Ve bu haberin özellikle 3 şey hakkında olmasını istedim.And I really wanted this story to be about three things:
Ve neden senin haberin yoktu? Nasıl buna izin verebilirsiniz?How can you let things come to this state?
İnsanlar hayatlarını bıçaksız sürdürüyor, haberin var mı?People live with no knives, you know?
Bundan haberin var mıydı?Did you know?
Haberin olsun onu zaten azarladımYou should know I've already scolded her.
Aşkını korumak için paraya ihtiyacın olduğundan haberin var mı senin?Don't you know that in order to protect your love you need to have money?
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.You say that because you don't realize how lonely that kind of love makes oneself.
Firavun bunun haberini almış --The Pharaoh got wind of this --
Havadan haberin var mı?Have you seen the weather?
Yani, size yeniliğin gruplardan çıktığı haberini vermeye çalışmıyorum.I mean, it's really not news for me to tell you that innovation emerges out of groups.
Ve pazartesi sabahı, kaybolduğu haberini aldım.And Monday morning, I found out that he disappeared.
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.The BBC got their first wind of the Chinese quake from Twitter.
Dönüşümüzden haberin olur.Come back when you've got the news
Saatten haberin var mý?Do you know the time?
Son olaylardan haberin yok sanırım.You really must not have heard.
Saatin kaç olduğundan haberin var mı?Do you know what time it is now?
Ne zaman okuyacaksýn bana haberini? Bakalým.When are you going to read your report to me?
Ömer'in yaptýđý soygunun haberini yapýyor ya.He is writing a report about Omer's theft.
Efendim kral, şu anda senin haberin olmadan Adoniya krallığını ilan etti.Now, behold, Adonijah reigns; and you, my lord the king, don't know it.
Gittiğim yolu, yattığım yeri inceden inceye elersin, Bütün yaptıklarımdan haberin var.You search out my path and my lying down, and are acquainted with all my ways.
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında bilirsiniz.A time is fixed for every prophecy; you will come to know in time.
Onlara İbrahim'in haberini de oku:Relate the news of Abraham to them.
İnanan bir toplum için Musa ile Fir'avn'ın haberinden bir parçayı, gerçek olarak sana okuyacağız:We narrate to you from the history of Moses and Pharaoh in all verity, for those who believe.
Haberiniz olsun; hüküm yalnızca O'nundur. Ve O, hesap görenlerin en süratli olanıdır.His indeed is the judgement; and He is swift at reckoning.
Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (yalnızca) O'nundur.It is His to create and enjoin.
Haberiniz olsun, Allah Katında asıl uğursuz olanlar kendileridir; ama onların çoğu bilmezler.But surely the omen was with God, yet most of them did not understand.
Haberin olsun, göktekilerin ve yerdekilerin tümü gerçekten Allah'ındır.For all that is in the heavens and the earth belongs to God.
Haberin olsun; şüphesiz Allah'ın va'di haktır; ancak onların çoğu bilmezler.Remember, the promise of God is true. But most of them do not know.
Haberiniz olsun; Allah'ın velileri, onlar için korku yoktur, mahzun da olmayacaklardır.Remember, there is neither fear nor regret for the friends of God.
Haberiniz olsun; şüphesiz göklerde kim var, yerde kim var tümü Allah'ındır.Remember, whosoever is in the heavens and the earth belongs to God.
Haberiniz olsun; Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir.Beware! The scourge of God will fall on the unjust,
Haberiniz olsun; Hud kavmi Ad'a (Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi).The 'Ad turned away from their Lord.
Haberiniz olsun; Semud (halkı) gerçekten Rablerine (karşı) inkar etmişlerdi.Beware! The people of Thamud turned away from their Lord.
Haberiniz olsun; Semud (halkına Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi.)Beware! Accursed are the people of Thamud.
Herkesin harcadığı çabanın karşılığını alması için, onun (koşup haberini) neredeyse gizleyeceğim."I keep it secret that every soul may be rewarded for its endeavour.
Onlara İbrahim'in haberini de aktar-oku:Relate the news of Abraham to them.
"Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz."You will come to know its truth in time."
Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca Allah'ındır.Remember that devotion is exclusively for God.
Haberin olsun; üstün ve güçlü olan, bağışlayan O'dur.Is He not all-mighty and forgiving?
Haberiniz olsun; bu apaçık olan hüsranın kendisidir."Remember, this will be an all-too-evident loss.
Haberiniz olsun; gerçekten Allah, bağışlayan ve esirgeyen O'dur.Is it not that God is forgiving and merciful?
Haberiniz olsun; kıyamet-saati konusunda tartışanlar, gerçekte uzak bir sapıklık içindedirler.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
Haberiniz olsun; gerçekten zalimler, kalıcı bir azap içindedirler.Is it not that sinners will suffer a lasting torment?
Haberiniz olsun; işler Allah'a döner.And will not all things go back to God?
Haberiniz olsun, hüküm O'nundur. O, hesap görenlerin en süratlisidir.When death comes to one of you, Our messengers take away his soul, and do not falter.
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır ki siz onu yakında bileceksiniz.A time is fixed for every prophecy; you will come to know in time.
"Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra öğreneceksiniz."You will come to know its truth in time."
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?(Is it) of the great announcement
Her haberin mukadder bir zamanı var, siz de öğrenir, bilirsiniz yakında.A time is fixed for every prophecy; you will come to know in time.
Haberin olsun ki şüphe yok, onlar, bu sözü uydurup söylemedeler.Is it not a lie invented by them when they say:
Haberiniz olsun ki, kafası çalışmayan düşük seviyeliler onların ta kendileridir; fakat bilmiyorlar.And yet they are the fools, even though they do not know.
Haberiniz olsun ki, Allah'ın yardımı çok yakındır.Remember, the help of God is ever at hand.
Onlara Âdem'in iki oğlunun haberini de gerçek olarak oku.Narrate to them exactly the tale of the two sons of Adam.
Yemin olsun, elçi olarak gönderilenlerin haberinden bir kısmı sana da gelmiştir.There is no changing the word of God: The news of (past) apostles has come to you already.
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman/mekân vardır. Yakında bileceksiniz.A time is fixed for every prophecy; you will come to know in time.
İbrahim'in haberini de oku onlara.Relate the news of Abraham to them.
Yalnız banadır dönüşünüz. Nihayet, ben size yapıp-ettiğiniz şeylerin haberini bildireceğim."You have to come back to Us, when I will tell you what you used to do.
Yemin olsun, bir süre sonra onun haberini bileceksiniz.You will come to know its truth in time."
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında siz de gerçeği bileceksiniz.A time is fixed for every prophecy; you will come to know in time.
(Resulüm!) Onlara İbrahim'in haberini de naklet.Relate the news of Abraham to them.