hızla ile cümle

hızla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, hızla yeniden yakalandı.He was quickly recaptured.
Buna hızla alışacaksın.You'll get used to it rapidly.
O, arabasını hızlandırdı.She accelerated her car.
Araba hızla seyahat etti.The car traveled quickly.
Çita, avını yakalamak için gizlilik ve patlayıcı hızlandırma kombinasyonunu kullanır.The cheetah uses a combination of stealth and explosive acceleration to catch its prey.
Tom bavuluyla merdivenlerden aşağıya hızla indi.Tom hurried down the stairs with his suitcase.
Tom sivrisinekler içeri giremeden önce kapıyı hızla kapattı.Tom quickly closed the door before any mosquitoes could get in.
Tom hızla masadaki fotoğrafa baktı.Tom quickly glanced at the photo on the desk.
Tom hızla çekmeceyi açtı ve bir silah çıkardı.Tom quickly opened the drawer and pulled out a gun.
Tom hızla hatasını fark etti.Tom quickly realized his error.
Tom hızla tabancasını yeniden yükledi.Tom quickly reloaded his pistol.
Tom hızla perdeleri kapattı.Tom yanked the curtains closed.
Tom perdeleri hızla açtı.Tom yanked the curtains open.
Tom'un durumu hızla kötüleşiyor.Tom's condition is deteriorating rapidly.
Yangın hızla yayıldı.The fire spread rapidly.
Çin'de yemek yeme alışkanlıkları son yıllarda hızla Amerikanlaşmaya başlamıştır.Eating habits in China have been rapidly becoming Americanized in recent years.
İki ülke arasındaki gerilim hızla büyüyor.The tensions between the two countries are growing rapidly.
İşleri biraz hızlandırmayı öneriyorum.I suggest that we speed things up a little.
Bu şehirde her şey hızla hareket ediyor.Everything moves fast in this city.
Onu hızlandırabilir miyiz?Can we speed it up?
Onu hızlandıramaz mıyız?Can't we speed it up?
Tom hızla yürür.Tom walks quickly.
Hızla kapıyı kapat.Shut the door quickly.
Kalbimin hızlandığını hissettim.I felt my heart quicken.
Rusça sermayesi hızla büyüyor.The Russian corpus is growing quickly.
Tom onun kafasını hızla vurdu.Tom got his head bashed in.
Tom hızla odayı terk etti.Tom quickly left the room.
Tom hızla mektubu açtı.Tom opened the letter quickly.
Tom hızla kapıya yöneldi.Tom quickly headed for the door.
Tom hızla çok ünlü oldu.Tom quickly became very famous.
Hızla iyileşti.He recovered quickly.
Tom müziği hızlandırdı.Tom cranked up the music.
Araba hızlanmaya başladı.The car started to pick up speed.
Tom hızla kalabalıkta kayboldu.Tom quickly disappeared in the crowd.
Tom hızla şişeyi sakladı.Tom quickly hid the bottle.
Benzin fiyatlarının hızla yükselmesine asla alışamayacağım.I'll never get used to skyrocketing prices for gasoline.
Tom hızla sayfayı çevirdi.Tom turned the page quickly.
Tom hızla kalktı.Tom got up quickly.
Tom hızla gözlerini kapadı.Tom closed his eyes quickly.
Tom hızla Mary'ye baktı.Tom looked at Mary sharply.
Söylenti hızla yayıldı.The rumor spread quickly.
Söylentiler hızla yayıldı.The rumors spread quickly.
Filmi hızlandırdık.We speeded up the film.
Tom hızla zengin oldu.Tom got rich quickly.
Tom kaçmaya çalıştı ama onu kaçıranlar tarafından hızla tekrar yakalandı.Tom attempted to escape but was quickly recaptured by his kidnappers.
Tom hızla Mary'ye yaklaştı ve cüzdanını ondan kapkaç yaptı.Tom swiftly approached Mary and snatched her purse from her.
Tom süreci hızlandırmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to speed up the process.
Tom yüksek hızla dar tünelden geçti.Tom drove through the narrow tunnel at high speed.
Tom saatte 80 mil hızla tünelden çıktı.Tom exited the tunnel at 80 miles an hour.
Dan hızla pitbulu boynundan tuttu ve onu çatıdan attı.Dan swiftly grabbed the pitbull by the neck and threw it off the roof.
Ekvatorda, Dünya yaklaşık saatte 2200 kilometre hızla dönüyor.At the equator, the Earth is rotating at a speed of about about 2200 kilometers per hour.
Polis hızla şüphelinin evine gitti.Police raced to the suspect's house.
Büyük Hadron Çarpıştırıcısı dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısıdır.The Large Hadron Collider is the world's largest particle accelerator.
Hapishane kaçağı hızla yeniden yakalandı.The prison escapee was quickly recaptured.
Hasta çocuk hızla iyileşti.The sick boy recovered quickly.
Nefes almam hızlandı ve gerildim.My breathing got faster and I became tense.
O, hızla her şeyi itiraf etti.She quickly confessed everything.
Durum hızla gelişiyor.The situation is evolving rapidly.
Durum hızla değişiyor.Things are changing rapidly.
Koşullar hızla değişiyor.Things are changing fast.

İlgili Sayfalar