Ana içeriğe geç
Sözlük

haberin ile cümle

haberin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.A BBC teve conhecimento do sismo chinês pelo Twitter.
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.BBC a aflat prima informatie despre cutremur de pe Twitter.
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.BBC dostala první echo o čínském zemětřesení z Twitteru.
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.BBC dowiedziało się o trzęsieniu właśnie z Twittera.
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.BBC je o potresu na Kitajskem dobil informacije na Twitterju.
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.BBC mendapatkan kabar pertama mengenai gempa bumi China dari Twitter.
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.BBC получило первую информацию о землетрясении в Китае через Twitter.
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.Đài BBC nhận được tin động đất đầu tiên từ Twitter
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.Die BBC hat zuerst über Twitter von dem chinesischen Erdbeben erfahren.
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.트위터에서 지진의 존재가 알려지게 된 것은
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.La BBC a pris connaissance du tremblement de terre chinois en premier lieu par Twitter.
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.Overal in de wereld hoorden mensen het nieuws. De BBC kreeg lucht van de aardbeving via Twitter.
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.Το BBC πήρε τις πρώτες πληροφορίες για το σεισμό στην Κίνα μέσω του Twitter.
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.В Би Би Си за пръв път са научили за китайското земетресение от Туитър.
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.הבי.בי.סי. שמעו לראשונה על רעידת האדמה מטוויטר.
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.تويتر أعلن وجود الزلزال
BBC, Çin'deki deprem haberine ilk olarak Twitter'dan ulaştı.米国地質調査所が 最初の報告を上げた-
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun. ♫ Eğer sesler varsa ♫ ♫ gecede ♫Jsem trošku nervózní - jenom abyste věděl... ♪ Jsou-li zvuky ♪ ♪ v noci ♪
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun. ♫ Eğer sesler varsa ♫ ♫ gecede ♫Tak w ogóle to trochę się denerwuję ♫ Wśród nocnych ♫ ♫ szmerów... ♫
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Egy kicsit izgulok, csak hogy tudja.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Estou um pouco nervosa... é só para saber.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Ich bin ein bisschen nervös, nur dass Sie es wissen.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Jag är litet nervös, bara så du vet.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Jeg er lidt nervøs, bare så du ved det.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.조금 떨리네요.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Olen vähän hermostunut, niin että tiedät sen.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Quiero que sepa que estoy un poco nerviosa.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Sachez le, je suis quelque peu nerveuse.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Saya sedikit gugup, sebagai informasi.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Som trochu nervózna.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Sono un po' nervosa, giusto perché lo sappia.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Sunt puţin emoţionată, doar ca să ştiţi.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Tôi chỉ hơi lo lắng một chút thôi.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Είμαι λίγο αγχωμένη, απλώς να ξέρετε.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Малко съм нервна, да имате предвид.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.Я немного волнуюсь, чтобы вы знали.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.אני קצת מתרגשת, רק שתדע.
Biraz heyecanlıyım, haberiniz olsun.انا متوترة بعض الشيء فقط لتعلم
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.Egy nap arra ébredtünk, hogy meggyalázták az ősi mecseteket és a Sufi-sírokat.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.Einen Morgen erwachten wir zu der Meldung über Schändungen uralter Moscheen und Sufi-Gräbern.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.Într-o zi ne-am trezit cu ştirea profanării moscheelor antice şi a mormintelor Sufi.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.Jednoho dne jsme byli svědky znesvěcení antických mešit a sufiistických hrobek.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.어느 아침에는 고대 사원 및 수피 무덤의 신성 모독에 관한 뉴스,
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.Một ngày chúng tôi thức giấc với tin tức về sự báng bổ các đền thờ cổ và lăng mộ của người Sufi.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.Um dia, acordamos com a notícia da profanação de antigas mesquitas e túmulos sufis.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.Un día nos despertamos con la noticia de la profanación de mezquitas antiguas y tumbas sufíes.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.Un giorno ci svegliamo con la notizia della dissacrazione di antiche moschee e tombe sufi.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.Un jour, on s'est réveillé avec la nouvelle du pillage d'anciennes mosquées et de tombes soufis.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.Usłyszeliśmy o sprofanowaniu starożytnych meczetów i sufijskich grobowców.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.Μια μέρα ξυπνήσαμε με την είδηση της βεβήλωσης αρχαίων τεμενών και των τάφων των Σούφι.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.Един ден се събудихме с новината, че старинна джамия и суфи гробници са осквернени.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.Однажды мы узнали об осквернении древних мечетей и суфийских гробниц.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.יום אחד התעוררנו לחדשות של חילול מסגדים עתיקים וקברים של סופיים.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.يوما نفيق علي أخبار تدنيس المساجد القديمة والمقابر الصوفية.
Bir gün, Sufi anıtları ve tarihi camiler saygısızlıkla kirletildiği haberine uyanıyorduk.古代モスクとスーフィ信者の墓での 神聖冒涜の話 またある朝は こんなニュースです
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!En luovu tästä jymyuutisesta.
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!Jag tänker inte släppa den här storyn.
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!Jeg vil ikke slippe denne historie.
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!Não vou deixar que esta história nos escape!
Bu haberin elimizden kaçmasına izin vermem!Nie damy sobie odebrać tej historii.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod