Hadi, biri bana cevap versin.Come on, somebody answer me.
Hadi, bir deneyin.Come on, give it a try.
Hadi, bunu yapabilirsin.Come on, you can do it.
Hadi sahile yürüyelim.Let's walk to the beach.
Hadi, Jim.Come on, Jim.
Hadi, Jamal.Let's go, Jamal.
Hadi ama. Tahmin etmeniz gerekiyor.Come on. You've got to guess.
"Hadi bakalım." "Teşekkürler.""Here you go." "Thank you."
Hadi, üzgün bakma.Come on, don't look sad.
Hadi oraya gidelim.Let's go over there.
Hadi tanışalım.Let's get acquainted.
Hadi, 5. dersi tekrarlayalım.Come on, let's repeat lesson 5.
Hadi ders çalışalım.Let's study.
Hadi öne yakın oturalım.Let's sit near the front.
Hadi koltukları değiştirelim.Let's change seats.
Hadi filmi izleyelim.Let's watch the film.
Hadi Tom'la Boston'a gidelim.Let's go to Boston with Tom.
Hadi Tom'a gidip ona yardım edelim.Let's go over to Tom's and help him.
Hadi aşağı inelimLet's go downstairs.
Hadi bir şişe şarap daha içelim.Let's drink one more bottle of wine.
Tom bana haddinden çok yediğini söyledi.Tom told me he ate way too much.
Hadi ama. Bunu yapabilirsin.Come on. You can do that.
Hadi, bunu yapabilirsiniz.Come on, you can do that.
Tamam, hadi bunu yapalım.OK, let's just do that.
Hadi bisikletle gidelim.Let's go by bicycle.
Hadi kiliseye gidelim.Let's go to church.
Hadi sukiyaki yiyelim.Let's eat sukiyaki.
Hadi burada yüzelim.Let's swim here.
Söyle hadi!Just say the word.
Hadi, ciddi olamazsın.Come on, you can't be serious.
Hadi, biraz yemek ye. Seni iyi yapacak.Come on, eat some. It will do you good.
Hadi piknik yapalım.Let's go on a picnic.
Hadi oyuncak mağazasına gidelim.Let's go to the toy store.
Hadi onları almaya gidelim.Let's go get them.
Hadi oraya gidelim ve bir süre oturalım.Let's go over there and sit down for a while.
Hadi kek yapalım.Let's make cupcakes.
Hadi Tom. Biz ayrılıyoruz.Come on, Tom. We're leaving.
Hadi sıcak olan yere içeriye girelim.Let's go inside where it's warm.
Hadi naş.Take a hike.
Hadi hepimiz otuz dolar koyalım.Let's all chip in thirty dollars.
Hadi basket oynayalım.Let's play basketball.
Dün gece haddinden fazla içmişim.I drank way too much last night.
Mülteci kampları haddinden fazla kalabalık.The refugee camps are overcrowded.
Hadi iyisin! Çorba parası çıktı.Winner winner chicken dinner!
Hadi o zaman.You're on.
Hadi oradan be.Stuff it.
Hadi kalk artık, okula geç kalacaksın.Come on, get up. You're going to be late to school.
Tom spor salonunda haddinden fazla vakit geçiriyor.Tom spends way too much time at the gym.
Sence dünyada haddinden fazla mı insan var?Do you think there are too many people in the world?
Hadi biraz spot ışığı takalım.Let's install some spotlights.
Özür dilerim, hadsizlik etmek istemedim.I'm sorry. I didn't mean to cross a line.
Hadi Rima, yarınlar yokmuşçasına sabaha kadar dans edelim.Come on, Rima. Let's dance all fucking night.
Hadsizlik yapan önce bendim.I crossed the line first.
Bazen haddinden fazla uyuyor.Sometimes he sleeps longer than he should.
"Hadi buradan çıkalım," diye fısıldadı Tom sessizce."Let's get out of here," Tom whispered quietly.
"Hadise: Benim için biten bitmiştir Sinan: Artık kendi yoluma bakıyorum"."Hadise: Benim için biten bitmiştir Sinan: Artık kendi yoluma bakıyorum".
"Hadise 'Superman' ile süper bir dönüş yaptı!"."Hadise 'Superman' ile süper bir dönüş yaptı!".
"Hadise, Kim Bu Tatminsiz Diva?"."Hadise, Kim Bu Tatminsiz Diva?".
"Bill Hader Explains His Voice Cameo in Her" (İngilizce)."Bill Hader Explains His Voice Cameo in Her".
"Hadi yüreğim ha gayret"."Hadi yüreğim ha gayret".