Daha sonra haberin yanlış olduğu anlaşıldı.Plus tard, on apprend que ces informations sont fausses.
Fakat kısa sürede haberin yanlış olduğu, manipülasyon yapıldığı ortaya çıkmıştır.Au ralenti, on se rendra vite compte que la simulation était flagrante.
Bir süre sonra Hasan'ın öldüğü haberini duyarlar.Ils reçoivent alors la nouvelle de la mort d'Hasan Kûtchek.
Bu protestolarda Washington Post’un haberinde ismi ile birlikte görülmüştür.L'enregistrement de leur conversation à ce sujet a été diffusé par le Washington Post.
Yola çıktıktan kısa bir süre sonra kardeşinin tüberküloz nedeniyle öldüğü haberini aldı.Juste après son départ, il apprit la mort de son frère de la tuberculose.
Willow ise otelde karşılarına çıkıp Buffy'nin öldüğü haberini verir.Willow attend Angel à l'hôtel pour lui annoncer la mort de Buffy.
Hiç iyi haberin var mı?¿Tienes alguna buena noticia?
Freddie'den haberin var mı?¿Tienes noticias de Freddie?
Hiç haberin var mı?¿Tienes alguna noticia?
Radames, Aida'ya düğünü iptal ettiği haberini verir.Radames le informa a Aida que va a cancelar la boda.
Viyana'da bulunduğu sırada, Napolyon'un Elba'dan kaçtığı haberini aldı.Mientras tanto, se propaga la noticia de que Napoleón ha escapado de Elba.
Zulma ve Elvira gelip Mustafa'nin kahve ziyaretine geleceği haberini getirirler.Zulma y Elvira entregan el mensaje de Mustafà: va a venir a tomar el café.
Elvira ve Zulma'yı da Isabella'ya gönderip ona kahve içme ziyaretinde bulunacağı haberini verir.Elvira y Zulma deben decirle a Isabella que él va a tomar café con ella.
Ardından Tyrion, Bronn tarafından uyandırılır ve Stark askerlerinin geldiği haberini alır.A la mañana siguiente, Tyrion es despertado por Bronn justo cuando el campamento es atacado.
Bu cevaplardan senin haberin var mı?¿Da respuesta a las preguntas?
Babasının ölüm haberini burada aldı.Recibe la noticia de la muerte de su familia.
Yıllar önce baba evinden kovulan Nur, on yıl sonra annesinin ölüm döşeğinde olduğu haberini alır.El concesionario sucedió años más tarde en la casa de sus padres, como se ha dicho.
Daha sonra haberin yanlış olduğu anlaşıldı.Successivamente si seppe che la notizia era falsa.
Kraldan gelen ulaklar Macbeth'e Cavdor'un Lordluğu verildiği haberini getirirler.Giunge infatti un messaggero che comunica a Macbeth che re Duncano gli ha concesso la signoria di Cawdor.
Ancak bir süre sonra Apurna'nın doğum yaparken öldüğü haberini alır.E lo dice proprio nel momento in cui Carmen sta per partorire.
Oracle, hem kahini hem de haber verme işini ve haberin alındığı yeri ifade eder.L'apporto di Arata e dei suoi assistenti risulta quindi fondamentale perché sanno dove e a chi rivolgersi.
Gazetedeki ölüm haberini okuyan Nermin ise intihar teşebbüsünde bulunur.La versione della polizia che fu immediatamente pubblicata sui giornali parlò di suicidio.
Sair Geronio'ya bir maskeli balo yapılacağı haberini verir.Per questo la Venable organizza un ballo mascherato.
Geralt Toussaint'ya vardığı sırada, üçüncü bir şövalyenin öldüğü haberini alır.По прибытии ведьмака в Туссент происходит третье убийство.
Şam'da babasının ölüm haberini aldı.В Ашхабаде его застает весть о смерти отца.
Tam da Zafer Günü'nde, oğlunun savaşın son gününde hayatını kaybettiği haberini alır.Вернувшись на фронт, Андрей получает известие о том, что его сын погиб в последний день войны.
Daha sonra haberin yanlış olduğu anlaşıldı.Впоследствии оказалось, что известие было ошибочным.
Jackson, 10 Eylül 2008'de başlaması planlanan beşinci dünya turu "Rock Witchu Tour"un haberini verdi.Пятое концертное турне Джанет Rock Witchu Tour началось в сентябре 2008 года.
İlerleyen zamanlarda odasındaki televizyondan karısının öldürüldüğü haberini duyar.Однажды женщина увидела по телевидению сообщение о пропаже своей семьи.
Kendisiyle ilgili yapılan Washington Post haberini kamuoyu önünde şiddetle eleştirir.Сообщение об отданном за неё голосе в Вашингтоне её поразило.
Adele İmogen'e Gualtiero'nun oradan ayrılmadan kendiyle buluşmak istediği haberini getirir.Аделе передаёт Имоджене просьбу Гуальтьеро о свидании перед отъездом.
2004 yılının sonunda kanser olduğu haberini aldı.В 2006 году у него обнаружен рак на последней стадии.
Tevatür, bir haberin ağızdan ağza yayılması, yaygın söylenti .Издавна новости распространялись, зачастую в искажённом виде, как слухи, от человека к человеку.
Yaşlı Herakleios, oğlunun Bizans tahtına çıkmasının haberinden kısa bir süre sonra öldü.Ираклий Старший скончался вскоре после получения известия о восхождении своего сына на престол.
Ferhad'ın ölüm haberini alan Şirin de bir hançerle kendini öldürür.В качестве доказательства своей невиновности принц Дастан убивает себя кинжалом.
Ondan da Maria'nın öldüğünün haberini alır.Здесь они узнают, что причиной всему — Мэри.
Mayıs 2015'te "Body Talk" single'ını çıkarıp yeni albümünün haberini verdi.В августе 2012 года группа выпустила сингл «Sudden Fall» и объявила о своем новом студийном альбоме.
Babasının ölüm haberini burada aldı.بتلقيه نبأ وفاة والده.
Wilson İtalyanların Akdeniz Bölgesi'ne izinsiz asker çıkardığı haberini aldı.وصل إلى ويلسن خبر انزال العساكر الايطاليون في البحر الابيض المتوسط بدون اذن.
Ancak bir süre sonra Apurna'nın doğum yaparken öldüğü haberini alır.وفيها يقوم أناكين بإخبار بادمي عن رؤياه بأنها ستموت أثناء الولادة.
Daily Mirror gazetesinin haberine göre Bourdin bir daha asla kimseyi taklit etmeyeceğini iddia etmiştir.وفقا لصحيفة ذي تايمز، استبعد بوي إعطاء مقابلة مرة أخرى أبداً.
Fakat Totila bunun haberini almıştı.جوكاستا تدرك الآن كل ما حدث.
Lincoln, bir otel odasında bir hademe cesedi bulunduğu haberini okur.اعترف فرانكلين بالقتل على شريط فيديو.
Times dergisi, Dior'un ölümüne ilişkin haberinde, onun iskambil oynarken kalp krizi geçirdiğini belirtir.بينما ذكرت مجلة تايم في نعيها أنه توفي نتيجة أزمة قلبية بعد أن لعب لعبة الورق.
IV. Edward'in Elizabeth Woodville'le yaptığı evlilik haberinin ilk ortaya çıkması Ekim 1464'te oldu.كان سيدة إليانور لا تزال على قيد الحياة عندما تزوج إدوارد إليزابيث وودفيل في 1464.
Tell ve Walter gelirler ve Arnold'a Gesler'in Melchtal'ın idam edilmesi emrini verdiği haberini verirler.Tell e Walter chegam e informam que Gesler ordenou a execução de Melchtal.
Radames, Aida'ya düğünü iptal ettiği haberini verir.Radames informa Aida que ele vai desistir do casamento.
Daily Mirror gazetesinin haberine göre Bourdin bir daha asla kimseyi taklit etmeyeceğini iddia etmiştir.De acordo com o The Daily Mirror, Bourdin afirmou que "nunca mais se passaria por ninguém".
Bu cevaplardan senin haberin var mı?Já pensou nas possibilidades?
Şam'da babasının ölüm haberini aldı.Em Santiago, ele soube da morte do sucessor de seu pai.
Verilen haberin ve bilginin akıl, mantık, ve bilim doğrultusunda olup olmamasının sorgulanması.Questionar isso é questionar a razão, senso e experiência.
Gertrude, Ophelia'nın boğulduğu haberini vererek bu hileyi yarıda keser.Até que Gertrudes interrompe a conversa dizendo que Ofélia afogou-se.
Sonraki yıl albüm haberini yineleyen Rakim, Pharrell Williams ile çalıştığını belirtti.As gravações do novo material contaram com a presença de Pharrell Williams.
Ülkedeki üniversitelerin birçoğunda, haberin ulaşmasına binaen çeşitli kutlamalar gerçekleştirildi.Atualmente muitas escolas por todo o país suspendem suas aulas para comemorarem esta data.
"Emre'nin aşk haberini sunmam".“Eu não me importo com o nome do adversário.
Radames, Aida'ya düğünü iptal ettiği haberini verir.Radames vertelt Aida dat hij de bruiloft afblaast.
Tell ve Walter gelirler ve Arnold'a Gesler'in Melchtal'ın idam edilmesi emrini verdiği haberini verirler.Tell en Walter arriveren, en berichten Arnold dat Gessler de executie van Melcthal heeft bevolen.
Zulma ve Elvira gelip Mustafa'nin kahve ziyaretine geleceği haberini getirirler.Elvira en Zulma komen zeggen dat Mustafà op de koffie komt.
Ancak hiçbir şey yapmamaktan ziyaretçiler bir kasırganın yaklaştığı haberini alır.Zonder dat iemand het merkt, raakt Ben een steiger vlakbij.
Ondan da Maria'nın öldüğünün haberini alır.Hij meldt aanwezig geweest te zijn bij het overlijden van Maria.