Ana içeriğe geç
Sözlük

haberdar ile cümle

haberdar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama Doktor bundan haberdar olur; çok sinirlenir ve Evans'i düelloya davet eder.Kūrinys išeina puikus, tačiau Davidui pakrinka nervai ir jis atsiduria psichiatrinėje ligoninėje.
Ancak Hera aslında o ineğin Zeus'un sayısız sevgililerinden biri olan İo olduğundan haberdardır.Hera žinojo, kad iš tikro telyčia buvo Ijo, viena iš daugelio Dzeuso meilužių nimfų.
Bu isyanın patlak vermesi, Galba'yı düşen popülaritesi ve genel hoşnutsuzluk hakkında haberdar etti.Maišto išplitimas atskleidė Galbai jo nepopuliarumą ir bendrą nepasitenkinimą.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.Aber zusätzlich lassen Sie sie über andere Religionen bescheid wissen.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.Ale učte je také o ostatních náboženstvích.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.Dar, de asemenea, trebuie să-i informați și despre alte religii.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.De tájékoztassuk őket a többi vallásról is.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.다만 다른 종교들에 대해서도 알게 하자는 것이지요.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.Maar vertel ze dan ook over andere religies.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.Ma fate in modo che conoscano le altre religioni.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.Mais laissez-les aussi connaître les autres religions.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.Mas deixem-nas também conhecer as outras religiões.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.Mutta annetaan heidän saada tietoa muista uskonnoista.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.Pero hazles saber también acerca de otras religiones.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.Tapi biarkan mereka tahu tentang agama lain.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.Trzeba uświadomić je o innych religiach.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.Αλλά πρέπει να γνωρίζουν και για τις άλλες θρησκείες.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.Но също да ги осведомиш и за други религии.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.Но также позвольте им знать о других религиях.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.אך בנוסף, אפשרו להם להכיר דתות אחרות.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.ولكن علموهم عن الاديان الأخرى.
Ama onları diğer dinlerden de haberdar edin.なぜこんなことを言うかといいますと
Ama sen sanırım bundan haberdar değilsin.근데 난 네가 모를줄 알았어
Ama sen sanırım bundan haberdar değilsin.Ma credo che tu non sai nulla su questo.
Ama sen sanırım bundan haberdar değilsin.Men det ved du sikkert ikke noget om.
Ama sen sanırım bundan haberdar değilsin.Tapi aku rasa kamu gaakan tau tentang hal itu.
Ama sen sanırım bundan haberdar değilsin.و لكنى اعتقد انك لا تعرف شيئا عن هذا .
Ama sen sanırım bundan haberdar değilsin.おいオマエ俺が人間じゃないって言いたいのか?
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.De repente se dio cuenta de un extraño sintiendo en la nuca de su cuello.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Đột nhiên, ông đã trở thành nhận thức của một kỳ lạ cảm giác ở sau gáy của cổ của ông.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Improvvisamente si rese conto di uno strano sensazione alla nuca.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.그의 안경 어려움. 갑자기 그 이상한을 알게되었습니다 그의 목의 목덜미에 느낌.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Nagle poczuł dziwne uczucie na karku.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Nenadoma je postal zavedati nenavadno občutek na tilniku njegovega vratu.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Plotseling werd hij zich bewust van een vreemde gevoel bij de nek van zijn nek.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Schwierigkeiten mit seiner Brille. Plötzlich wurde ihm bewusst, von einer seltsamen Gefühl am Nacken.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Yhtäkkiä hän tuli tietoiseksi outo tunne oli niskassa hänen niskaansa.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Ξαφνικά συνειδητοποίησε μια παράξενη αίσθηση στον αυχένα του λαιμού του.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Внезапно ему стало известно о странном чувство в затылке.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Изведнъж той стана наясно с една странна усещане в задната част на врата му.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.Раптово йому стало відомо про дивну почуття в потилиці.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.صعوبة مع نظارته. وأصبح فجأة يدرك غريب الشعور في مؤخر عنقه.
Aniden bir garip haberdar oldu boynunda ense duygu.首のうなじat感じ。 彼は頭を上げることを試みた、そして不動の抵抗に遭遇しました。
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna a entendu parler des brouillards londoniens des années 50 qui ont tué 2 000 personnes en une semaine.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna hallott arról, hogy az 1950-es években a Londont elborító köd egy hét alatt 2000 ember halálát okozta.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna har hørt om London-tågerne i 1950'erne, der dræbte 2 000 mennesker om ugen.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna har hört om smogen i London på 1950-talet som ledde till att 2 000 människor dog på en vecka.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna ha sentito dire che la nebbia di Londra negli anni Cinquanta uccise 2 000 persone in una settimana.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Anna je slišala za londonsko meglo, ki je v petdesetih letih v enem tednu povzročila smrt 2000 ljudi.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Ela tinha ouvido falar nos nevoeiros de Londres que nos anos 50 mataram 2.000 pessoas numa semana.
Anna 1950’lerde bir haftada 2.000 kişiyi öldüren Londra sisinden haberdardır.Анна е чувала за лондонските мъгли от 50-те години на XX век, които са убили 2 000 души за една седмица.
Ayrıca bülten yollama, haberdar etme ve yardım önerisi gibi şeyler de yaparlar.뉴스레터를 보내서 새로운 정보나 소식, 도움이 되는 내용 같은 것을 알려 줍니다
Ayrıca bülten yollama, haberdar etme ve yardım önerisi gibi şeyler de yaparlar.نشرات تعرض المستجدات وخدمة المساعدة الخ،
Ayrıca bülten yollama, haberdar etme ve yardım önerisi gibi şeyler de yaparlar.設立初日には顧客の維持よりも
Başkan'ı haberdar etmeliyim.Aku harus memberitahu presiden.
Başkan'ı haberdar etmeliyim.Dat is voor de president.
Başkan'ı haberdar etmeliyim.Devo informare il Presidente.
Başkan'ı haberdar etmeliyim.Értesítem az elnököt.
Başkan'ı haberdar etmeliyim.Für immer. Dann informiere ich den Präsidenten.
Başkan'ı haberdar etmeliyim.Jag måste informera presidenten.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod