hızla ile cümle
hızla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İşler hızla değişti.Things quickly changed.
Tom yataktan kalktı ve hızla elbiselerini giydi.Tom got out of bed and quickly put on his clothes.
Bu meselenin hızla çözüleceğini umuyorum.I hope this matter is resolved quickly.
Tom'un hızla iyileşmesini umuyorum.I hope Tom recovers quickly.
Tom hızla yanıtladı.Tom responded quickly.
Biletler hızla satılıyor ve yer sınırlı.Tickets are selling fast and space is limited.
O, hızla o arabada bir şeyin yanlış olduğunu fark etti.She quickly realized there was something wrong with that car.
O, hızla kirliliği temizledi.She quickly cleaned up the mess.
Aramızdaki olaylar hızla ciddileşti.Things quickly got serious between us.
Düşman hızla yaklaşıyor.The enemy is approaching rapidly.
Dünya nüfusu hızla arttı.World population has rapidly increased.
Doğru koşullar göz önüne alındığında, kompost solucanları olağanüstü bir hızla üretebilir.Given the right conditions, compost worms can reproduce at a phenomenal rate.
Durum hızla kontrolden çıktı.The situation quickly got out of control.
Durum hızla denetimden çıktı.The situation quickly got out of hand.
Tom'un üzüntüsü hızla öfkeye döndü.Tom's sadness quickly turned to fury.
Senin şimdiye kadar gördüğün en hızlı okuyucuyum! Bu kitabı hızla okumuş olacağım!I'm the fastest reader you've ever seen! I'll be finished with this book in no time flat!
Mary hızla odasına geri döndü.Mary hastened back to her room.
Burada hava hızla değişebilir.The weather here can change quickly.
Ön kapı hızla açıldı.The front door burst open.
Tom yakıt tasarrufu yapmak için otoyolda saatte 60 mil hızla sürer.Tom drives at 60 mph on the highway in order to save fuel.
Yaşama maliyetleri hızla arttı.Living costs have increased rapidly.
Tom hızla odaya girdi.Tom quickly went in the room.
O hızla ağaca tırmandı.He quickly climbed into the tree.
Ekonomi hızla büyüyor.The economy is growing fast.
Bu nehir hızla akar.This river flows quickly.
Duraktan sonra tren çabucak hızlandı.After the stop the train accelerated quickly.
Hızla konuşulduğunda Fransızcayı anlamayı zor buluyorum.I find it difficult to understand French when it's spoken quickly.
Yazılım donanımın hızlanmasından daha hızlı yavaşlıyor.Software is getting slower more rapidly than hardware becomes faster.
Tom hızla uykuya daldı.Tom quickly fell asleep.
Bu gemi, son derece yüksek hızlara ulaşabilir.This ship can reach extremely high speeds.
O, hızla öldü.He died quickly.
Yaşamanın maliyeti hızla yükseliyor.The cost of living is soaring.
Tom kapıya doğru hızla koştu.Tom dashed toward the door.
Hava hızla değişti.The weather changed quickly.
Enfeksiyon hızla yayıldı.The infection has spread quickly.
Buradan hızla çıkmak zorundayız.We have to get out of here fast.
Bir plan düşünmem gerek ve hızla.I need to think of a plan, and fast.
Kalabalık hızla dağıldı.The crowd dispersed quickly.
Sadece bazı notları hızla bitiriyorum.I'm just finishing off some notes quickly.
Toplantı hızla ısındı.The meeting quickly became heated.
İptal ücretleri hızla artıyor.Cancellation fees are rising fast.
Altın vadeli işlemleri hızla yükseldi.Gold futures were sharply higher.
Tom yeterince çabuk hızlanmadı.Tom didn't accelerate soon enough.
Tom sürekli olarak motorunu hızlandırdı.Tom repeatedly revved his engine.
Politika hızla değiştirildi.The policy was quickly changed.
Korku hızla öfkeye dönüştü.Fear quickly turned into anger.
Tom arabasının arkasında hızla eğildi.Tom ducked down behind his car.
Tom'un oyununu hızlandırmaya ihtiyacı var.Tom needs to step up his game.
Tom gerçekten bizim için hızlandırdı.Tom really stepped up for us.
Umarım Fransızcam hızla gelişir.I hope my French improves quickly.
Haberi Avonlea sayesinde hızla yayıldı.The news spread quickly through Avonlea.
Bu yolda yasal olarak ne kadar hızla araç kullanabilirsin?How fast can you legally drive on this road?
Çatışma hızla futbol maçından diplomatik bir krize yükseldi.The conflict quickly escalated from a soccer game to a diplomatic crisis.
Yangın hızla fark edildi.The fire was quickly spotted.
Ateş hızla yayıldı.The fire quickly spread.
Hızla yapılmalı.It must be done quickly.
Hızla zengin olmanın bir yolu var mı?Is there any way to get rich quick?
Leyla hızla topluluğunun bir direği oldu.Layla quickly became a pillar of her community.
Yaşlılık çağında zaman hızla geçer.In old age time passes quickly.
Leyla hızla kan kaybediyordu.Layla was losing blood fast.