hızla ile cümle

hızla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Arabayı süren kişi hızla sert bir yere çarpar yahut yüksek bir uçurumdan atlar.途中でクッパびりびりが行く手を阻む個所もあり、難易度はかなり高い。
Gerçek vakum kabarcıkları kendiliğinden sahte vakum denizinde oluşur ve hızla ışık hızında genişlemeye başlar.真の真空の泡は自発的に偽の真空の海の中で形成し、すぐさま光速で膨張を始める。
Gilbreth'ın araçları endüstri mühendisliği müfredatında hızla yerini aldı.Gilbrethのツールは、産業工学カリキュラムにそれらの方法を素早く見つけました。
Bakalım hangimiz düşüncelerimizi daha hızla gerçekleştirbileceğiz.考えていることがすぐに表情に表れる。
1986'dan 2000'e, CPU hızı yıllık %55'lik bir hızla gelişirken hafıza hızı %10'luk bir gelişme göstermiştir.1986年から2000年まで、CPUの性能向上は年率平均で55%であったのに対して、メモリの性能向上は年率平均で10%ほどであった。
Komünist dönemde, endüstriyel gelişme büyük ölçüde hızlanmıştır.共産主義政権の期間には、工業の発展が非常に加速された。
RosettaNet, HL7, SWIFT, gibi standartlara destek sunan hızlandırıcılar.アクセラレータ(RosettaNet、HL7、SWIFT といった標準をサポート)。
Trenler 60 km ve 90 km/sa hızla gitmektedir.列車は60 km/hから90 km/hで走行する。
Hızla ilgili değildir.スピードは関係ないんだ。
Bonn, savaş sonrası hızla gelişti.アルバカーキは戦後、急速に拡大した。
Uzay aracı itkisi uzay ve yapay uydular hızlandırmak için kullanılan herhangi bir yöntemdir.宇宙機の推進方法は、宇宙船や人工衛星の加速に用いられる。
Bu safhada damlataşların oluşumu da hızlanmıştır.これに合わせて筐体も縦長になった。
Bunu çevrede hızla başka milis kuvvetlerinin kuruluşu izlemiştir.周辺地域において他の民兵組織も急速に創設された。
Finlandiya tarihinde ilk kez gelir farkları hızla büyüdü.フィンランドの歴史上初めて、フィンランドの収入格差が急激に広がった。
Ancak Göktürkler, zor kış şartları yüzünden onu hızla terk ettiler.妙純には尾張の織田寛広(寛広の養父敏広の妻は妙椿の養女)から援軍が駆け付けた。
Bağlantı noktasının ve cihazın hızlarının birbirine uygun olması gerekir.ポートの速度とデバイスの速度は一致させる必要がある。
Bu dönemde Geçici Hükümet, halk desteğini hızla kaybediyordu.こうした中で自衛は急速に国民の支持を失っていった。
Piyasaya sürülen banknotların değeri hızla kaybolur.券売機で発券された乗車券は省略される。
Bu ifadeye göre c den daha büyük hızlar yoktur.Hに関しては早い上にスタミナが無いらしい。
Bu şekilde 27 Km/h hızla yüzebilirler.25km/hで泳ぐ。
Kurbağa hızla uzattığı dili ile sineği yakalayıverdi.ピョンタ 舌を出して攻撃してくるカエル。
Azaltma ilk başta kademeli olmakla birlikte daha sonra hızla ivmelendi.はじめから本気を出されたためあっけなく敗北する。
Turiddu hemen hızla dükkândan ayrılır.竜三が店から出てくる。
35-40 kilometre hızla koşabilirler.40-55km/hの速度で走ることができる。
Sistem değişikliğinden kaynaklanan hızlanma veya yavaşlamaların sayısı.変形システムが簡略化されたことにより変形スピードは増した。
Türkiye'de tarım dışı kadın çalışanların oranı hızla artıyor.在外日本人の数は急増している。
15. yüzyılda Slovakya hızla gelişmeye başladı.15世紀になって町は急速に発展した。
Ardından bu ana hızlandırıcıya geçiriliyordu.そして発電機は直流でなければならなかった。
