Ana içeriğe geç
Sözlük

hızlandırmak ile cümle

hızlandırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İşi hızlandırmak zorunda kaldım.I had to hurry the work.
Tom süreci hızlandırmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to speed up the process.
Orta Çin'in Yükselişi planı, merkez bölgelerinin gelişimini hızlandırmak için tasarlandı.Rise of Central China Plan, to accelerate the development of its central regions.
Khan gayesini "Her yaştan çocuğun öğrenimini hızlandırmak.Khan outlined his mission as to "accelerate learning for students of all ages.
Agronomistler, istenen özelliklerin gelişimini hızlandırmak için biyoteknolojiyi kullanmaktadırlar.Agronomists use biotechnology to extend and expedite the development of desired characteristic.
Uzay aracı itkisi uzay ve yapay uydular hızlandırmak için kullanılan herhangi bir yöntemdir.Spacecraft propulsion is any method used to accelerate spacecraft and artificial satellites.
Bir uzay aracını hızlandırmak ve yavaşlatmak için roket motorları kullanılabilir.Rocket engines can certainly be used to increase and decrease the speed of the spacecraft.
İşlemi hızlandırmak için yavaşça üfleyebilirsiniz.Tambien puedes soplar suavemente para acelelar el proceso
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.But computers don't do much else other than speed up the process of compiling dictionaries.
Hızlandırmak mi ?Put speed?
Süreci hızlandırmak mümkün.By training a lot smarter and by doing what we like to call training like an athlete.
Yani sahip olduğunuz kütle ne kadar büyürse hızlandırmak için daha fazla kuvvete ihtiyacınız olur.So the larger the mass you have...the more force you need to accelerate it
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.So, we wanted to accelerate this process.
Mümkün olan her yerde çizimi hızlandırmak için OpenGL kullanUse OpenGL to accelerate drawing whenever possible
Fon, ekonomik kalkınmayı hızlandırmak amacıyla geçen yıl hükümet tarafından kuruldu.The fund was established by the government last year to spur economic development.
Gerçekten de bu süreci hızlandırmak istiyoruz.Indeed, we are interested in accelerating this process.
GDA-Ağı ekonomik işbirliği ve yatırımları hızlandırmak istiyorSEE-Network seeks to spur economic co-operation, investment
Fonlar reformları ve kalkınmayı hızlandırmak için kullanılacak.The funds will be used to speed up reforms and development.
Ekonomik krizin sürece etkisi sadece bu sonucu hızlandırmak olabilir.The economic crisis can only accelerate this outcome.
UNDP'den Makedonya'ya büyümeyi hızlandırmak için acil reform çağrısıUNDP urges Macedonia to implement swift reform for accelerated growth
Dış yatırımı hızlandırmak için Zagrep'te iki günlük bir forum düzenlendi. [Petar Kos/SETimes]Zagreb held a two-day forum to ramp up foreign investment. [Petar Kos/SETimes]
Hırvatistan Mülteci Dönüşünü Hızlandırmak İçin BastırıyorCroatia Pushes for Boost in Refugee Ruturns
Sorgu işlemeyi hızlandırmak için çeşitli önbellekler korunur.Various caches are maintained to speed up query processing.
Doğal yaşlanma sürecini hızlandırmak için yapay yöntemler kullanmanın uzun bir geçmişi var.There is a long history of using artificial means to try to accelerate the natural aging process.
İktidara yükselişini hızlandırmak için kan davalarından ve anlaşmazlıklardan yararlandı.In order to help speed his ascension to power, he took advantage of the feuds and dissensions.
Program, arama sonuçlarını hızlandırmak için çok sayıda e-posta verisini RAM'e önceden yükler.The program preloads a lot of email data into RAM to accelerate search results.
Gelişme Gelişimi hızlandırmak için açılışta piyondan vazgeçilebilir.Development It is common to give up a pawn in the opening to speed up one's development.
Hayatta çok daha önemli şeyler var, sürekli durmadan her şeyi hızlandırmaktansa.Es gibt Wichtigeres im Leben, als beständig dessen Geschwindigkeit zu erhöhen.
Konveksiyon, ısı transferini hızlandırmaktadır.Le mouvement accélère le transfert thermique.
Örneğin, sürücü koltuğu, otomobil ile sürücüyü aynı oranda hızlandırmak için yeterli bir kuvvet uygular.El conductor tendrá que actuar por lo tanto sobre el acelerador para mantener el mismo régimen .
Khan gayesini "Her yaştan çocuğun öğrenimini hızlandırmak.Khan delineou sua missão como a "acelerar o aprendizado para os alunos de todas as idades.
1954 yılında lig maçlarındaki mücadeleyi hızlandırmak için hücum süresi 24 saniyeye ilk kez NBA'de indirildi.W 1954 wprowadzono w NBA zasadę 24 sekund.
Khan gayesini "Her yaştan çocuğun öğrenimini hızlandırmak.Khan a subliniat că misiunea lui este să "accelereze învățarea studenților de toate vârstele."
Genellikle yüklü parçacıkları hızlandırmak için elektrik alan kullanılır.Se accelerează în general doar particulele ce poartă sarcină electrică.
Bölgeye Yunanları yerleştirmek aynı zamanda asimilasyonu hızlandırmak için kullanıldı.A fost executat de greci din cauza rezistenței împotriva asimilării.
Türkiye, NATO'ya girişini hızlandırmak için başlayan Kore Savaşı'na birlikler göndermiştir.Trupe din Coreea de Nord invadează Coreea de Sud, accelerând intervenția Națiunilor Unite.
Khan gayesini "Her yaştan çocuğun öğrenimini hızlandırmak.Khan määritteli tehtäväkseen "kaikenikäisten oppilaiden oppimisen nopeuttamisen.
Khan gayesini "Her yaştan çocuğun öğrenimini hızlandırmak.Khan Academys mål er å bidra til «utdanning av høy kvalitet for alle overalt».
Buna göre, A'yı 2 kat hızlandırmak, B'yi 5 kat hızlandırmaktan daha iyi sonuç vermektedir.したがって、Aを2倍に高速化した方がBを5倍に高速化するよりもよい結果となる。
Uzay aracı itkisi uzay ve yapay uydular hızlandırmak için kullanılan herhangi bir yöntemdir.宇宙機の推進方法は、宇宙船や人工衛星の加速に用いられる。
Khan gayesini "Her yaştan çocuğun öğrenimini hızlandırmak.可汗這樣形容他的使命:「要加快不同年紀學生的學習步伐。
Örneğin, sürücü koltuğu, otomobil ile sürücüyü aynı oranda hızlandırmak için yeterli bir kuvvet uygular.예컨대 자동차 운전석은 자동차가 가속되는 것과 같은 정도의 힘을 운전자에게 가한다.
Konveksiyon, ısı transferini hızlandırmaktadır.Zrak pospešuje proces gorenja.
Elektrostatik hızlandırıcılar parçacıkları hızlandırmak için statik elektrik alanlarından yararlanırlar.Ioonmootorid kasutavad tõukeaine kiirendamiseks staatilisi elektriväljasid.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Aber Computer tun nicht viel mehr als den Prozess des Zusammentragens von Wörterbüchern zu beschleunigen.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Ale komputery mogą jedynie przyspieszyć tworzenie słowników.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Ale počítače nedělají o moc víc, než že urychlují proces sestavování slovníků.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Dar computerele nu fac altceva decât să sporească viteza de alcătuire a dicţionarelor.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.De a számítógépek sem tesznek többet a szótárszerkesztés felgyorsításánál.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.그래도 컴퓨터로 인해서 변한 것은 오로지 사전을 편찬하는 속도가
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Maar computers doen niet veel meer dan het proces van het compileren van woordenboeken versnellen.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Ma i computer non fanno molto di più che accelerare la procedura di compilazione dei dizionari.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Mais les ordinateurs ne font pas beaucoup plus qu'accélérer le processus de compilation des dictionnaires.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Mas os computadores não fazem muito mais do que acelerar o processo de compilar dicionários.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Men computere gør ikke meget mere end, at gøre udarbejdelsen af ordbøger hurtigere.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Nhưng máy tính không làm gì khác việc đẩy nhanh tiến độ biên soạn từ điển.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Pero las computadoras no hacen mucho más que acelerar el proceso de compilar diccionarios.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Toda računalniki niso naredili nič drugega kot pospešili procesa sestavljanja slovarjev.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Όμως οι υπολογιστές το μόνο που κάνουν είναι να επισπεύδουν τη διαδικασία σύνταξης των λεξικών.
Ama bilgisayarlar sözlük derleme sürecini hızlandırmaktan çok da fazlasını yapmıyorlar.Але комп'ютери тільки пришвидшують процес укладання словників.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod