Ana içeriğe geç
Sözlük

hafi ile cümle

hafi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hafif zırhlı araçları delebilir.30 lekkich samochodów pancernych.
Avukatları hafızasını kaybettiğini belirtmektedir.Okazuje się, że mężczyzna stracił pamięć.
O zât sabah Bişr-i Hâfî'yi arayıp meyhânede buldu.Rankiem tego dnia rozpoczął on przemarsz w kierunku Równego i Łucka.
Mil Mi-1, Sovyetler Birliği yapımı üç veya 4 koltuklu hafif bir helikopter.Jak-100 – radziecki, prototypowy lekki śmigłowiec.
1879’da hafıza çalışmalarına başladı.Po 1879 roku zaczął spisywać wspomnienia.
Ayrıca, burnundan soluması ise hafif seslere dönüşür.Kiedy kłamie, jego nos się wydłuża.
On dört yaşımda hafız oldum.W wieku 14 lat została weganką.
1 bitlik hafızadır.Ostatnie wspomnienie.
Hafif olmakla beraber aynı zamanda lezzetli ve gevrektir.Zupa jest w smaku jednocześnie delikatna i pikantna.
Saldırıda Özal hafif yaralanırken, 20 kişi panik nedeniyle yaralandı.W zamieszaniu i panice śmiertelnie stratowano 20 osób.
Hafızasını kaybeden Geralt önceki hayatının kayıp anılarını kurtarmaya çalışır.Usiłuje odzyskać z dawna utraconą pamięć.
Asıl sorunları hafıza ve dil ile ilgilidir.Zajmuje się problematyką związaną z tożsamością i pamięcią.
Bunlardan çok hafif bir şekilde sönük hale gelmeleri beklenmektedir.Te zbyt lekkie mogą się spodziewać najgorszego.
Hafifçe aşağıya doğru eğiktir.Z jednej strony jest lekko przeciągnięta w dół.
Odunları hafif ve yumuşaktır.Drewno jest miękkie i lekkie.
Bu olaylar ayrıca Suriye'de Hafız Esed'in başa geçmesine olanak sağladı.Wyraził również obawy, iż Syria może wpaść w ręce islamistów.
Hafızasını kaybetmiş olduğu için cinayetleri işleyip işlemediğini dahi hatırlayamamaktadır.Po utracie pamięci sam nie ma pewności, czy nie popełnił zbrodni.
Ayrıca hafıza ve özellikle de kısa süreli hafıza üzerinde rolü vardır.Interferencja zachodzi zwłaszcza w pamięci krótkotrwałej i pamięci sensorycznej.
Bunun sonucunda saldırgan hafızasını yitirmiş, bilişsel kapasitesini kaybetmiş olur.Z tego powodu pamięć go zawiodła oraz stracił zdolność myślenia.
Çok hafif özel bir kokusu vardır.Ma silny, specyficzny zapach.
Şaraba nazaran hafif ekşimsi bir tadı vardır.Wina z syrah mają wyraźny aromat porzeczek.
Hafif siklette 1964'te Tokyo'da altın ve Meksiko City'de 1968'deki gümüş madalya aldı.Zdobył w niej srebrny medal olimpijski w Tokio 1964 i brązowy w Meksyku 1968.
1940 yılında üretimine başlandı.Renkli çizimi Hafif tankların zayıf özelliklerinde ötürü üretimi durduruldu.Produkcję samochodu wstrzymano w 1942 roku w związku z brakami dużych arkuszy blachy do wytłaczania.
Ve nehir hattını, sadece hafif bir avcı hattıyla perdeleyerek savunmaya karar verdi.Zdecydował się bronić brzegu rzeki, staczając tylko lekką potyczkę w celu ukrycia swoich prawdziwych zamiarów.
Hafif yağ kullanıldı.Użyto lekkich materiałów.
Hafif etkiler tıbbi müdahaleye gerek kalmadan 24 saat içinde kendiliğinden geçer.Lek w ciągu 24 godzin znika z krążenia.
1 Ekim 1926'de hafif kruvazör SMS Amazone'nun komutanı oldu.Od 2 października 1925 roku został mianowany oficerem nawigacyjnym lekkiego krążownika „Amazone”.
8 kez Dünya Hafıza Şampiyonu olmuştur.Był ośmiokrotnym medalistą mistrzostw świata.
Kasabada gelişen hafif sanayi tesisleri tüm ülke için önemli olmaktaydı.Utrzymanie tej reduty miało kapitalne znaczenie dla całej Wielkiej Armii.
2001 Dünyanın en küçük ve en hafif dijital video kamerasını tanıttı.2001 GR-DVP3, najmniejsza i najlżejsza na świecie kamera cyfrowa.
Bu sürecin bir sonucu da daha hafif ekmeklerdir.Podobne, choć słabsze skutki przynosi niedobór pożywienia.
Hafif kruvazör, küçük veya orta boy savaş gemisidir.Fregata – klasa okrętów średniej lub dużej wielkości.
Dinleyiciler arasında hafızlar bile bulunurdu.Kolejne płyty również zyskały uznanie wśród słuchaczy.
85 mmlik top hafif SU-85 veT-34-85 modellerinde kullanıldı.85mm, takie same jak w SU-85.
Yukarı doğru kalkan kapı hafifçe ileri gider.Pręt smyczka wygięty jest lekko ku górze.
GAZ-49, GAZ tarafından 1953-1972 yılları arasında üretilen bir hafif arazi kamyoneti modelidir.GAZ-AAA − lekki samochód ciężarowy produkowany przez firmę GAZ w latach 1934–1943.
Hafızaya yardımcıdır.Bądź Odkrywcą Pamięci.
Bu hafif atışlı silahın 20, 25, 32 ve 40 mermi alabilen şarjörleri vardır.Magazynki dwurzędowe, o pojemności 25, 32 lub 40 naboi.
Acısını, yazmakla hafifletmeyi seçti.On zwyczajnie pragnął ulżyć twojemu cierpieniu.
Neyse ki yarası hafiftir.Odniosła przy tym lekkie obrażenia.
Füzyon enerjisi daha hafif ve daha yoğunlaştırılmış alternatifler sağlayabilir.Energetyka jądrowa jest czystszą i bardziej efektywną alternatywą dla paliw kopalnych.
O bir fotoğrafik hafızaya sahip.On ma fotograficzną pamięć.
O bir fotoğrafik hafızaya sahip.Ona ma fotograficzną pamięć.
3,000'den fazla üretilmiş olup çoğunlukla keşif aracı veya hafif bir tank olarak kullanılmıştır.Mer än 3000 fordon tillverkades och användes antingen som lätt tank eller som spaningsfordon.
Uranüs Uranüs (19,6 AB), dış gezegenlerin en hafifidir (14 Dünya kütlesi).Huvudartikel: Uranus Uranus (19,6 AU) är med sina 14 jordmassor den lättaste av de yttre planeterna.
En önemlileri hafif tank olan M-2 serisi idi.Den lätta M2-serien var den viktigaste.
Hafif formunda, yeni şeyler denemek veya rutinden kopmak istememek şeklinde ortaya çıkabilir.I dess mildare form kan det utgöra en motvilja att testa nya saker eller gå emot rutinen.
Ikv 91 büyük bir hafif tank'a benzer.Utomlands klassades Ikv 91 som lätt stridsvagn.
Camera lucida özel aydınlatma istemeyen hafif ve taşınabilir bir alettir.Camera lucida är en ljus och bärbar apparat som inte erfordrar speciella ljusförhållanden.
Bir noktadan sonra Daniel'in kendi üzerinde de yaptığı deneyler karakterde kalıcı hafıza kaybına neden olur.Vid okänd tidpunkt gör Daniel ett experiment på sig själv som ger honom problem med sitt långtidsminne.
Kullanıcı yerine hafif bir tema seçebilir ve aynı zamanda çeşitli vurgu renkleri arasından seçim yapabilir.Användaren kan byta till ett ljusare tema, och kan även välja mellan ett flertal kontrastfärger.
Hafızasını tamamen kaybetmiş.Han har förlorat minnet.
Avcı uçakları genellikle küçük, hafif, hızlı ve manevra kabiliyeti yüksek uçaklardır.Jaktflygplan är jämförelsevis små, snabba och manövrerbara.
Bu belirtiler hafif veya şiddetli olabilir ve sağlıklı kadınlarda ortalama altı gün sürebilir.Dessa symptom kan variera från lindriga till svåra och hos friska kvinnor varar de i genomsnitt i sex dagar.
Hafifçe akan bir suyla en az 20 dakika yıkayın.Skölj med rikligt vatten i 30 minuter.
PP-2000 (Rusça: ПП-2000), KBP Alet Tasarım Bürosu tarafından üretilen Rus yapımı bir hafif makineli silahtır.PP-2000 (ryska: ПП-2000) är en k-pist tillverkad av KBP.
Krup semptomları hafif, orta veya ağır semptomlar olabilir ve bunların durumu genellikle geceleri kötüleşir.Kruppsymptom kan vara lindriga, måttliga eller svåra, och förvärras ofta på natten.
İngiliz Toraks Derneği hafif hastalığı olan kişilere antibiyotiklerin verilmemesini tavsiye etmektedir.British Thoracic Society rekommenderar att antibiotika undanhålls för de som är lindrigt sjuka.
FV101 Scoripon, Birleşik Krallık yapımı bir hafif tanktır.FV101 Scorpion är ett brittiskt spaningsfordon.
FAW'ın başlıca ürünleri otomobiller, otobüsler, hafif, orta ve ağır sınıf kamyonlar ve otomobil parçalarıdır.FAW tillverkar personbilar, mellantunga och tunga lastbilar och bussar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod