפנים.
Bina, dışarıdan bakıldığında yukarıya doğru hafifçe incelmektedir.השני- אני קולט את הידע באופן שהוא מלמטה למעלה.
Uygulama simgesi hafifçe modifiye edildi.Стикът на вратаря е леко модифициран.
Hafifçe aşağıya doğru eğiktir.После рязко се спускате на долу.
Çiçeklere uzanmak için ayaklarını hafifçe kaldırmaktadır.Краката му са устроени така, че да се захваща за клоните на дърветата.
Bir miktar su ile hafifçe ıslatılır.Разтваря се в малко хладка вода.
Lazer cerrahisi ayrıca renk ve gece görüşünü hafifçe azaltabilir.Također, laserska operacija može umanjiti kolorni i noćni vid.
Yukarı doğru kalkan kapı hafifçe ileri gider.Unatoč tome, gornji plašt teče vrlo sporo.
Sansa'nın yüzünde hafifçe gülümsemeyle oradan ayrılır.No, tada je ugledao Sonju na čijem licu je ugledao slabašan smiješak.
Yukarı doğru kalkan kapı hafifçe ileri gider.Dvere sa otvárali smerom hore vpred.
Hafifçe aşağıya doğru eğiktir.Smerom nadol sa mierne zužuje.
Yukarı doğru kalkan kapı hafifçe ileri gider.Izbočena navzgor poteka nekako oklevajoče.
Tohumların üzerleri kapanmaz, yalnız hafifçe bastırılır.Sėklos be luobelių perskeliamos ir malamos lengvai spaudžiant.
Yukarı doğru kalkan kapı hafifçe ileri gider.Viršutinė pakopa pailga, siaurėja į viršų.
Bir gün yanından geçen kedinin içmesi için su kabını hafifçe eğdi.Kord läks kassi nina eest liig lähedalt mööda.