Sami, Leyla'nın ölüm haberini onun ailesine verdi.Sami broke the news of Layla's death to her family.
Bu işe ne kadar emek harcandı, haberin var mı?Do you have any idea how much work has gone into this?
Şapkamın nerede olduğundan haberin var mı?Do you know where my hat is?
Ölüm oranından haberiniz var mı?Are you aware of the death rate?
Tom'un araba kullanmayı bilmediğinden haberiniz yok muydu?Didn't you know Tom couldn't drive?
Haberin var mı bilmiyorum.I don't know if you're aware.
Haberiniz var mı bilmiyorum.I don't know if you're aware.
"Emre'nin aşk haberini sunmam"."Emre'nin aşk haberini sunmam".
Reuters'in haberine göre, ilk iki SBIRS GEO uyduları 2013 yılında faaliyete geçmiştir.According to a Reuters report, the first two SBIRS GEO satellites started operations in 2013.
Reuters'in haberine göre, Oslo "artan göç nedeniyle Avrupa'nın en hızlı büyüyen kenti" dir.According to Reuters, Oslo is the "fastest growing city in Europe because of increased immigration".
Daha beklenmedik olanı, Brixellum'da savaşın haberinin ulaşması sonrasında meydana geldi.More unexpected still was the effect produced at Brixellum by the news of the battle.
Associated Press'in haberine göre harekâtın askerî kısmı ilk 15 dakika içerisinde tamamlanmıştı.According to the Associated Press, the assault was completed in the first 15 minutes.
Bu haberin yayımlanmasıyle Knut'un ulusal ünü, uluslararası hâle geldi.The publicity from this coverage raised Knut's profile from national to international.
Bu arada Tsubasa, Sanae'nin hamile olduğu haberini alır.Tsubasa learns that Sanae is pregnant.
Radames, Aida'ya düğünü iptal ettiği haberini verir.Radames informs Aida that he is calling off the wedding.
Geralt Toussaint'ya vardığı sırada, üçüncü bir şövalyenin öldüğü haberini alır.Upon his arrival in Toussaint, Geralt investigates the murder of a third knight.
Billboard'un haberine göre The Only One, çift disk bir albüm olacaktı.Billboard reported that The Only One was to be a double album.
Ancak hiçbir şey yapmamaktan ziyaretçiler bir kasırganın yaklaştığı haberini alır.What they do not know is that a windstorm is approaching.
Wired dergisi " süresi doldu" haberini Aralık 2012'de yapmıştır.Wired magazine wrote it had "expired" in December 2012.
Fakat Totila bunun haberini almıştı.Totti should have known this.
Elvira ve Zulma'yı da Isabella'ya gönderip ona kahve içme ziyaretinde bulunacağı haberini verir.Elvira and Zulma must tell Isabella he is coming to take coffee with her.
Ytnews'in 14 Haziran'daki haberine göre ayaklanmalarda iki kişi hayatını kaybetti.Ynet reported on 14 June that two people had died in the rioting so far.
Zulma ve Elvira gelip Mustafa'nin kahve ziyaretine geleceği haberini getirirler.Zulma and Elvira deliver Mustafà's message: he is coming for coffee.
Ardından Tyrion, Bronn tarafından uyandırılır ve Stark askerlerinin geldiği haberini alır.Later, Tyrion is awakened by Bronn as a Stark force approaches.
Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku.He talks above Davies' ability to comprehend him.
Ondan da Maria'nın öldüğünün haberini alır.There she learns of Sam's death.
Viyana'da bulunduğu sırada, Napolyon'un Elba'dan kaçtığı haberini aldı.They returned to England when Napoleon escaped from Elba.
Türk askerler girer ve adanın valisi Erisso ve komutan Calbo'nun esir alındığı haberini verirler.Then soldiers rush in and announce that Erisso and Calbo have been captured.
Haberin bu kadar kısa sürede Mykale'ye ulaşmış olması olanaksız görülmektedir.It is very likely that this last expedition reached as far as Madagascar.
Helvetler'in göçe başlama haberine erişince Sezar hemen Cenevre'ye hızla geri geldi.Coming to know of their mistake, they hurriedly return to Chennai.
Sara'nın hapishanede olduğu haberini alan Krantz, onun kafası için 100.000 $ ödül koyar.The General wants Sara dead and has put a $100,000 bounty on her.
Yaşlı Herakleios, oğlunun Bizans tahtına çıkmasının haberinden kısa bir süre sonra öldü.Heraclius the Elder died soon after receiving news of his son's accession to the Byzantine throne.
Lincoln, bir otel odasında bir hademe cesedi bulunduğu haberini okur.Police discovered a suicide note in his hotel room.
Sizin insanı canından bezdiren, öğretme sisteminden haberiniz var mı?Do you know the bitter taste of the teaching organization!!
Performanstan önce bile, pek çok haber şirketi müzikal haberini yapmak için yarışıyordu.Even before the performance, each press company fiercely competed to report about the musical
Muhtemelen fiyatlardan haberin yok.Aigoo... You must not understand this place.
Sizin haberiniz yok muydu?You didn't know?
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.I'm a little nervous, just to let you know.
Haberin olsun da Wood, bu iyi bir şey değil.Well, just for the record Wood, it's not a good thing.
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?-It's a sick team, right?
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.You've heard of the border -- one of the most dangerous borders in the world.
Ve sizin haberiniz bile olmadan, herhangi bir sorun bu şekilde finanse edilebilir.And before you know it, any social cause can be actually financed in this way.
Eğer size yap derlerse haberiniz olsun ve iddiayı kabul etmeyinSo be warned, and don't take the bet!
İki yıl sonra, diğer bir savaşın haberini yaptım - Irak'taki savaşın.Then, two years later, I covered another war -- the war in Iraq.
Ancak, bu büyüklükte bir olay karşısında haberin merkezindeyiz.However, when something of that magnitude happens, we are at the center of the coverage.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.It is not something that you only cover because you have to cover a great incident.
Sonra teyzenin ölüm haberini aldýđýnda... ...üzülmedin mi?Of course. When Bahar and Can were sleeping next door, were you thinking about me or them?
Kerem ne zaman iţe dönecek, haberin var mý?Do you know when will Kerem back work?
İdare Şefinin seni kaybetmekten dolayı ne kadar pişman olduğundan haberin var mı?Do you know how regretful the head of administration is for losing you?
Haftasonu Nakilia'nın Cadılar Bayramı partisinden haberin var mı?Did you hear about Nakilia's big Halloween party this weekend?
Sanırım ölüm haberini alınca depresyona girdiMaybe it's because she heard of your death
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.One day we wake up to the news of the desecration of ancient mosques and Sufi tombs.
Kızın haberinin olmaması iyi.It's good that she doesn't have a clue.
1994'de Rwanda'daki soykırımın haberini yapmak için kısa süreliğine Saraybosna'dan ayrıldım.In 1994, I briefly left Sarajevo to go report the genocide in Rwanda.
"Görmeliyim, orada neler olduğunu görmeliyim. ve haberini yapmalıyım" dedim."I have to see, I have to see what is happening here. I have to report it."
Evet burası onun yeri. senin haberin yok muydu?Yes he owns this place. You didn't know that?
Haberin var mıydı ki?But, you knew?
Wargaming'in ne olduğundan haberin var mı?".Do you even know what wargaming is?".
Bu senaryo ne kadar zor yazıldı haberin var mı?You know how hard it was to write this script!
Bundan haberin mi var?You're on to me?