Ana içeriğe geç
Sözlük

haberdar ile cümle

haberdar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Beni haberdar edin.Please keep me informed.
Polis kazadan bizi haberdar etti.The police informed us of the accident.
Onu gidişimden haberdar ettim.I informed her of my departure.
Arasıra bana yaz ve nasıl olduğundan beni haberdar et.Write to me sometimes and let me know how you are doing.
Bu, sizi adres değişikliğimden haberdar etmek için. Lütfen posta listenizi güncelleyiniz.This is to inform you of my address change. Please update your mailing list.
Onun bundan haberdar olması imkansız.It's impossible that she knew about it.
Gidişinden beni haberdar etti.She informed me of her departure.
Bütün kasaba bundan haberdardır.The whole town knows of it.
Beni haberdar et.Keep me posted.
Onu onun varışından haberdar ettim.I informed her of his arrival.
Tom kesinlikle sorundan haberdardı.Tom certainly knew about the problem.
Bizden nasıl haberdar oldunuz?How did you hear about us?
Derhal haberdar edilmem önemli.It's important that I be informed immediately.
Tom haberdar edecektir.Tom will keep you informed.
Tatoeba projesinden nasıl haberdar oldunuz?How did you learn about the Tatoeba Project?
Beni durumdan haberdar et.Let me know how it goes.
Beni durumdan haberdar edin.Let me know how it goes.
Bütün eski kız arkadaşlarından haberdar olmak istemiyorum.I don't want to hear about all your ex-girlfriends.
Tom'dan haberdar oldum.I heard about Tom.
Sözcüklerle ilgili bir yardım istersen beni haberdar et.If you want some help with vocabulary, let me know!
Bu konudan haberdar olmak istiyorum.I want to hear about it.
Haberdar olmaya çalışıyorum.I try to stay informed.
Ne zaman haberdar oldun?When did you know?
Tom mümkün olan kısa sürede haberdar edilmeli.Tom should be notified as soon as possible.
Neden bu konudan hemen haberdar edilmedi?Why wasn't I notified about this immediately?
Tom geldiğinde haberdar olmak istiyorum.I want to be notified the moment Tom arrives.
Bütün bunlardan nasıl haberdar oldun?How did you know all that?
Neden haberdar edilmedim?Why wasn't I informed?
Sizi gelişmelerden haberdar edeceğiz.We'll keep you posted.
Neden haberdar değildim?Why was I not informed?
İşin bitince beni haberdar et.Let me know when you're done.
Tom bundan haberdar edildi mi?Has Tom been informed of this?
Hazır olunca ben seni haberdar edeceğim.I'll notify you when it's ready.
Zaten ondan haberdarız.We're already well aware of it.
Fadıl, karısı Dania'nın öldürülmesiyle ilgili olarak işyerinde haberdar edildi.Fadil was notified at work about the murder of his wife, Dania.
Neler olup bittiğinden daha fazla haberdar olmak zorundayız.We have to be more aware of what's going on.
Bu konuda daha önce haberdar edilmeliydim.I should've been notified about this earlier.
Tom'un yaptıklarından daha önce haberdar olduk.We've already been told about what Tom did.
Sami ondan haberdardı.Sami was very aware of that.
Sami ondan haberdar değildi.Sami was not aware of that.
Tom'un haberdar edilmesi gerekir.Tom needs to be notified.
Tom sizi haberdar edecek.Tom will let you know.
Lütfen bizi gelişmelerden haberdar et.Please keep us informed.
Bir şey olursa beni haberdar et.Update me if anything happens.
Tom zengindir ama Mary'nin bundan haberdar olmasını istemez.Tom doesn't want Mary to know he's rich.
Beni her şeyden haberdar et.Keep me posted on everything.
Twitter'da Tom'u takip etmek beni en yeni internet geyiklerinden haberdar ediyor.Following Tom on Twitter keeps me informed about the latest memes.
Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır."God is Aware of what they do.
1949'dan beri kendisinden haber almayan karısı, 1954'te ölümünden haberdar edildi.His wife, who had not heard from him since 1949, was informed of his death in 1954.
Yetkililer tarafından haberdar edilen Dük, hastanede Alman esiri ziyaret etti.The Duke, being apprised by the authorities, visited the German prisoner in hospital.
Virginia bu arkadaşlıktan haberdardı; hatta arkadaşlıklarını teşvik etmiş dahi olabilir.Virginia was aware of the friendship and might even have encouraged it.
Ångström, Foucalt’ın deneysel sonuçlarından haberdar değildi.Ångström was unaware of Foucalt's experimental results.
İlk ve son erkek arkadaşıyla öpüşürken onu komaya sokmuş, gücünden böylece haberdar olmuştur.He then sodomizes her, stabs her, and kisses her as she dies.
Bu isyanın patlak vermesi, Galba'yı düşen popülaritesi ve genel hoşnutsuzluk hakkında haberdar etti.This outbreak of revolt made Galba aware of his own unpopularity and of the general discontent.
Varlığınızı haberdar edin.Establish your identity.
Ağa Muhammed Han ölümünden haberdar olduğunda, onu yakalamak için Tahran'a gitmişti.When Agha Mohammad Khan heard of his death, he went to Tehran to try to capture it.
Cenaze töreninde babasının karısıyla ve varlıklarından bile haberdar olmadığı dört kızıyla tanıştı.At the funeral, he met his father's wife and their four daughters whom he never knew existed.
Haçlı ordusu soylu idarecileri bundan haberdar idiler.I am certain that high-ranking officers knew it.
Aynı zamanda Şehsüvaroğlu Ali Bey de olaydan haberdar edilmişti.Lord Horror also was published.
Fakat kesin olan şudur ki, bir şekilde haberdar oldular ve hazırlıklara başladılar.As verse, they were clumsy and laboured, but Coleridge was aware of this".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod