Sınavı geçtiğin haberini duyduk.We heard the news that you had passed the exam.
Biz onun ölüm haberine şok olduk.We were shocked at the news of his death.
Biz onun ani ölüm haberine büyük ölçüde şaşırdık.We were greatly surprised at the news of his sudden death.
Onun ölüm haberini aldık.We received word of his death.
Hiç iyi haberin var mı?Do you have any good news?
Freddie'den haberin var mı?Have you heard from Freddie?
Televizyon haberine göre, Hindistan'da bir uçak kazası olmuş.According to TV news, there was a plane crash in India.
TV haberine göre, Hindistan'da bir uçak kazası vardı.According to TV news, there was a plane crash in India.
Haberin doğru ya da yanlış olup olmadığı küçük bir fark yaratır.Whether the news is true or false makes little difference.
Trafik kazası haberine üzüldüm.I was upset by the news of the traffic accident.
O muhabir haberin kokusunu alıyor.That reporter has a nose for news.
Bu haberin doğru olduğunu kanıtladı.The news proved to be true.
Haberin doğru olduğu çıktı.The news turned out to be true.
Haberin onun üzerinde etkisi oldu.The news had an impact on him.
Şimdilik haberin çıkması yasaklandı.The news was suppressed for the time being.
Haberin bizim üzerimizde büyük bir etkisi oldu.The news had a great impact on us.
Bu haberin kamu oyuna duyurulmasını henüz istemiyorum.I don't want this news to be made public yet.
Ben evlilik haberine gerçekten memnun oldum.I'm really pleased at the news of your marriage.
ABC haberine göre, diğer jet yolcu uçağı Orta Doğu'da kaçırıldı.According to the ABC news, another jet-liner was hi-jacked in the Middle East.
Tüm haberini duymak istiyorum.I want to hear all your news.
Takımımızın kazandığı haberini duydum.I heard the news that our team had won.
Onun ölüm haberine hepimiz şaşırdık.We were all surprised at the news of his death.
Onun ani ölüm haberine şaşırdım.I was surprised at the news of his sudden death.
Onun başarı haberine sevindim.I was delighted at the news of her success.
İnsanlar onun ölüm haberine ağlıyorlardı.People were weeping at the news of his death.
Oğlunun ölüm haberini duyduğu an o, gözyaşlarına boğuldu.The moment she heard the news of her son's death, she burst into tears.
Babamın ölüm haberinini aldığımda sadece üç gündür Tokyo'daydım.I had been in Tokyo only three days when I received news of my father's death.
Onun ölüm haberine şaşırdım.I was surprised at the news of his death.
İlk çocuğunun doğum haberini işitince, sevinçle fırladı.On hearing the news of the birth of his first child, he jumped for joy.
Bana takımımızın kazandığı haberini getirdi.He brought me the news that our team had won.
Babamın ani ölüm haberini duyunca çılgına dönmüştüm.I was beside myself when I heard the news of my father's sudden death.
Onların evliliklerinden haberin olmamasına şaşırdım.I'm surprised that you don't know about their marriage.
Tom haberini duyurmanın yeni bir yolunu buldu.Tom found a new way to announce his news.
Tom'un iş bulup bulmadığından haberin var mı?Have you heard whether Tom got the job?
Yüzünüzdeki görüntüden, iyi haberiniz olduğunu söyleyebilirim.From the look on your face, I can tell that you have good news.
Mary'nin birincilik ödülünü kazandığı haberine şaşırdım.I was surprised by the news that Mary had won the first prize.
Hiç haberin var mı?Do you have any news?
Tom'un haberini almıştım diye hatırlıyorum.I remember hearing about Tom.
Tom'un evden ayrıldığından haberin var mıydı?Did you know that Tom had left home?
Tom'un evden ayrıldığından haberiniz var mıydı?Did you know that Tom had left home?
Tom'un evi terk ettiğinden haberiniz var mıydı?Did you know that Tom had left home?
Tom'un evi terk ettiğinden haberin var mıydı?Did you know that Tom had left home?
Sanırım Tom'dan haberin var.I suppose you've heard about Tom.
Bildirecek herhangi bir haberin var mı?Do you have any news to report?
Tom'a haberin gerisini anlat.Tell Tom the rest of the news.
Bombadan nasıl haberin oldu?How did you know about the bomb?
Tom Mary'nin haberine şaşırmış görünmüyordu.Tom didn't seem surprised by Mary's news.
Boston'da ne olduğundan haberin var mı?Have you heard about what happened in Boston?
Bana iyi haberin olduğunu söyle.Tell me you've got good news.
Tom'un hafta sonu planlarından haberin var mıydı?Did you hear about Tom's plans for the weekend?
Tom yanlışlıkla herkese benim öldüğüm haberini vermiş.Tom mistakenly informed everyone that I had died.
Hiç yeni bir haberin var mı?Do you have any news at all?
Herhangi bir iyi haberin yok mu?Don't you have any good news?
Benim için haberin var mı?Do you have news for me?
Tom Mary'nin ölümünü akşam haberinde öğrendi.Tom learned about Mary's death on the evening news.
Benim için herhangi bir haberin var mı?Do you have any news for me?
Akşama Tom gelecek, haberin olsun.Tom's coming over tonight, so you know.
İstanbul'da meydana gelen patlamadan kesin haberin vardır.I am sure you heard about the explosion that happened in Istanbul.
Tom'un niye ağladığından haberin var mı?Do you know why Tom is crying?
Tom'un arabasını ne zaman aldığından haberin var mı?Do you know when Tom bought his car?