Ana içeriğe geç
Sözlük

haberdar ile cümle

haberdar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İnanın bana, bu gezegende edepsizce davranan bir hayvan varsa, ben bundan haberdarım. (Gülüşler)(Rires)
İnanın bana, bu gezegende edepsizce davranan bir hayvan varsa, ben bundan haberdarım. (Gülüşler)(Risas)
İnanın bana, bu gezegende edepsizce davranan bir hayvan varsa, ben bundan haberdarım. (Gülüşler)(Smích)
İnanın bana, bu gezegende edepsizce davranan bir hayvan varsa, ben bundan haberdarım.Jeśli jakieś zwierzę źle się prowadzi, to wiem o tym.
İnanın bana, bu gezegende edepsizce davranan bir hayvan varsa, ben bundan haberdarım.저를 믿으세요. 만약 지구 상에서 동물들이 특이한 행동을 하면 제가 알게 됩니다.
İnanın bana, bu gezegende edepsizce davranan bir hayvan varsa, ben bundan haberdarım.Și credeți-ma, dacă e vreun animal care face prostii, undeva pe planetă, eu am aflat de el.
İnanın bana, bu gezegende edepsizce davranan bir hayvan varsa, ben bundan haberdarım.Tierverhalten, und glauben Sie mir, wenn sich auf dem Planeten ein Tier daneben verhält, hab ich davon gehört.
İnanın bana, bu gezegende edepsizce davranan bir hayvan varsa, ben bundan haberdarım.Verte mi, ak sa nejaké zviera na tejto planéte nespráva tak, ako by sa malo, viem o tom.
İnanın bana, bu gezegende edepsizce davranan bir hayvan varsa, ben bundan haberdarım.І повірте мені, якщо десь на цій планеті є випадки неналежної поведінки тварин, мені вони відомі.
İnanın bana, bu gezegende edepsizce davranan bir hayvan varsa, ben bundan haberdarım.והאמינו לי, אם יש בעולם חיה שמתנהגת לא יפה, אני יודע על זה.
İnanın bana, bu gezegende edepsizce davranan bir hayvan varsa, ben bundan haberdarım.وصدّقوني، إن كان هناك سلوكات سيّئة للحيوانات على هذا الكوكب، فأنا على دراية بها.
İnanın bana, bu gezegende edepsizce davranan bir hayvan varsa, ben bundan haberdarım.本当です (笑)
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.Gondoltam az embereknek tudniuk kellene erről a könyvről.
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.Ik zei: meer mensen moeten dit leren kennen.
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.J'ai dit qui -- les gens devraient découvrir ce livre.
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.사람들이 이 책에 대해 알아야 한다는 말이에요,
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.Mi-am spus că lumea trebuie să afle despre cartea asta.
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.Mi sono detta che la gente doveva conoscerlo.
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.Mọi người nên biết về quyển sách này.
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.Powiedziałam, że ludzie powinni się dowiedzieć o tej książce.
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.Und ich habe gesagt -- die Leute sollten von diesem Buch erfahren.
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.Y pensé -- la gente tiene que enterarse de que este libro existe.
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.Казах си... всъщност хората трябва да разберат за тази книга.
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.Я сказала, что люди должны знать, что есть такая книга.
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.אמרתי, אנשים צריכים לדעת על הספר הזה.
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.وقلت-- بأن على الناس معرفة هذا الكتاب.
İnsanların bu kitaptan haberdar olmaları gerektiğini düşündüm.(笑)
İsa'nın soylediği "İlk taşı günahsız olanınız atsın" soyleminden haberdarsınız."Cel fara pacat sa arunce prima piatra."
İsa'nın soylediği "İlk taşı günahsız olanınız atsın" soyleminden haberdarsınız."Que celui d'entre vous qui n'a jamais péché lui jette la première pierre".
İsa'nın soylediği "İlk taşı günahsız olanınız atsın" soyleminden haberdarsınız."Кто без греха, пусть первый бросит в нее камень."
İsa'nın soylediği "İlk taşı günahsız olanınız atsın" soyleminden haberdarsınız."Нека този, който е безгрешен, да хвърли първия камък."
İsa'nın soylediği "İlk taşı günahsız olanınız atsın" soyleminden haberdarsınız."מי מכם נקי מחטא, שיהא הוא ראשון להשליך עליה אבן"
İsa'nın soylediği "İlk taşı günahsız olanınız atsın" soyleminden haberdarsınız.مقطع حيث يذكر أن يسوع المسيح يقول، "من كان منكم بلا خطيئة، فليرمها أولًا بحجر."
İstatiklerden haberdarız. Ama bu sorunun bir parçası olduğumuzu kabullenmesini bilmiyoruz.Todos conocemos las estadísticas pero no reconocemos que podemos ser parte del problema
İstatiklerden haberdarız.Nous connaissons les statistiques, mais nous ne savons pas comment accepter
İstatistiklerden haberdarız.Todos conocemos las estadísticas.
Katælæmcælar Direktiflere uyum saスlamak iîin kabul edilen ulusal mevzuattan haberdar mæ?Mimovlèdne organizècie by sa mali usilovaン dosiahnuン ¶komerイnÿ anga™ovanosンƒ.
Kenyalıların hayati bilgilerden sürekli haberdar etti ve yardım sağlayanlara paha biçilmez destek sağladı.Usahhidi는 케냐인들의 필수 정보와 지키고 재난 구조에 매우 유용한 조언들 제공합니다.
Kenyalıların hayati bilgilerden sürekli haberdar etti ve yardım sağlayanlara paha biçilmez destek sağladı.אושאידי עדכנה את הקניים על המתרחש במדינתם וסיפקה עזרה יקרה מאוד לזקוקים.
Kenyalıların hayati bilgilerden sürekli haberdar etti ve yardım sağlayanlara paha biçilmez destek sağladı.أشاهيدي ابقت الكينيين مطّلعين على أهم الأحداث وقدمت مساعدات لا تقدّر بثمن لمن يقدمون الغوث.
Kenyalıların hayati bilgilerden sürekli haberdar etti ve yardım sağlayanlara paha biçilmez destek sağladı.救援する側にも貴重な援助を提供しました。 コンゴ民主共和国では情勢不安を監視するために活用され、
Kepler'den önce sadece 400 tane gezegen sisteminden haberdardık.400-ról tudtunk a Kepler előtt.
Kepler'den önce sadece 400 tane gezegen sisteminden haberdardık.외계 행성계를 발견했던 것과 크게 대조되지요.
Kepler'den önce sadece 400 tane gezegen sisteminden haberdardık.הכרנו רק כ- 400 לפני קפלר.
Kepler'den önce sadece 400 tane gezegen sisteminden haberdardık.تعرفنا فقط على 400 قبل كيبلر.
Kepler'den önce sadece 400 tane gezegen sisteminden haberdardık.わずか400個たらずです このかすかな光の弱まりの観察から
Kimsenin Batı Nil Virüsü diye bir şeyden haberdar olmadığı 20 sene öncesini hatırlıyor musunuz?20년전엔 아무도 서나일 열(West Nile fever)에 대해 몰랐다는것을 아십니까?
Kimsenin Batı Nil Virüsü diye bir şeyden haberdar olmadığı 20 sene öncesini hatırlıyor musunuz?Czy pamiętasz, 20 lat temu, nikt nie słyszał o gorączce Zachodniego Nilu?
Kimsenin Batı Nil Virüsü diye bir şeyden haberdar olmadığı 20 sene öncesini hatırlıyor musunuz?Jen si vzpomeňte, kdo z Vás před 20 lety slyšel výraz západonilská horečka?
Kimsenin Batı Nil Virüsü diye bir şeyden haberdar olmadığı 20 sene öncesini hatırlıyor musunuz?¿Recuerdan, 20 años atrás, que nadie había oído nunca acerca del virus del Nilo Occidental?
Kimsenin Batı Nil Virüsü diye bir şeyden haberdar olmadığı 20 sene öncesini hatırlıyor musunuz?Vă aduceţi aminte că acum 20 de ani nimeni nu auzise vreodată de febra Nilului de vest?
Kimsenin Batı Nil Virüsü diye bir şeyden haberdar olmadığı 20 sene öncesini hatırlıyor musunuz?Vous souvenez vous, il y a 20 ans, personne n'avait entendu parler du virus du Nil occidental?
Kimsenin Batı Nil Virüsü diye bir şeyden haberdar olmadığı 20 sene öncesini hatırlıyor musunuz?Weet je nog, 20 jaar geleden had niemand ooit gehoord van West-Nijlkoorts.
Kimsenin Batı Nil Virüsü diye bir şeyden haberdar olmadığı 20 sene öncesini hatırlıyor musunuz?Wissen Sie noch, vor 20 Jahren wusste niemand etwas vom West-Nil-Fieber.
Kimsenin Batı Nil Virüsü diye bir şeyden haberdar olmadığı 20 sene öncesini hatırlıyor musunuz?Вы помните, 20 лет назад, никто и не слышал о лихорадке Западного Нила?
Kimsenin Batı Nil Virüsü diye bir şeyden haberdar olmadığı 20 sene öncesini hatırlıyor musunuz?Помните ли, че допреди 20 години никой не беше чувал за западнонилска треска?
Kimsenin Batı Nil Virüsü diye bir şeyden haberdar olmadığı 20 sene öncesini hatırlıyor musunuz?אתם זוכרים, לפני 20 שנה, אף אחד מעולם לא שמע על קדחת הנילוס המערבית?
Kimsenin Batı Nil Virüsü diye bir şeyden haberdar olmadığı 20 sene öncesini hatırlıyor musunuz?هل تذكر، قبل 20 سنة، لم يكن أحد قد سمع من حمى غرب النيل؟
Kimsenin Batı Nil Virüsü diye bir şeyden haberdar olmadığı 20 sene öncesini hatırlıyor musunuz?そして1つの症例がアメリカの東海岸に到着するや
Konutta gizli kusurlar da bulunabilir. Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.房屋中可能存在一些不为人知的问题。这样的问题一般包括房体受潮等。如果问题非常严重,如提前发觉可能影响房屋销售,售房者有责任对购房者进行赔偿。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod