Ana içeriğe geç
Sözlük

haberdar ile cümle

haberdar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
2004 yılına kadar insanoğlu bu türün varlığından haberdar değildi.As of 2004, threats to this species were unknown.
Atina, bir Sparta delegasyonunun bu tekliften haberdar olduğundan emindi ve öneriyi reddetti.The Athenians made sure that a Spartan delegation was on hand to hear the offer, but rejected it.
Etkinlik sırasında quantum mekaniği hakkındaki son gelişmelerden haberdar oldu.At this meeting, he learned of the recent advances in quantum mechanics.
Şimdiye kadar 92 elementin varlığından haberdardık.So far, they have helped to save 92 children.
Yazar sonuçtan mektup ile haberdar edilir.Parents must be notified of the meeting in writing.
Önceki gecede yer almış ayaklanmaya dair haberdar olmasından sonra "Gey gücü!After he learned of the riot that had occurred the previous evening, he stated, "Gay power!
Fidanlık müdürü çalışmalarımdan haberdardı.Spartak knew of my intentions.
Eğer Jandi'den haber alırsam sizi de haberdar ederim ...If I hear from Jandi, I will inform you.
İnsanlar Karma'nın yasasından haberdar değiller.People are unaware of the law of Karma.
Bu seferki, dünyanın bu müzikalden haberdar olması için yapılan resmi basın toplantısıThis is the official press conference to let the world know about the musical
İsa'nın soylediği "İlk taşı günahsız olanınız atsın" soyleminden haberdarsınız."He who is without sin, let him cast the first stone."
Haberdar olmalarının yolu yok.They have no way of knowing.
Gazetecilik, daha önemli bir sorunun cevabıydı: Toplum nasıl haberdar edilir?Journalism was an answer to an even more important question, which is, how will society be informed?
Dunyada olan bitenden, mevsimlerin degisiminden, cevrenizdeki insanlardan ne kadar haberdarsiniz?How aware are you of things going on around the world, the seasons changing, people around you?
Ben varlıklarından haberdar olmadan çok önce kendi bağlılık araçlarımı yaratıyordum.I was creating commitment devices of my own long before I knew what they were.
Ama sen sanırım bundan haberdar değilsin.But I guess you wouldn't know anything about that.
İstatistiklerden haberdarız.We all know the statistics.
İstatiklerden haberdarız. Ama bu sorunun bir parçası olduğumuzu kabullenmesini bilmiyoruz.We all know the statistics. but we don't know how to accept that we can be part of the problem.
Hiç bir şey hissediyor musunuz? sıcaklık, serinlik, acı.. Vücudunuzda olan bitenden haberdar olmak.Noticing any sensations: heat, coolness, pain, simply noticing what's going on in your body.
Başkan'ı haberdar etmeliyim.I've got to inform the president.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.But also let them know about other religions.
Bir suru insan Vikipedi Bush-Kerry tartismasindan haberdar oldu.So a lot of people have heard about the Wikipedia Bush-Kerry controversy.
Biz bu sorundan nasıl saydığınıza bağlı olarak 50 yıldır haberdarız.We've known about this problem for 50 years, depending on how you count it.
Herkesin görevini bildiğinden ve tüm olası risklerden önceden haberdar olduğundan emin olun.Be sure everyone knows their roles, and is aware of all potential risks in advance.
Peki bardaktan nasıl haberdar oldun?How did you find out about the glass?
Sen haberdar mıydın?Did you come with full knowledge then?
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.I said, people should know about this book.
Fakat ucuz ve basit olan yöntemden de haberdarmış.But he knew about the cheap and simple one.
Biliyorsun ki prenses olan bitenden pek haberdar değil ve aklına eseni yapıyor.As you know, the princess doesn't watch her ways and does as she likes, the really emotional type.
Bir Svayamvarayı haberdar etti.He announced a Swayamvara.
Etrafımızda olan bitenden haberdar olmak istiyorduk.We want to know about dynamic things going around.
Ve dünyanın orada neler olup bittiğininden haberdar olmasını istiyorum.And I wanted the world to know what was happening up there.
Şimdi Kuzey Kutup bölgesinde meydana gelmekte olan şeylerden haberdar olmayan sayısı daha da az.There are very, very few people who don't know now about what is happening in the Arctic.
Bu aşamada, program yaratığın topolojisinden az çok haberdar.At this phase, the program has some understanding of the topology of this creature.
"Ben bunlardan haberdarım.""I know of-- I know about that."
Ben bu konuda bir şey yapacağım." Ve sonra, beni gelişmelerden haberdar etmedi.I'll do something." And the next thing... Malcolm never got back to me.
Ben kimsenin Malcolm'u öldürmeye çalıştığından haberdar değilim.I don't have any knowledge of anyone trying to kill Malcolm.
Her insan kendi HIV durumundan... ...haberdar olmalıdır.Each person must know their HlV status.
Kimsenin Batı Nil Virüsü diye bir şeyden haberdar olmadığı 20 sene öncesini hatırlıyor musunuz?Do you remember, 20 years ago, no one had ever heard of West Nile fever?
Haberdar OlunPlease Subscribe
Çoğu insan bunların varlığından bile haberdar değil.And most folks don't even know they exist.
Onun Big Bang hakkında bir bilgisi yoktu, evrenin genişlediğinden de haberdar değildi.He didn't know about the Big Bang. He didn't know about the expansion of the universe.
Çünkü, yine, düşünüyorum ki ne zamanki onlardan haberdarım, daha çoğu olur.Because, again, I think that when I am aware of them, more of them happen.
Hatta hatırlıyorum, beni bundan haberdar edenler öğrencilerimdi ve şaşkınlık içindeydik.And I remember my students were the ones who told me about it, and we would -- we were just amazed.
Tüketicilerin haberdar olmak istiyorum işçiler zor zamanlar var.I want the consumers to be aware that the workers have a hard time.
O, kulları üzerinde kahredici olandır. O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır.It is He who prevails over His creatures, and He is all-wise and aware.
O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır.He is all-prudent and all-knowing.
Sanki sen, ondan tümüyle haberdarmışsın gibi sana sorarlar.They ask you about it as if you were in the know.
Allah yaptıklarınızdan haberdardır.God is cognisant of all that you do.
Çünkü O, yapıp-ettiklerinden haberdar olandır.He is certainly aware of all they do.
Şüphesiz Allah, lütfedicidir, herşeyden haberdardır.Truly God is benign and well-informed.
Gerçekten Allah, yaptıklarından haberdardır.God is aware of what they do.
Allah, yaptıklarınızdan haberdardır."God is certainly aware of what you do."
Şüphesiz O, işlediklerinizden haberdardır.He is indeed fully aware of what you do.
Şüphesiz Allah, latif olandır, (herşeyden) haberdardır."Verily God is perceptive, all-aware.
Hiç şüphesiz Allah bilendir, haberdardır.Surely God knows and is cognisant.
Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.Verily God is all-knowing and all-wise.
Şüphesiz Allah, latiftir, haberdar olandır.God is indeed all perceiving, well-informed.
Allah, her birine en güzel olanı va'detmiştir. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.To each one God has made the promise of excellence, for God is aware of all you do.
Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.God is aware of what you do.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
haberdar ile cümle - Sayfa 2 - haberdar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App