Ana içeriğe geç
Sözlük

haberin ile cümle

haberin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Яку ми висвітлили не тільки, як гарячу новину.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.זה לא משהו שאתה רק מסקר בגלל שאתה חייב לסקר תקרית גדולה.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.فھي ليست قصة تود تغطيتھا فقط لأنھا تشكل حدثا كبيرا،
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.任務として取材した ということではないのです 人々は歴史に残る大きな変化と
Bu senaryo ne kadar zor yazıldı haberin var mı?Kau tahu betapa sulitnya menulis script ini !!
Bu senaryo ne kadar zor yazıldı haberin var mı?이게 어떻게 나온 대산데! 한 글자 한 글자 피를 토하듯!
Bu senaryo ne kadar zor yazıldı haberin var mı?¡No sabes lo duro que fue escribir ese guión!
Bu senaryo ne kadar zor yazıldı haberin var mı?Sabe como foi difícil escrever esse roteiro!
Bu senaryo ne kadar zor yazıldı haberin var mı?Ти хоч представляєш як важко скласти сценарій?!
Bu senaryo ne kadar zor yazıldı haberin var mı?أنت تعلم كم كان صعبا كتابة هذا النص
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Anda pernah mendengar tentang perbatasan -- salah satu perbatasan paling berbahaya di dunia.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Aţi auzit de frontieră -- una din cele mai periculoase frontiere din lume.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Avete sentito parlare della frontiera - una delle frontiere più pericolose del mondo.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Bạn đã nghe nói về biên giới-- một trong các biên giới nguy hiểm nhất trên thế giới.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Ihr habt von der Grenze gehört - eine der gefährlichsten Grenzen der Welt.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.세상에가 가장 위험한 경계지역 중 한 곳입니다.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Mind hallottak már a határról -- a világ egyik legveszélyesebb határáról.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Určitě jste slyšeli o této hranici -- jedna z nejnebezpečnějších hranic na světě.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Určite ste už počuli o tejto hranici - jednej z najnebezpečnejších hraníc na svete.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Vocês já ouviram falar da fronteira -- uma das fronteiras mais perigosas do mundo.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Έχετε ακουστά για τα σύνορα- είναι από τα πιο επικίνδυνα σύνορα στον κόσμο.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Вы слышали о границе — одной из самых опасных границ в мире.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.Чували сте за границата-- една от най-опасните граници в света.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.אחד הגבולות המסוכנים בעולם.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.واحد من أكثر الحدود خطورة في العالم.
Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri.モニカは 写真家グループとともに 何千ものポートレートを撮影し
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?- Beteg a csapat?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?- C'est une équipe de malades, non ?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?-Chorzy w zespole?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?- Đấy là một nhóm bệnh?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?- Det er et vildt hold, ikke?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?-Đó là 1 nhóm bệnh hoạn, đúng không?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?- Es ist ein krankes Team, richtig?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?-Es ist ein krankes Team, richtig?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?- Facem o echipă tare, nu?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?Förkylningen har slagit till.
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?Förkylningen har slagit till.
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?-Het is een ziek team, hè?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?Het is een ziek team, hè?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?-Itu tim yang sakit, bukan?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?-Je to drsná parta, co?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?- Squadra pazzesca, vero?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun? -Terlemekten sırılsıklam oldum.우리 정말 쩌는 팀이지? 그렇지? / 젖어버리것소
-Bütün ekip hastayız haberin olsun? -Terlemekten sırılsıklam oldum.- Είναι άρρωστη η ομάδα, έτσι; - Είμαι μούσκεμα.
-Bütün ekip hastayız haberin olsun? -Terlemekten sırılsıklam oldum.?-הצוות חולה, נכון .אני רטוב לגמרי-
-Bütün ekip hastayız haberin olsun? -Terlemekten sırılsıklam oldum.فريق مريض،أليس كذلك؟ - أنا مبلل جدا -
-Bütün ekip hastayız haberin olsun? -Terlemekten sırılsıklam oldum.レンタカーなんて もったいない
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?-Vilttiketju, eikö totta?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?- Луд отбор е, нали?
-Bütün ekip hastayız haberin olsun?-Это больная команда, верно?
Derek'in kanserli tümörünün çıkarılması için ameliyat olması gerektiği haberini burada alıyor.デリックの治療予定が変更されたと知って がっくりとするシンディ
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.A tí, ktorí ich pásli, utiekli a oznámili to v meste i v domoch v poli. A vyšli vidieť, čo sa to stalo.
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.치던 자들이 도망하여 읍내와 촌에 고하니 사람들이 그 어떻게 된것을 보러 와서
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.Nhưng kẻ chăn heo trốn , đồn tin nầy ra khắp trong thành và trong nhà_quê ;
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.Nhưng kẻ chăn heo trốn, đồn tin nầy ra khắp trong thành và trong nhà quê;
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.Og deres Hyrder flyede og forkyndte det i Byen og på Landet; og de kom for at se, hvad det var, som var sket.
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.А ті, що пасли свинї, побігли, та й розказали в городі і в селах. І повиходили дивитись, що се сталось.
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.Пасущие же свиней побежали и рассказали в городе и в деревнях. И жители вышли посмотреть, что случилось.
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.וינוסו רעי החזירים ויגידו זאת בעיר ובשדות ויצאו לראות מה נהיתה׃
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.واما رعاة الخنازير فهربوا واخبروا في المدينة وفي الضياع. فخرجوا ليروا ما جرى.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod