Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!Non lascerò che questa storia ci sfugga dalle mani!
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!¡No voy a dejar escapar esta noticia!
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!Δεν θα αφήσω να μας ξεφύγει αυτή η ιστορία!
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!Я не дам этой истории уйти!
Bundan haberin mi var?Está se referindo a mim?
Bundan haberin mi var?Kau menyadarinya ?
Bundan haberin mi var?눈치챈 거지?
Bundan haberin mi var?¿Me estás haciendo seguimiento?
Bundan haberin mi var?Стежила за мною?
Bundan haberin mi var?لقد قمتِ بكشفي؟
Bundan haberin var mıydı?Apa kau tahu?
Bundan haberin var mıydı?Cậu đã biết à?
Bundan haberin var mıydı?Du wusstest es?
Bundan haberin var mıydı?넌 알고 있었어?
Bundan haberin var mıydı?Si ti mar vedela?
Bundan haberin var mıydı?Tu le savais ?
Bundan haberin var mıydı?Tu lo sapevi?
Bundan haberin var mıydı?Tu stiai?
Bundan haberin var mıydı?Ty wiedziałaś?
Bundan haberin var mıydı?Visste du?
Bundan haberin var mıydı?Wist je het?
Bundan haberin var mıydı?Το ήξερες;
Bundan haberin var mıydı?Ты знала?
Bundan haberin var mıydı?האם ידעת?
Bundan haberin var mıydı?هل علمتِ؟
Bundan haberin var mıydı?あなたのお母様も分かってたじゃない?
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.Cậu nói thế là vì cậu không nhận ra kiểu tình yêu đó làm bản thân người ta cô đơn như thế nào.
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.Dici così perché non sai quanto ti renda solo quel tipo di amore.
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.Du säger det för att du inte inser hur ensamt den sortens kärlek gör en sjölv.
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.Du sagst das, weil du nicht weißt, wie einsam dich eine solche Liebe fühlen lässt.
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.Je zei dat omdat je niet beseft hoe eenzaam dat soort liefde je jezelf maakt.
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.그런 사랑에 사람을 얼마나 고독히게 만든지 모르는 소리지.
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.Mówisz to bo nie rozumiesz jak siebie samotnym robi ten rodzaj miłości.
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.Povedal si to preto, že si neuvedomuješ, ako taká láska človeka osamotí.
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.Říkáš to, protože si neuvědomuješ, jak osamělýho tenhle druh lásky jednoho dělá.
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.Spui asta deoarece nu-ti dai seama cat de singuratic de face sa te simti o asfel de dragoste
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.Vous dites cela parce que vous ne réalisez pas la solitude que nous rend ce genre d'amour.
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.Το λες αυτό γιατί δεν καταλαβαίνεις πόσο μόνο σε κάνει να νιώθεις αυτού του είδους η αγάπη.
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.Казваш така, защото не осъзнаваш, че такава любов прави хората толкова самотни
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.Ты это говоришь, потому что не знаешь, как такая любовь заставляет почувствовать себя одиноким...
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.אתה אומר את זה בכלל שאתה לא מבין עד כמה הסוג הזה של אהבה גורמת לבדידות
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.أنت تقول هـذا لأنك لم تدرك مـاذا يعمل الحب لمن يشعر بالوحـده
Bunu söylüyorsun çünkü aşkı yanlız kılanın kendin olduğundan haberin yok.だが・・・だからといって愛を 諦めるのか?
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Ce n'est pas un événement que vous couvrez parce que vous devez couvrir un incident important.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Es ist nichts über das man einfach berichtet, weil man über einen großen Vorfall berichten muss.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Ez nem olyan, amiről csak azért számolunk be, mert egy fontos történésről kell tudósítani.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Het is niet iets dat je alleen maar rapporteert als een grote gebeurtenis.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Ini bukan sesuatu yang Anda liput hanya karena Anda harus meliput sebuat insiden yang besar.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.이것은 당신이 큰 사건을 다루어야 하기 때문에 단지 보도하는 그러한 것이 아닙니다.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Não é uma coisa que se relate só porque se tem de relatar um grande acontecimento.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Není to něco, o čem jen píšete, protože musíte popsat ohromnou událost.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Nie je to niečo, o čom len píšete, lebo musíte popísať veľkú udalosť.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.No es algo que uno tiene que cubrir porque así lo hace siempre con los grandes sucesos.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Nó không chỉ là những gì bạn đưa tin chỉ vì bạn phải đưa tin về một sự việc lớn xảy ra.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Non è solo una cosa che segui perché devi informare su un grande fatto.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Nu e ceva despre care faci un reportaj pentru că trebuie să scrii despre un incident foarte mare.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.To nie tylko coś, co pokazujesz, bo trzeba relacjonować ważne wydarzenie.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Δεν είναι κάτι που καλύπτεις μόνο γιατί πρέπει να καλύψεις ένα μεγάλο συμβάν.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Не е нещо, което отразяваш само защото е някакъв голям инцидент.
Bu sadece haberini yapmak zorunda olduğunuz için duyurduğunuz bir olay değil.Не просто что-то, о чем вы рассказываете, потому что вам необходимо осветить важное событие.