2007'den beride seracılık hızla gelişmektedir.2007年の自主トレでは早速故障発生。
Ölüm cezalarının sayısı Freisler'in idaresi altında hızla artmıştır.フライスラーの長官就任後、死刑判決の数が激増した。
Tokyo zaman içinde hızla gelişerek bugünkü hâlini aldı.^ 東京タイムズは、当時のこれらの状況で急成長した。
Patlayıcıların patlama hızlarının listesi爆薬一覧 爆薬データ表
Bu arada aşağı şehirde bir yangın başladı ve hızla yayıldı.町の各所で火災が発生し、急速に広がる。
NGC 6572 şu anda yaklaşık olarak 15 km/sn hızla genişlemektedir.NGC 7027は、17km/sの速度で広がっている。
Normal hızla kayın.通常より速く走ることができる。
Spektroskopik analizler bulutsunun, saniyede 17 kilometre hızla bize yaklaştığını göstermektedir.直径5kmの隕石が秒速17kmの速さで地表に激突した。
Bu şekilde her iki tür de hızlanır.その際は二頭とも形相が厳つくなる。
Bu özelliğiyle merdivenlerde dahi düşük hızlarda ilerleyebiliyor.段差の低い階段の上り下りも可能。
Suda 1453 m/s hızla yol alır.海中を時速13000キロメートルで泳ぐ。
Buna rağmen, uçak aslında 1.6 MAch hızla sınırlandırılmıştır.これらのロケットは両方とも速度マッハ6.1を超えている。
Bu kulüp 4. kategoriye gelene kadar hızla ilerledi.IHでは全国ベスト4まで勝ち進んだ。
Odanın kapısını hızla kapadım. ^ Sözcükte anlam EdebiyatÖğretmeni.com.『顔李師承記』 梁啓超『清代学術概論』
ABD 1920'lerde hızla gelişti.1920年代にアメリカで流行した。
Örneğin bir arabanın 60 km/sa hızla hareket ettiği söylenirse bu arabanın süratidir.例えば、自動車が時速 40 km/h のまま直進しているとき、車体にかかる力は釣り合っている。
H çözüldükten sonra çözelti hızla karıştırılırken bir indirgen eklenir.Cで出すと突進後さらに回転しつつ急降下する攻撃が加わる。
Gelen değerli madenler Avrupa’da fiyatların hızla artmasına yol açmıştır.高めの金利は欧州通貨の増価をもたらした。
İletişim hızlanınca savaşta başarı kazanma ihtimali yükselir.闘争心が高揚したら戦闘能力が高まる。
Ailenin diğer üç ferdi arabalarına binerek hızla oradan uzaklaşırlar.3 乗りそこねたら、直ぐにリフトから離れてください。
17. yüzyılın sonlarında nüfusu hızla artan en önemli başkent Londra oldu.11世紀までにロンドンはイングランド最大の町となった。
Shaktisampátena cakragativardhanam krántih: Sosyal Döngü’yü hızlandırmaya “sosyal evrim” denir.江原啓之の人気を典型とする「スピリチュアルなものへのあこがれ」を「スピリチュアルブーム」という。
Bu lineer hızlanma olarak adlandırılır.この場合は排気速度と呼ぶのが正しい。
Parçacık hızlandırıcılarının tasarımı, planlaması ve kurulmasını yapmak.専門は加速器の設計・建設。
Bu arada Fransa'da devrimi hazırlayan gelişmeler hızlanmıştı.即位した際、フランス革命が進行中であった。
Haberler ülkede hızla yayıldı.このニュースはあっという間に世界中に広まる。
Bundan sonra da çamaşır tozunun yerini hızla almaya başladı.すると、洗濯物がすぐに下げられた。
Rus devrimi ile ilgili haberler bütün ülkeye hızla yayıldı.革命は瞬く間に全土に広がった。
Fakat canavar atlayarak inanılmaz bir hızla karanlığa kaçar.道を譲られた場合は、信じられない速度でこちらを追い抜き、闇の中へと消えていく。
Dans yavaş adımlarla başlar, bir süre sonra hızlanır.ほとんどのダンスは最初はゆっくりで、徐々にスピードが上がっていく。
Alnıma hızla keskin baltanı vur.腕を素早く振り上げる。
Ryan da hızla Trey’in evine gider.結局走ってトレーシーの家に。

İlgili Sayfalar