Bu şarkı Knowles'ın ilk albümünün de habercisi oldu.Cette année sort aussi le premier vidéo disque de COX.
Güçlü rüzgar yaklaşan fırtınanın habercisidir.El fuerte viento indica que se acerca una tormenta.
Halkın Habercisi.Conocer al público.
Adını tanrıların habercisi Roma tanrısı Merkür'den alır.Su nombre viene del dios romano: Mercurio que es el mensajero de los dioses.
Kanalın 2002 yılında yaşadığı talihsizlikler kapanışının habercisi olmuştur.El canal cesó sus transmisiones el 2002.
Parça büyük beğeni topladı ve albümün habercisi oldu.Questa gli piacque molto, e divenne il titolo dell'album.
İlk olarak 1866 yılı boyunca edebiyat dergisi Rus Habercisi'nde on iki ayda yayımlandı.Fu pubblicato per la prima volta nel 1862 sulla rivista Il messaggero russo.
Zeus'un habercisidir.Il sonno di Zeus.
Başkan olmadan önce, spor radyosunda uzmanlaşmış bir radyo habercisi ve önemli bir işadamıydı.До того как стать президентом, был известным бизнесменом и спортивным радиожурналистом.
Ayrıca Türkiye-ABD ilişkilerinde ve Türk dış politikasında bazı önemli değişikliklerin habercisi olmuştur.Он также является важным консультантом по мусульманским вопросам во внешней политике США.
8.Bölüm Karanlığın Habercisi!8-العلم نور.
Teknolojilerin gelişme süreci Birinci Tiberium Savaşının başlamasının habercisiydi.A conquista da Média foi apenas o início das guerras realizadas por Ciro.
Zeus'un habercisidir.O sentido de Zeus.
Bunun için de geçirdikleri yer sarsıntısının bir lanetin habercisi olduğunu düşündüğünü söyler.Ele diz que o dinheiro dele parece estar amaldiçoado.
Bu itibar daha sonraki bilgisayar fraktral yapılarının tutulmasının habercisi oldu.Isto escondeu a popularidade posterior dos fractais gerados por computador.
Genel olarak, özellikle ağır uykusuzluk türlerini psikozun habercisi olarak görmüştür.A psicopatologia enquanto estudo dos transtornos mentais é referida como psicopatologia geral.
Bu dostluk, Britanya'nın Avrupa'daki tarafsızlığının sonunun habercisidir.Door de Entente kwam er een einde aan de Britse neutraliteit in Europa.
Bu single'ın habercisi olduğu albü Farkın Bu ise 7 Temmuz 2011'de çıktı.Wish I could is een single van Miss Montreal die uitkwam op 1 juli 2011.
Hükümdarlığını güçlendirdikten sonra kendisine "Allah'ın Habercisi, Dinin Kulu" adını verdi.Bij zijn troonsbestijging werd hem de titel Vertrouweling van God, volger van de religie van de Islam gegeven.
Turizm Habercisi.Informator turystyczny.
İkinci evre ise, Dolce Stil Novo hareketinin habercisidir.Był członkiem ruchu poetyckiego Dolce stil novo.
Genel olarak, özellikle ağır uykusuzluk türlerini psikozun habercisi olarak görmüştür.Boll pamiętany jest głównie jako odkrywca rodopsyny.
Bu geri çevirme açık bir savaş habercisiydi.Den sistnämnde var en känd förespråkare för vapenvägran.
Bu videoya heyecanlanan oyuncular bunu yeni bir modun habercisi olarak nitelendirdi.Regissörer som förstod det nya mediet motarbetade det.
Bu geri çevirme açık bir savaş habercisiydi.Це було негласним оголошенням війни.
8.Bölüm Karanlığın Habercisi!Mesagerul Întunericului 48.
Bu mimari tarzlar Romanesk mimari'nin habercisi olmuştur.Eroul acestei trilogii urma să fie comisarul Mihai Roman.
Halkın Habercisi.Avocatul Poporului.
Bu büyük duman, Hipper'in gemilerine doğru gelen sayıca üstün Britanya savaş gemilerinin habercisiydi.A nagy füstöt Hipper irányába tartó nagy brit hadihajóknak tulajdonították.
Bu bir anlamda, fayda teorisinin 18.-19. yüzyılda gelişeceğinin bir habercisi idi.Bizonyos értelemben ez már előrejelezte a hasznossági függvény 18-19. századi kialakulását.
Birçok kişi bu feud'un Attitude Era'nın habercisi olarak görmüştür.Sok forrás tévesen Tu Fu (Du Fu) apjaként emlegeti.
Halkın Habercisi.Kansan jututtaja.
Adını tanrıların habercisi Roma tanrısı Merkür'den alır.Merukimonin nimi tulee roomalaisesta Merkurius-jumalasta.
Bu dostluk, Britanya'nın Avrupa'daki tarafsızlığının sonunun habercisidir.Η Αντάντ σήμανε το τέλος της Βρετανικής ουδετερότητας στην Ευρώπη.
Çok eski bir Japon efsanesi de kıyıya vuran kürek balıklarının deprem habercisi olduğundan bahsetmektedir.Gamle historier fortæller om at der skulle være en pirat skat skjult på øen.
Hacı Firuz veya Hacı Piruz (Farsça: حاجی فیروز), İran'ın yeni yılı Nevruz'un geleneksel habercisidir.Hajji Fîruz eller Hajji Piruz er Nowruz' traditionelle forårsbebuder.
Bu itibar daha sonraki bilgisayar fraktral yapılarının tutulmasının habercisi oldu.Mark I blev forløberen for de senere EDB-anlæg.
Zeus'un habercisidir.Hustru til Zevs.
Şarkı Kore ulusal listesinde 10. sıraya yerleşti ve gelecek başarılarının habercisi oldu.Lagu memuncak di No. 10 di chart nasional Korea dan meramalkan peluncuran mereka.
Zeus'un habercisidir.Ia juga utusan dewa Zeus.
Onun tekrar görünmesi yeni bir çağın başlangıcının habercisiydi.Sự tái xuất hiện của ông đã thật sự đánh dấu cho sự khởi đầu của một thời đại mới.
Turizm Habercisi.くれ観光特使。
Bu bir anlamda, fayda teorisinin 18.-19. yüzyılda gelişeceğinin bir habercisi idi.ある意味で、これは18世紀から19世紀における功利主義の発展の前兆であったともいえる。
Adını tanrıların habercisi Roma tanrısı Merkür'den alır.ローマ神話の伝達の神、メルクリウスから名付けられた。
Bu itibar daha sonraki bilgisayar fraktral yapılarının tutulmasının habercisi oldu.この点は次世代連絡船建造までの課題となった。
Bu single'ın habercisi olduğu albü Farkın Bu ise 7 Temmuz 2011'de çıktı.これにちなんでシングルの発売日も7月7日である。
Bu bir anlamda, fayda teorisinin 18.-19. yüzyılda gelişeceğinin bir habercisi idi.某种程度上,这预示了18到19世纪发展的功利主义的出现。
Agni, ateş tanrısıdır, diğer tanrıların habercisidir, sonsuza kadar genç kalır ve ölümsüzdür.불은 매일 다시 켜지기 때문에 아그니는 항상 젊으며, 또한 불멸하다.
İkinci evre ise, Dolce Stil Novo hareketinin habercisidir.Заедно те стават водачи на течението Dolce Stil Novo.
Munn aktris olmadan önce profesyonel kariyerine televiyon habercisi olarak başladı.Оливия започва професионалната си кариера в телевизионна журналистика, преди да стане актриса.
Birçok kişi bu feud'un Attitude Era'nın habercisi olarak görmüştür.Ipak, većina stručnjaka se slaže kako je riječ o van Goghovom djelu.
Bu ses, Vali'nin geldiğinin habercisidir.Primatelju ova notifikacija dolazi od poslužitelja.
Turizm Habercisi.Turisto žinynas.
Bakmak, sevgi, hangi kıskanç çizgiler: ROMEO şaka, öğleden habercisi yok bülbül oldu이봐, 사랑, 무엇 부러워 줄무늬 : 로미오 이것은 종달새, 아침의 헤럴드, 아니 나이팅게일되었습니다
Bakmak, sevgi, hangi kıskanç çizgiler: ROMEO şaka, öğleden habercisi yok bülbül olduROMEO A fost ciocârlia, crainic de dimineaţă, nr Nightingale: uite, iubesc, ce dungi invidios
Bakmak, sevgi, hangi kıskanç çizgiler: ROMEO şaka, öğleden habercisi yok bülbül olduROMEO Bilo je škrjanec, glasnik Jutro, št Nightingale: poglej, ljubezen, kar pestro proge
Bakmak, sevgi, hangi kıskanç çizgiler: ROMEO şaka, öğleden habercisi yok bülbül olduROMEO C'était l'alouette, le héraut de l'aurore, Pas de rossignol: comparer, d'amour, ce stries envieux
Bakmak, sevgi, hangi kıskanç çizgiler: ROMEO şaka, öğleden habercisi yok bülbül olduROMEO Det var lærken, The Herald i morgen, No Nattergalen: udseende, kærlighed, hvad misundelige striber
Bakmak, sevgi, hangi kıskanç çizgiler: ROMEO şaka, öğleden habercisi yok bülbül olduROMEO Det var lärkan, härold i morgon, nr näktergalen: titta, kärlek, vad avundsjuk ränder
Bakmak, sevgi, hangi kıskanç çizgiler: ROMEO şaka, öğleden habercisi yok bülbül olduROMEO Đó là chim sơn ca, các sứ giả của morn các, Không chim sơn ca: nhìn, tình yêu, những gì vệt ghen tị