ha ile cümle
ha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Spenser'in annesi onun yaptığı her küçük hatayı sık sık irdeler.Spenser's mother often scrutinizes him for every small mistake he makes.
Katilin suçu kanıtlandı ve ömür boyu hapse mahkum edildi.The murderer was convicted and sentenced to life in prison.
Sanırım hapşıracağım... Bana bir mendil ver.I think I'm gonna sneeze. Give me a tissue.
Hava güneşliyken çamaşır yıkamak zorundayım.I have to do laundry while it's still sunny.
Hadi! Benimle konuş, Trang.Come on! Talk to me, Trang.
Herhangi bir yaşam belirtisi vermememe rağmen hayattayım.I am alive even though I am not giving any sign of life.
Hayat ondan ne beklediğine karar verdiğinde başlar.Life starts when you decide what you are expecting from it.
O bana hayatının hikayesini anlattı.He told me the story of his life.
O bu hafta sonu hastalandı.She got sick this weekend.
Sen hastasın. Dinlenmek zorundasın.You're sick. You have to rest.
Herkes hayallerin gerçekleşebileceğine inanmak istiyor.Everyone would like to believe that dreams can come true.
Hayatım tehlikede mi diyorsun?Are you saying my life is in danger?
Hayatımın neye benzediği hakkında bir fikrin var mı?Do you have any idea what my life is like?
Bu konu hakkındaki düşüncelerini duymaya can atıyorum.I look forward to hearing your thoughts on this matter.
Hayatım onsuz boş.My life is hollow without him.
Böyle haksız bir öneriyi reddetmen gerekirdi.You should have refused such an unfair proposal.
Hasta ve yorgun olmaktan bıktım.I'm sick and tired of being sick and tired.
Elektriksiz hayatımızın nasıl olacağını düşünebiliyor musun?Can you imagine what our lives would be like without electricity?
Hapishanedeki yaşam bir hayvanın yaşamından daha kötüdür.Life in prison is worse than the life of an animal.
Ne, hâlâ nasıl araba süreceğini bilmiyor musun?What... you still don't know how to drive?
Filler bugün yaşayan en büyük kara hayvanlarıdır.Elephants are the largest land animals alive today.
Bir gökdelendeki asansörler hayati sistemlerdir.The elevators in a skyscraper are vital systems.
Herkes ikinci bir şansı hak ediyor.Everyone deserves a second chance.
Yaşamın anlamının ne olduğunu kendine soruyor musun hala?You are still asking yourself what the meaning of life is?
Hepimizin aynı gemide olduğunu hatırla.Remember that we are all in the same boat.
Ben hayatımda öğrenmem gereken her şeyi bir kardan adamdan öğrendim.All I need to know about life, I learned from a snowman.
Bagajınız hangisidir?Which is your luggage?
Dört aylık hamileyim.I am four months pregnant.
Her çaba ödülü hak ediyor.Every effort deserves a reward.
En kötüsü için hazırlanıyorum.I'm getting ready for the worst.
Bilinen bir hata bilinmeyen bir gerçekten daha iyidir.A known mistake is better than an unknown truth.
Hayat kesin bir bilim değildir, bir sanattır.Life is not an exact science, it is an art.
Merakım gelecekte çünkü hayatımın geri kalanını orada geçireceğim.My interest is in the future because I'm going to spend the rest of my life there.
İnişler ve çıkışlar vardır hayatta.In life there are ups and downs.
Herhangi bir haber olmaması iyi bir haber.No news is good news.
Hiç haber olmaması iyi haberdir.No news is good news.
Büyük kentlerde kaybolmazsın, her yerde haritalar var!You can't get lost in big cities; there are maps everywhere!
Biz ayrıldığımızda yağmur yağıyordu, fakat vardığımızda hava güneşliydi.It was raining when we left, but by the time we arrived, it was sunny.
Bu hakkında düşündüğüm çocuk.This is the boy I think about.
Ben havyar yedim.I ate caviar.
Hatta sebebini bile bilmiyorlar.They don't even know why.
Eğer küçük şeyleri halledersen, büyük şeyler kendiliğinden hallolur.If you take care of the small things, the big things will take care of themselves.
Sen işleri hatırlamada benden daha iyi değilsin.You are no better at remembering things than I am.
Hadi çok fazla acele içinde olmayalım.Let's not be in too much of a hurry.
Dosyayı hangi klasöre kaydettin?In which folder did you save the file?
Nasıl oluyor da Japon tarihi hakkında o kadar çok şey biliyorsun?How come you know so much about Japanese history?
Köpeğimi hayvan mezarlığına gömdüm.I buried my dog at the pet cemetery.
Hayır, sana kızgın değilim, sadece hayal kırıklığına uğradım.No, I'm not mad at you, I'm just disappointed.
Bir gün pilot olma fikrinin hayatımda tam olarak ne zaman oluştuğunu söyleyemem.I couldn't say when exactly in my life it occurred to me that I would be a pilot someday.
Hasta annene bakmalısın.You should take care of your sick mother.
Asla hatalı değilsin.You are not at all wrong.
Onun tavsiyesi üzerine hareket etmeliydin.You should have acted on her advice.
Onun halini hatırını sordun mu? O ne dedi?You asked after her? What did she say?
Onu hafife alıyorsun.You are selling him short.
Ona harika gözüyle bakmamalısın.You must not look upon him as great.
Onun bu hatayı bilerek yaptığını mı düşünüyorsun?Do you think he made that mistake on purpose?
Onun o hatayı kasıtlı yaptığını mı düşünüyorsun?Do you think he made that mistake on purpose?
Onun hangi konuyla ilgilendiğini düşünüyorsun?What subject do you think he is interested in?
Başkalarının eksikliklerine karşı çok hassasınız.You are too critical of others' shortcomings.
Sumo hakkında bayağı çok şey biliyorsun.You know quite a lot about Sumo.