Ana içeriğe geç
Sözlük

haç ile cümle

haç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun için Krimehild Siegfried’in elbisesinin üzerine, tam o bölgeye bir haç diker.Elle coudra une croix à cet emplacement sur les vêtements de Siegfried.
Haçlılara esir düşmüştür.Elles étaient prisonnières des cordes.
Kudüs 15 Temmuz sabahı Haçlılar eline geçti.15 juillet : les croisés prennent Jérusalem.
Gazi Everanosoğlu'na "Ey Hacı İslam, nedir bu pür âlâm?L'Éternel me dit: Que vois-tu, Jérémie?
Ölmekte olan bir piskoposun Çocuk Haçlı Seferleri anılari.Souvenirs d’un gentilhomme syrien du temps des Croisades.
1863 - Uluslararası Kızıl Haç organizasyonu Cenova'da kuruldu.En 1863, le Comité international de la Croix-Rouge (CICR) est fondé à Genève.
Haçlılar "San Antoni Kapısı" yanına geri çekildiller.Les Gardes arrivent devant Saint-Antonin.
Haçlı seferi, 1225 yılının Mart ayında denize açıldı ve Tesalya'da Halmyros'ta karaya çıktı.La croisade qui devait délivrer la ville appareilla en mars 1225 et débarqua à Halmyros en Thessalie.
Hacca gidenler uğurlanır, dönüşte karşılanır ve tebrik edilirdi.Le peuple, cependant, oublia la bonté de Con envers lui, et se rebella.
Alman Kızıl Haçı'nın lideri.Président de la Croix-Rouge française.
Ayrıca, onun yerine hâcib olarak yine onun bir gulâmı getirilmesiyle saraydaki nüfuzunu devam ettirdi.Elle aime d'ailleurs tellement son pays qu'elle a reproduit une forêt équatoriale dans sa chambre.
Haçlılar yerli halkça kovuldu.Les populations indigènes furent souvent férocement traitées.
Haç çıkarma sağdandır.Descente de croix.
1099'da haçlılar Kudüs'ü kuşattılar.En 1099, les croisés entraient dans Jérusalem.
Birinci Haçlı seferinden sonra 10'a yakın haçlı seferi yapıldı.À dix heures passées, la croix est dressée.
Seyahatine Kutsal Topraklara hacca giderek başladı.Il fait probablement le voyage en Terre-Sainte.
Sultan, haçlılara karşı Aksungur’u kumandanlığa getirdi.Le sultan proclame le jihad contre les croisés.
Bu yeni haçlı ordusunun çoğunluğunu Saksonyalılar oluşturmaktaydı.Leurs troupes varègues sont constituées en grande partie de Saxons.
Haçlılar bu filoyu Komutan Jean de Brienne'nin gayretleri ile geri püskürtüler.Il reprend les places prises par Jean de Brienne.
Hachijōjima (Japonca: 八丈島), Filipin Denizi'nde Japonya'ya ait bir volkanik adadır.Hachijō-jima (八丈島?) est une île volcanique japonaise dans la mer des Philippines.
Bizim için bilgisayar hacklemek için aletler yapar.Pour ce travail, Cerqueira emploie les outils informatiques.
10.000 m²'lik Hac Terminali 24 Mayıs 2010 tarihinde açıldı.L'épreuve masculine de 10 000 mètres a lieu le 21 février.
I. Haçlı Seferi'nin (1096-1099) sonu.C'est le début de la première croisade (1096-1099).
Bundan sonra Saaremaa'da adalı Oselyalılar ile Haçlılar arasında bir barış antlaşması imzalandı.C'est là que doit être signé un accord de paix entre les Azmirs et les Samadiens.
Kuzey Ermenistan'dan bir haçkar.Via San Gregorio Armeno.
Bu sırada 2 Haziran 1098'de Haçlılar Antakya'yı ellerine geçirmişlerdi.Le lundi 28 juin, les croisés sortirent d'Antioche.
Rütbesi onbaşıya çıkartılır ve Demir Haç nişanıyla ödüllendirilerek ordudan terhis edilir.Il est promu au rang de caporal, reçoit la Croix de fer et est démobilisé pour raisons médicales.
İhrama girme zamanı, hac aylarıdır.Les fins de mois sont difficiles.
Bu şekilde oluşturulmuş plakalar oldukça gözeneklidir, hacimce yüzde 80'dir.Le début est rapide, voire brutal dans 80 % des cas.
Saldırıdan sonra Moğollara karşı bir haçlı seferi düzenlenmek istense de bu girişim başarısız olur.Si cette action vise à briser les lignes mongoles, c'est un échec.
8 Nisan günü V. Aleksios'un ordusu Haçlıları cesaretsiz kılan kuvvetli bir direnç ortaya koydu.Le 9 avril 1204, l'armée d'Alexis V oppose une forte résistance, qui décourage les Croisés.
Musa Hacıkasımov (Azerice: Musa Hacıqasımov; d.Ils dirent: «Est-ce donc à Moïse seul que le SEIGNEUR a parlé?
Köyün ileri gelenlerinden Hacı Salih Polat koruculara silahlarını bırakmaları emrini vermiştir.Officiellement il devait appeler les anciens partisans du FIS à déposer les armes.
Gözeneklilik (porozite) kayacın boşluklarının toplam hacmine oranıdır.Une cordée étant une translation complète des cages.
Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig II (Çeviri), haz.Yûsuf II a été un monarque favorable aux arts et aux sciences.
Haçlı güçlerinin İstanbul'dan Mısır'a gemilerle nakledilmesi Bizans tarafından finanse edilecekti.Le navire et son sister-ship sont achetés par l'Égypte, grâce à un financement saoudien.
Bu gruptaki ilaçlar kan damarlarının genişletilmesi ve kan hacminin düşürülmesine yol açar.Cette méthode d’abattage permet le drainage efficace du sang et sa séparation de la viande.
Bir sonuç olarak güven (ve ona bağlı olan güven aralığı) sadece efekt hacmine "bağımlı değildir".Il n'y a vraiment qu'un seul moyen de s'en sortir : c'est de ne pas tomber ».
Granitlerde kuvars, genellikle hacmen % 20'nin üzerindedir.Le grenache, quant à lui, doit être supérieur à 20 % quand le carignan est présent.
21 Mart 630 günü Herakleios, Gerçek Haç ile Kudüs'e zafer yürüyüşü ile girdi.21 mars : Héraclius fait ériger en triomphe à Jérusalem la Vraie Croix qu'il a reprise aux Perses.
Oysa o tarihte Hacı Bektaş çoktan vefât etmiş bulunmaktaydı.Pourtant l'avertisseur de décrochage avait persisté.
On dört defa hacca gitmiştir.Il est absent pour quatorze épisodes.
Standart bir kokteyl bardağı 13 santilitre hacme sahiptir.Un verre à cocktail standard a une contenance de 13,3 cl et fait partie de la famille des coupes.
Buna karşılık olarak Haçlılar ordusu Tunus topraklarından ayrılıp gideceklerdi.En échange, l’armée croisée évacue Tunis en laissant les armes de siège.
Ayni şekilde hacı adaylarına da dualar eşliğinde uğurlama yapılır.On y accroche aussi les drapeaux de prières bouddhistes.
Fakat bu aşırı fanatik Katolik Haçlı tutumu hakkında tenkit bulunmamaktadır.Se posa la question de l'endroit où serait inhumée cette princesse non catholique.
Nijerya’nın Ulusal Hac Komisyonu’nda kadınların lideri olarak görevliyken hayatını kaybetmiştir.Elle est morte alors qu'elle était à la tête des femmes de la National Hajj Commission du Nigeria.
1449'da hacca gitmek istedi.Il testera en 1449.
Haçlılar ise I. Aleksios'un bu sefere katılmasını istemekteydiler.Les croisés demandent alors l'intervention d'Alexis.
Bu nedenle kaçan Haçlı süvariler kendilerini toparlama imkanı bulamadılar.Aucun des soldats sikhs piégés ne réussit à s'échapper.
Haçatur ilk eğitimini Tiflis'teki Nersisyan Okulu'nda almıştır.Il a fondé la 1re école pour les sourds-muets à Tiflis.
Hücre çekirdeğinin hacimce %25'ini kaplar.Dévaluation de l’escudo de 15 %.
Hacı Ali anıt mezarının da bulunduğu Quartzsite'de gömülüdür ve bulunduğu mezarlığa adı verilmiştir.Il est enterré dans le Mission Creek Cemetery aussi connu sous le nom de cimetière indien.
Bu sebeple Hacı Hasan mahallesi olarak ismini almıştır.Il prit alors le nom de palais Hasani.
Tarikatın ömrü neredeyse Haçlı Seferleri'yle eş olmuştur.Homme d’Église, sa relation est plutôt favorable aux croisés.
Haçın ters tarafı pürüzsüzdür.Le dos de la croix est lisse.
İzmir'de Üç Çocuktuk (Sezen - Haluk - Meltem), Hacer Kılcıoğlu, Günışığı Kitaplığı, İst.Trois singles en seront issus : Dark is the night (for All), Angel in the Snow et Lie down in Darkness.
Eşinin ölümünden sonra hicaza gidip hacı oldu.À la mort de son mari, elle prend le voile.
Meşhur ve Müteârif Hâce Nasreddin Letâifi ve Kenarında Mâhfirûze Sultan ile Râz u Nihân Hikâyeleri.Là, il fit la connaissance d'Érasme, et l'accompagna même à Sélestat et Colmar.
Esasında Harran şehri Haçlılar için hiç çekici değildi.Mais, certainement la ville des roses n'était pas la bonne destination.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod