hızla ile cümle

hızla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kovboy hızla pencereden dışarı atladı.The cowboy quickly jumped out the window.
19. yüzyılda göçmenlerin sayısı hızla yükseldi.In the 19th century, the number of immigrants increased rapidly.
Göçmen sayısı 19.yy'da hızla arttı.In the 19th century, the number of immigrants grew rapidly.
Sıcak havada, su hızla buharlaşır.In hot weather, water evaporates quickly.
Biri onu hızla yeniden ele geçirdi.One quickly recaptured him.
Araba hızlanmaya devam etti.The car continued to pick up speed.
O, hızla evlendi.He got married quickly.
Pekin büyük bir hızla değişiyor.Beijing is changing with great speed.
İnsanlık hızla dünya'nın çevresini tahrip ediyor.Humanity is rapidly destroying the Earth's environment.
Hızla tepki göstermek zorundaydık.We had to react quickly.
Şartlar hızla değişiyor.Things are changing quickly.
O inanılmaz hızla İngilizce öğrendi.She learnt English incredibly quickly.
Onun kitabı hızla çok satanlara girdi.Her book quickly became a bestseller.
Onun kitabı hızla bestseller oldu.Her book quickly became a bestseller.
Kuşlar hızla uçarken yüksek sesle cıvıltı yaparlar.The birds chirp loudly while flying rapidly.
O nasıl hızla kilo verebileceğini bilmek istiyor.She wants to know how she can lose weight quickly.
Dünya hızla değişiyor.The world is changing fast.
Evrenin genişlemesi hızlanıyor.The expansion of the universe is speeding up.
İşler hızla tırmandı.Things escalated quickly.
O hızla tırmandı.That escalated quickly.
O hızla geldi.He came quickly.
Süreci biraz hızlandırabilip hızlandıramayacağımıza bakalım.Let's see if we can speed up the process a little.
İşleri hızlandırmaya çalışalım, tamam mı?Let's try to speed things up, okay?
Tom hızlandı.Tom accelerated.
Hızla büyüyen bir şehir.It's a fast growing city.
Tom hızla başını salladı.Tom nodded quickly.
Tom hızla iyileşti.Tom recovered quickly.
Tom hızla döndü.Tom turned quickly.
Onu hızlandır.Speed it up.
Onlar bize hızla yetiştiler.They caught up with us quickly.
Hızla zengin oldu.He got rich quickly.
Patenciler pistin çevresinde hızla kaydı.The skaters glided rapidly around the rink.
Cüsselerine ve ağırlıklarına rağmen, su aygırları hızla yüzebilir.Despite their bulk and weight, hippos can swim rapidly.
O, olabildiğince hızla kapıyı kapattı ve kaçtı.She closed the door as fast as she could and ran away.
O dedikodu hızla yayıldı.That rumor spread quickly.
Uçak hızla tırmanmaya başladı.The plane began to climb rapidly.
Etrüsk dili ve kültürü M.Ö.1 yüzyılda hızla kayboldu.Etruscan language and culture disappeared rapidly during the 1st century; B.C.
Tom hızlandı ve Mary'yi yakaladı.Tom sped up and caught up with Mary.
Tom hızla evden dışarı koştu.Tom ran out of the house quickly.
İş hızla artıyor.Business is booming.
Yurt dışında okuduğu yıl, Tom'un Fransızcası hızla ilerledi.During his year of study abroad, Tom's French improved rapidly.
Tom ödevini hızla bitirebildi.Tom managed to finish his homework quickly.
Tom yatakta hızla uyur.Tom is fast asleep in bed.
Tom Mary'nin peşinden hızla koştu.Tom dashed after Mary.
O, hızla kalabalıkta kayboldu.He quickly disappeared in the crowd.
Ben sevdiğim faaliyetlerde kendimi daldırma yeteneğimi hızla kaybediyorum.I am rapidly losing the ability of immersing myself in activities that I love.
Savaş hızla bir bataklığa dönüştü.The war quickly turned into a quagmire.
Tom'un kızı hızla büyüyor.Tom's daughter is growing up rapidly.
Tom'un pratiği hızla gelişti.Tom's practice has grown rapidly.
Tom caddede hızla yürüdü.Tom walked quickly down the street.
Tom hızla merdivenlerden yukarı çıktı.Tom walked quickly up the stairs.
Tom hızla kapıyı açtı.Tom quickly opened the door.
Tom kapıyı hızla kapattı.Tom quickly closed the door.
Pinokyo yataktaydı, hızla uykuya daldı ve rüya görmeye başladı.As soon as Pinocchio was in bed, he fell fast asleep and began to dream.
Güvercin yeryüzüne hızla uçtu. O bir hindiden çok daha büyüktü.The pigeon flew swiftly down to the earth. He was much larger than a turkey.
Bu ay hızla geçip gitti.This month went by very quickly.
Tom hızla baktı.Tom looked up quickly.
Karanlık olmaya başladığında, ben adımlarımı hızlandırdım.When it started to get dark, I quickened my pace.
Evin içinden hızla odasına fırladı ve arkasından kapıyı kapattı.She darted across the house to her room and closed the door behind her.
O, hızla geri alındı.He was quickly recaptured.

İlgili Sayfalar